Drought türkçesi Drought nedir

Drought ile ilgili cümleler

English: Cities and provinces along the Yangtze River in central China are grappling with the country's worst drought in more than 50 years.
Turkish: Merkezi Çin'de Yangtze nehri boyunca şehirler ve taşra 50 yıldan daha fazla bir süredir ülkenin en kötü kuraklığı ile boğuşuyor.

English: The drought damaged all the crops there.
Turkish: Kuraklık oradaki tüm ürünlere zarar verdi.

English: Many farmers had to divest themselves of stock during the drought to save on feeding costs.
Turkish: Birçok çiftçi kuraklık sırasında beslenme maliyetlerinde tasarruf etmek için kendilerini stoktan mahrum bırakmak zorunda kaldılar.

English: I'm sure that the last time we had a drought like this was in 1998.
Turkish: Bunun gibi bir kuraklığı en son 1998'de yaşadığımıza eminim.

English: The drought is over.
Turkish: Kuraklık bitti.

Drought ingilizcede ne demek, Drought nerede nasıl kullanılır?

Severe drought : Ciddi kuraklık. Kurak havanın ciddi durumu. Aşırı kuraklık.

Droughtiness : Susuzluk. Kuraklık.

Droughtmaster cattle : Droughtmaster sığırı. Avustralya’dan köken alan, % 50 shorthorn, % 50 brahman genotipi taşıyan, avustralya’nın pek çok eyaletine yayılarak popüler hale gelmiş, vücudu orta büyüklükte, genellikle kırmızı renkte olmasına rağmen bal renginden koyu kırmızıya kadar değişen tonlarda görülebilen, özellikle damızlık boğaları boynuzlu, sıcaklık ve parazit enfeksiyonlarına karşı dirençli, uysal mizaçlı, döl verimi yüksek, kolay buzağılayan, kesim ağırlığına biraz geç ulaşan, karkas verimi yüksek, eti yumuşak etçi sığır ırkı.

 

Droughts : Darlık. Kuruluk. Kuraklık. Susuzluk. Kurak. Su kıtlığı. Kıtlık. Nemsiz.

Droughty : Susuz. Çorak. Kıt. Kurak. Nemsiz.

Gynandrous : Karma eşeyli.

Enhydrous : Sulu (kristal).

Hydroureter : Hidroüreter. Tıkanmaya bağlı olarak üreterin genişlemesi.

Drouthy : Susuz. Kavrulmuş. Kurumuş. Kurak. Çorak.

Drouth : Susuzluk. Kuraklık.

İngilizce Drought Türkçe anlamı, Drought eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drought ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dryness : Nemsizlik. Yavanlık. Monotonluk. Kuru oluş. Hayal gücü eksikliği.

Exsiccation : Kuruma fiili. Kuruma. Süzülme yolu ile kuruma. Sıcaklıktan dolayı kuruma. Kurutma. Kurutulmuş. Su kaybı.

Lack of water : Su yokluğu.

Thirst : İhtiras. Güçlü arzu. Susamışlık.

Boniness : Zayıflık. Kemik baskınlığı durumu. Sıskalık. Süzgünlük. Kemiklilik. Zayıf olma. Kılçıklılık.

Hungers : Açlık. İştiyak. Aç bırakmak. Arzu. Özlemek. İstek. Hasret çekmek. Özlem.

Aryness : Herhangi bir iklim bölgesinde, mevsimlik ya da yıllık yağış tutarlarının alışılagelene uymayan yetersizlik durumu.

Period : Ders saati. Esnek bir cismin titreşiminde ya da herhangi bir cismin deviniminde, denge durumu çevresindeki tam bir salınımın saniye olarak süresi (örneğin bir sarkacın, başlangıç noktasından kalkıp yine aynı noktaya gelişi). Tam cümle (yan cümlecikli). Yinelenen bir olayın ya da onu betimleyen bir işlevin, kendini yenileme süresi. Devre. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları. Kendine özgü bir özellik taşıyan bir zaman parçası, periyot, dönem. Dönem. Aybaşı. Periyot.

 

Closeness : Kapalılık. Sıkılık. Sıkışıklık. Sıklık. Gizlilik. Cimrilik. Tahminde yakınlık. Havasızlık. Yakınlık.

Drought synonyms : xerotes, time period, period of time, droughts, thirsts, famine, exiguities, aridities, torridness, dearths, very dry, drouth, water famine, meagerness, arid, exility, pressuring, hunger, waterlessness, exiguity, narrow circumstances, thirstiest, lack of rain, famines, pokiness, bone dry, hungering, pressures, thirstiness, greyness, pressure, narrowness, drouthy.

Drought zıt anlamlı kelimeler, Drought kelime anlamı

Wetness : Islaklık hissi. Nem. Yaşlık. Islaklık. Rutubet.

Drought ingilizce tanımı, definition of Drought

Drought kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Want of rain or of water. Especially, such dryness of the weather as affects the earth, and prevents the growth of plants. Aridity. Dryness.