Acculturation türkçesi Acculturation nedir
- Kültürel uyum.
- Kültürlenme ya da kültürel etkileşim.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- Kültürel etkileşim.
- Çevresindeki kültürü kabullenme.
- Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir.
- Kültürleşme.
- Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci.
- Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci.
- Kültür etkileşimleri.
- Ekinsel yozlaşma.
- Kültürlenme.
Acculturation ingilizcede ne demek, Acculturation nerede nasıl kullanılır?
Acculturational : Kültürel etkileşim ile veya bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesirler ile ilgili. Kültürel etkileşimin veya bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesirlerin sonucu olan. Kültürel etkileşim ile ilgili. Kültür etkilenmesi ile ilgili. Yabancı kültürün benimsenmesiyle ilgili. Kültürleşme ile sonuçlanan. Kültürel anlamda etkilenen.
Acculturative : Kültürel anlamda etkilenen. Yabancı kültürün benimsenmesine neden olan. Kültürel etkileşimin veya bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesirlerin sonucu olan. Kültürel etkileşim ile veya bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesirler ile ilgili. Kültürleşme ile sonuçlanan.
Acculturate : Kültürel anlamda asimile etmek. Kültürel bakış açısından asimile etmek. Yabancı ya da farklı kültür benimsemek.
İngilizce Acculturation Türkçe anlamı, Acculturation eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Acculturation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Age group : Yaş öbeği. Yaş grubu. Yaş kümesi. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme.
Socialization : Devletleştirme. Herhangi bir iktisadi varlık veya hizmetin kazanç veya kayıplarının tüm topluma yansıtılması. Bireyin kişilik kazanarak belli bir toplumsal çevreye hazırlanması, toplumla bütünleşmesi süreci. Sosyal adaptasyon. Sosyal uyum. Kamulaştırma. Bir doğal kaynağın, ekonomik etkinliğin ya da işgörünün bireylerin elinde kişisel kazanç amacıyla kullanılmasını önlemek; ya iyeliğinde, ya kullanımında ya da bunların her ikisinde kamunun etkinliğini artıracak değişiklikler yaparak bunları tüm toplumun yararlanmasına sunmak. Sosyal entegrasyon. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Toplumsallaştırma.
Cultivation : İşleme (toprağı). Tarım. Yetiştiricilik. Bitki yetiştirme. Görgü. Terbiye. Ziraat. Yetiştirme. Geliştirme. Belirli bir amaç için yetiştirmek.
Acclimatation : İklimuyum. Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci.
Assimilation : Özümlenme. Emilim. Egemen bir kültürün yabancı bir budunsal topluluğu ya da bir kültür öğesini içine alarak kendine benzetmesi, kendi içinde eritmesi süreci. Bir kimsenin öğrenmekte olduklarını kendi düşünce kalıbı içine sokması süreci. 2-herbart'ın ruhbilim anlayışına göre yeni yaşantıların eski yaşantılarla birleştirilmesi süreci. yabancı kültür öğelerinin türdeş bir toplulukça benimsenmesi olayı. Kişilerin göçlerle gidip yerleştikleri yeni ülkelerdeki toplumun kültürel ve geleneksel yaşamlarına uyması ve o toplumun bireylerine benzemesi. Benzeşme. Metabolizmanın doku yapımıyla ilgili bölümü, parçalanan gıda maddelerinin özümleme sonucu vücuda yarayışlı biçime sokularak dokuların yapısında yer alışı, bu amaca yönelik vücutta seyreden biyokimyasal olaylar dizisi, anabolizma, asimilasyon, yeniden sentez, anabolik reaksiyonlar. Benzeyiş. Yeniden sentez. Biyoloji, coğrafya, eğitim, kimya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.
Fostering : Teşvik etmek. Koruyucu ailelik. Kabullendirme. Dişi bir hayvanı kendisine ait olmayan bir yavrunun annesi yapmak veya bir yavruyu başka bir anneye vermek, kabullendirme. Gayretlendirmek. Beslemek. Besleme. Gelişmesine yardım etme. Büyütmek.
Bringing up : Çocuk bakımı ve terbiyesi. Yetiştirme. Terbiye. Büyütme. Çocuk yetiştirme. Çocuk terbiyesi.
Achievement motive : Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Başarı güdüsü. Başarma güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı.
Agnation : Hısımlık. Soydaşlık. Akrabalık (baba taraf.). Baba tarafından akrabalık. Akrabalık (baba tarafından). Akrabalık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi.
Fosterage : Başka birisinin çocuğunu kendisininmiş gibi yetiştirme. Evlat edinme. Evlatlık büyütme. Teşvik.
Acculturation synonyms : enculturation, upbringing, breeding, aesthetic, rearing, adaptive behavior, education, socialisation, nurture, alienation, affection, aesthetical ideal, adjustment in marriage, raising, all round development of individual, agression, age distribution, abilities, social control, age grade.

Bu kısımda Acculturation kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Acculturation ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Acculturation anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Acculturation ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.