Kuraklık nedir, Kuraklık ne demek

  • Kurak olma durumu, kurak hava, yağışsızlık

"Kuraklık" ile ilgili cümle

  • "Kuraklık her yanı kasıp kavuruyor ve berbat ediyor bostanları." - Halikarnas Balıkçısı

Coğrafya'daki terim anlamı:

Herhangi bir iklim bölgesinde, mevsimlik ya da yıllık yağış tutarlarının alışılagelene uymayan yetersizlik durumu.

İngilizce'de Kuraklık ne demek? Kuraklık ingilizcesi nedir?:

aryness

Osmanlıca Kuraklık ne demek? Kuraklık Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

yübûset

Kuraklık hakkında bilgiler

Bir bölgede nem miktarının geçici dengesizliğinden kaynaklanan su kıtlığı olarak tanımlanabilen kuraklık, doğal bir iklim olayıdır ve herhangi bir zamanda ve yerde meydana gelebilir. Kuraklık genellikle yavaş gelişir ve sıklıkla uzun bir dönemi kapsar. Kurak iklimlerin hüküm sürdüğü yerlerdeki hayvanlar ve bitkiler, nem eksikliğinden ve yüksek değişkenlikteki yağıştan dolayı olumsuz etkilenirler.

Kuraklık tabiatın gizli tehlikesi olup genellikle herhangi bir mevsim veya bir zaman diliminde yağış miktarındaki azalmadan ya da dengesizliğinden dolayı meydana gelir. Kuraklık hesaplamalarında bir bölgedeki yağış ve evapotranspirasyon (buharlaşma ve terleme) arasındaki dengenin uzun süreli ortalaması göz önünde bulundurulur. Kuraklıkta; zaman (yağış mevsiminin başlamasında gecikmeler, ürün büyüme mevsimi-yağış zamanı ilişkisi) ve yağışların tesirleri (yağış yoğunluğu, sıklığı) ile ilişkilidir. Yüksek sıcaklık, şiddetli rüzgar ve düşük nem miktarı gibi diğer değişkenler etkili olmaktadır.

 

Kuraklık, yalnızca fiziksel bir doğa olayı olarak görülmemeli. Kuraklığın, insan ve faaliyetlerinin su kaynaklarına olan bağımlılığı nedeniyle, toplum üzerinde çeşitli olumsuz etkileri vardır.

Uzun süreli kuru hava, nem azlığı yaratarak orman ve su kaynaklarında azalmaya neden olduğundan, ciddi çevresel, ekonomik ve sosyal sorunlar ortaya çıkar.

Kuraklık ile ilgili Cümleler

  • Kuraklık sırasında susuzluktan öldü.
  • Yakında yağmur yağmazsa, ciddi kuraklık problemleri olabilir.
  • Seller, şiddetli rüzgar fırtınaları, kuraklıklar, öldürücü donlar ve hava kirliliği sorunları hepsi,ara sıra, modern toplumu etkilenmiştir.
  • Kuraklık sırasında, çiftçiler kıt kanaat zorlukla geçinebiliyorlar.
  • Kuraklık sırasında, suyun değerini iyice anladım.
  • Birçok köylü kuraklık esnasında öldü.
  • Kuraklık oradaki tüm ürünlere zarar verdi.
  • Kuraklık bitti.
  • Kaliforniya'da bir kuraklık var.
  • Birçok çiftçi kuraklık sırasında beslenme maliyetlerinde tasarruf etmek için kendilerini stoktan mahrum bırakmak zorunda kaldılar.
  • Ne zaman kuraklık yaşadığımızı hatırlıyor musun?
  • Kuraklık dönemi ürüne ciddi hasar verdi.
  • Kuraklık nedeniyle çimler kurudu.

Kuraklık kısaca anlamı, tanımı:

Kurak : Nem tutmayan, çabuk kuruyuveren, çorak (toprak). Yağışsız (hava, mevsim, yıl).

Hava : Çevreyi kuşatan boşluk. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Keyif, âlem. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Müzik parçalarında tür. Çekicilik. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Esinti. Tarz, üslup. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Gökyüzü. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.

 

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Yağışsızlık : Yağış olmama durumu, kuraklık.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Miktar : Ölçü. Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik.

Geçici : Bulaşan, bulaşıcı. Çok sürmeyen. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı.

Dengesiz : Tutum ve davranışlarında uyum olmayan (kimse), istikrarsız, kararsız. Dengesi olmayan, muvazenesiz.

Kaynak : Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Bir şeyin çıktığı yer, menşe. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi.

Diğer dillerde Kuraklık anlamı nedir?

İngilizce'de Kuraklık ne demek? : n. drought, dryness, dry, aridness

Fransızca'da Kuraklık : aridité [la], sécheresse [la]

Almanca'da Kuraklık : n. Dürre, Trockenheit, Wasserarmut

Rusça'da Kuraklık : n. засуха (F)