Disguised famine türkçesi Disguised famine nedir

  • Bir toplumda, bir toplumsal kümede nüfus beslenmesinin çok geniş ölçüde sınırlı sayıda besinlere (örneğin tahıla ya da pirince vb.) dayalı olması, sağlıklı beslenme için zorunlu olan besin yapıtaşlarının (vitaminler, tuzlar vb.) ise yetersiz ölçüde alınması durumu.
  • Gizli açlık.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.

Disguised famine ingilizcede ne demek, Disguised famine nerede nasıl kullanılır?

Disguised : Kılık değiştirmiş. Gizli. Gizli maliyet. Maskelenmiş. Gizlenmiş. Gizlenen.

Famine : Bir toplumda, bir toplumsal kümede nüfusun bir bölümünün yaşamda kalabilmek için gerekli olan ölçüde beslenememesi ve bu yüzden ölüme gitmesi olgusu. Kıtlık. Yokluk. Sıkıntı. Açlık.

Disguised dancer : Giysili kadın dansçı. Olması gerekenden başka bir kılıkta sahneye çıkan dansçı.

Disguised progressivity : Vergi matrahına yapılan ekler veya indirimler sonucunda sabit oranlı bir verginin uygulamada artan oranlı vergi durumuna gelmesi. Gizli artan oranlılık.

Disguised technique : Araştırma amaçlarını gizleyebilmek ve kendiliğinden yanıtlar alabilmek üzere yanıtlayıcının tepkilerini bir başkası ya da düşsel kişiler ağzından dile getirmesine olanak veren imgesel yordam, bk. dolaylı yordam, uzancalı yordam. Örtülü yordam.

 

Disguised unemployment : Özellikle az gelişmiş toplum ve topluluklarda, daha çok da bunların kırsal kesimlerinde çalışma çağındaki bir bölüm nüfusun üretimde herhangi bir artış sağlamadığı halde çalışmada yer alması; bir kişinin verimli olarak yapabileceği üretim etkinliğini birden çok kişinin yapması durumu. Bir işyerinde işçilerden bir kısmı işten çekildiği halde üretimde herhangi bir azalmanın sözkonusu olmadığı, yani kişilerin açık şekilde işsiz görünmemelerine rağmen gerçekte üretime hiçbir katkılarının olmadığı işsizlik türü. krş. açık işsizlik. Gizli işsizlik. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.

İngilizce Disguised famine Türkçe anlamı, Disguised famine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disguised famine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

All round development of individual : Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi. Tümsel gelişim.

Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.

Aesthetical ideal : Güzelduyusal ülkü. Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü.

 

Achievement motive : Başarma güdüsü. Başarı güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü.

Aesthetic : Estetik. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi. Güzelduyu. Bedii.

Alienation : Yabancılaşma. Dengesizlik. Devir. Aralarını açma. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Yabancılaştırma. Soğutma. Uzaklaşma.

Age grade : Yaş katmanı. Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman.

Adjustment in marriage : Evlilikte uyum. Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği.

Acculturation : Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültürel uyum. Kültürel etkileşim. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültür etkileşimleri. Kültürleşme. Çevresindeki kültürü kabullenme.

Agnation : Baba tarafından akrabalık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık. Akrabalık (baba taraf.). Soydaşlık. Akrabalık (baba tarafından). Hısımlık.

Disguised famine synonyms : affection, age distribution, adaptive behavior, acclimatation, age group, abilities.