Darlık nedir, Darlık ne demek
"Darlık" ile ilgili cümle örnekleri
- "Yüreği göğsünü yırtacak gibi hopluyor, boğazına bir darlık tıkanıyordu." - Ö. Seyfettin
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
İstanbul kenti, Şile ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Darlık tanımı, anlamı:
Gönlü darlık : Gönlü dar olma durumu.
Ufku darlık : Ufku dar olma durumu.
Göğüs darlığı : Solunumu güçleştiren hastalık.
Gönül darlığı : İç sıkıntısı.
Mitral darlığı : Kanın kulakçıktan karıncığa geçişini zorlaştıran mitral kapakçığının iki yaprakçığının kısmen birbirine kaynaması.
Nefes darlığı : Solumada yaşanan sıkıntı.
Soluk darlığı : Soluk alamaz duruma gelme, nefes darlığı.
Yürek darlığı : Sıkıntı, bunaltı, üzüntü.
Varlığa darlık olmaz : "zengin olanın gücü her şeye yeter" anlamında kullanılan bir söz.
Varlıkta darlık çekmek : Herhangi bir engel yüzünden elindeki imkândan yararlanamamak.
Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Geçim : Anlaşma, uyum. Geçinme işi, geçinme araçları, geçinme, maişet.
Zorlu : Tuttuğunu koparan, baskı yapabilecek ölçüde güçlü (kimse). Zorbalık yapan. Güçlü, kuvvetli, şiddetli. Zor, güç yapılan.
Sıkıntı : Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Sorun, mesele, sendrom, problem. Bulunmama durumu.
Dar : Yurt. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Ev. Az, elverişsiz, sınırlı. Sıkıntılı. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. Yetersiz. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk.
Olma : Olmak işi.
Geçim zorluğu : Geçim sıkıntısı.
İç : Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha yakın olan. Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı. Mide, bağırsak, karın. Nesnelerin veya kimselerin arasında bulunan nesne veya kimse, ara. Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm. Muhteva. Bir ülke, şehir, topluluk vb.nde olan veya yapılan. Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım. Ten ile dış giysiler arası. İnsanın manevi varlığıyla ilgili olan. Akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri. Oyuk şeylerin boşluğu. Değişik yemeklerde kullanılmak üzere et ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması ve yoğrulmasıyla meydana getirilen karışım.
Diğer dillerde Darlık anlamı nedir?
İngilizce'de Darlık ne demek? : n. narrowness, tightness, shortness, stringency, closeness, denseness, drought, exiguity, grayness, greyness, pressure, straits
Almanca'da Darlık : n. Begrenztheit, Knappheit
Rusça'da Darlık : n. теснота (F), узость (F), ограниченность (F), стесненность (F)


Bu kısımda Darlık nedir? Darlık ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Darlık tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Darlık hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.