Socialization türkçesi Socialization nedir

  • Kamulaştırma.
  • Bir doğal kaynağın, ekonomik etkinliğin ya da işgörünün bireylerin elinde kişisel kazanç amacıyla kullanılmasını önlemek; ya iyeliğinde, ya kullanımında ya da bunların her ikisinde kamunun etkinliğini artıracak değişiklikler yaparak bunları tüm toplumun yararlanmasına sunmak.
  • Devletleştirme.
  • Herhangi bir iktisadi varlık veya hizmetin kazanç veya kayıplarının tüm topluma yansıtılması.
  • Toplumsallaştırma.
  • Sosyal adaptasyon.
  • Sosyalizasyon.
  • Çevresindeki kültürü kabullenme.
  • Sağlık ve eğitim gibi kamusal hizmetlerden yalnızca gelişmiş yörelerde yaşayanların değil, tüm vatandaşların dengeli bir biçimde yararlanmalarını sağlamak üzere devletin almış olduğu önlemler.
  • İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Toplumsallaşma.
  • Sosyalleştirme.
  • Sosyal entegrasyon.
  • Sosyal uyum.
  • Bireyin kişilik kazanarak belli bir toplumsal çevreye hazırlanması, toplumla bütünleşmesi süreci.
  • Sosyalleşme.

Socialization ile ilgili cümleler

English: Every type of socialization requires a lie.
Turkish: Her çeşit sosyalleşme bir yalana gereksinim duyar.

İngilizce Socialization Türkçe anlamı, Socialization eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Socialization ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Enacting : Kanunla düzenleme. Harekete geçirme. Rol olarak canlandırma. Kanun koyma. Rol ile canlandırma. Hükmetme. Kanun koyan. Oynama. Karar verme.

Eminent domain : İstimlak hakkı. İstimval yetkisi. Acil dönem. Kamulaştırma hakkı. İstimlak. İstimlak yetkisi. Kamulaştırma yetkisi. Devletin vatandaşına ait mülke el koyması.

Divesture : Haklarını alma. Vazgeçme. Haklarından veya mülkiyetinden etme (hukuk terimi). Giysinin veya başkaca örtünün çıkarılması. Terketme.

Social control : Toplumsal denetim. Toplumsal kontrol. Bireylerin ya da toplumsal kümelerin toplumsal düzenin beklentilerine uygun biçimde davranmalarını sağlamaya yönelik önlemlerin tümü. Sosyal kontrol.

Cultivation : Yetişme. Yetiştirme. Terbiye. Geliştirme. Tarım. Ziraat. Belirli bir amaç için yetiştirmek. Yetiştiricilik. Bitki yetiştirme. Kültür.

Fosterage : Başka birisinin çocuğunu kendisininmiş gibi yetiştirme. Teşvik. Evlatlık büyütme. Evlat edinme.

Expropriations : Gasp. Tasarruf hakkından yoksun etme. El koyma. Tasarruf hakkından mahrum etme. İstimlak.

Bringing up : Çocuk bakımı ve terbiyesi. Büyütme. Yetiştirme. Çocuk terbiyesi. Terbiye. Çocuk yetiştirme.

Coming together : Toplanma. Kavuşma. Bir araya gelme.

Fostering : Dişi bir hayvanı kendisine ait olmayan bir yavrunun annesi yapmak veya bir yavruyu başka bir anneye vermek, kabullendirme. Gelişmesine yardım etme. Bakmak. Koruyucu ailelik. Besleme. Beslemek. Kabullendirme. Teşvik etme. Gayretlendirmek.

Socialization synonyms : enculturation, breeding, expropriation, nurture, nationalisations, expropriation in the public interest, compulsory purchase, nationalisation, socializing, nationalizations, meeting, expropriating, confiscations, raising, confiscation, socialisation, nationalization, socialising, upbringing, acculturation, condemnations, rearing, condemnation.