Famines türkçesi Famines nedir

Famines ingilizcede ne demek, Famines nerede nasıl kullanılır?

Famine victim : Açlık kurbanı.

Disguised famine : Gizli açlık. Bir toplumda, bir toplumsal kümede nüfus beslenmesinin çok geniş ölçüde sınırlı sayıda besinlere (örneğin tahıla ya da pirince vb.) dayalı olması, sağlıklı beslenme için zorunlu olan besin yapıtaşlarının (vitaminler, tuzlar vb.) ise yetersiz ölçüde alınması durumu.

Housing famine : Konut kıtlığı.

Water famine : Su kıtlığı.

Famine : Sıkıntı. Kıtlık. Yokluk. Bir toplumda, bir toplumsal kümede nüfusun bir bölümünün yaşamda kalabilmek için gerekli olan ölçüde beslenememesi ve bu yüzden ölüme gitmesi olgusu. Açlık.

Familial hepatitis : Ailevi karaciğer yangısı. Wilson hastalığı.

Familial amyloidosis : Familyal amiloidoz.

Familial corneal dystrophy : Familyal korneal distrofi.

Familial allowance : Yardım indirimi. Vergi yükümlüsünün kendine, eşine ve küçük çocuklarına ilişkin yaşam, sayrılık, sakatlık, analık, doğum, öğrenim gibi kişisel güvencelerinin özel paylarının vergiden düşürülmesi.

Defaming : İftira etmek. Hakaret etmek. Namusuna leke sürmek. Kötülemek. Batırma. Dil uzatmak.

İngilizce Famines Türkçe anlamı, Famines eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Famines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absence : Gıyap. Dalgınlık. Bulunmayış. Devamsızlık. İşçilerin işe gelememesi. Bulunmayış süresi. Yitiklik. Olmayış. Eksiklik.

Annoyance : Baş ağrıtma. Rahatsız etme. Kızdırma. Sıkıntı kaynağı. Baş belası. Kızgınlık. Rahatsızlık. Üzüntü kaynağı.

Hollowness : Boşluk. Sahtelik. Çukurluk. Oyukluk. Boğukluk. Kofluk. Aldatıcılık. Çöküklük.

Fastings : Niyetli. Oruç tutma. Aç karnına. Oruçlu. Perhiz. Oruç.

Drought : Kurak. Kuraklık. Kuruluk. Nemsiz. Darlık. Su kıtlığı. Susuzluk.

Boredoms : Bıkkınlık. Gına. Usanç. İlinti. Bun. Can sıkıntısı. Afakan.

Affliction : Istırap. Keder. Üzme. Üzüntü. Acı. Felaket. Ağrı. Dert. Bela. Izdırap.

Anxieties : Evham. Heves. Kaygılar. Endişe. Vesvese. Merak. Can atma. Kaygı. Bunaltı.

Angsts : Endişe. Pişmanlık.

Agitation : Tahrik. Galeyan. Çalkalama. Karıştırma. Kışkırtma. Acı. Çalkalanma. Sallama. Daha düzgün bir açındırma sağlamak, yönsel açındırma etkisini önlemek amacıyla, açındırılmakta olan filmin yüzüne yakın yerdeki açındırmacın sallanması.

Famines synonyms : the great calamity, fille, the great starvation, the great hunger, the irish famine, exiguity, adversity, agitations, cataclysm, fasting, inexistence, famishment, calamity, bore, starvation, dearths, failures, balls ache, adversities, exility, hungers, hardship, meagerness, missy, inanition, hardships, absences, failure, hungering, droughts, annoyances, young lady, dearth.