Abundance türkçesi Abundance nedir
- Feyiz.
- Çokluk.
- Refah.
- Varlık ve rahatlık.
- Miktar.
- Bereket.
- Gerekli bütün malların sıkıntıya düşülmeksizin elde edilebileceği iktisadi durum.
- Taşkınlık.
- Bet bereket.
- Coşkunluk.
- Gözlem veya örnekleme alanında bulunan bir türe ait bireylerin sayısal durumu, abundans.
- Evrende kimyasal öğelerin dağılımı; evrenin ya da güneş gibi belirli bir yıldızın ortalama kimyasal bileşimi.
- Külliyet.
- Her bir hücrede bulunan belli bir mrna molekülü ortalama sayısı. abundans.
- Salt bolluk.
- Biyoloji, fizik, kimya, uzay, iktisat alanlarında kullanılır.
- Bolluk.
- Zenginlik.
- Kesret.
- Gökbilimin istatistik çalışmalarında sık sık kullanılan bir deyim. bir topluluk içinde, istenilen tek bir çeşidin ne denli bol olduğu. ele geçen 550 gr. lık bir göktaşının içinde 50 gr. demir varsa ondaki demir bolluğu "50 gr. dır" denir. bir yıldız tayfında görülen 180 çizgiden 25 tanesi metal çizgisi ise, tayfın metal bolluğu "25" dir.
- Servet.
- Abundans.
Abundance ile ilgili cümleler
English: At the party there was food in abundance.
Turkish: Kutlamada, bir sürü yemek vardı.
English: Here are wildflowers in abundance.
Turkish: Burada yabani çiçekler boldur.
English: She lives in abundance.
Turkish: Bolluk içinde yaşıyor.
English: In times of abundance, remember the times of famine.
Turkish: Bolluk zamanlarında kıtlık zamanlarını hatırla.
English: There is an abundance.
Turkish: Bir bolluk var.
Abundance ingilizcede ne demek, Abundance nerede nasıl kullanılır?
Abundance ratio : Bolluk oranı. Bağıl bolluk. Belirli bir element içinde bulunan izotopların bolluk oranı. Bir topluluk içinde istenilen tek bir çeşidin bolluğunun bütün niceliğe oranı. "salt bolluk" için verilen örnekte, göktaşında demirin bolluk oranı 50/550, yıldız tayfında metal çizgilerinin bolluk oranı 25/180 dir. bir bölgede 120 yıldızın parlaklığı ölçülmüş, 8 ve 9. uncu kadirler arasında 35 yıl sayılmışsa, bu aralık için yıldız bolluğu 35, bolluk oranı 35/120 dir. ay bk. salt bolluk. Uzay, nükleer enerji alanlarında kullanılır.
Absolute abundance : Mutlak bolluk. Popülasyon içerisindeki bir balık türünün toplam sayısı. Salt bolluk.
In abundance : Bolca. Bol bol.
In great abundance : Zenginlik içinde. Büyük varlık içinde. Varsıllık içinde. Büyük bolluk içinde.
Isotopic abundance : Yerdeş bolluğu. Bir numune içindeki element izotopu atom sayısının, bu elementin toplam atom sayısına oranı. İzotopik bolluk.
Be abundant : Gırla gitmek. Verimli olmak. İle dolu olmak. Bol olmak. Bereketli olmak.
Abundantly : Çokça. Bolca. Buram buram. Fazlasıyla. Bol bol. Çok miktarda. Gani gani. Ferah ferah. Bol miktarda. Gırla.
Total abundance : Bir topluluğun içindeki birkaç boyda ya da türdeki bolluk sayılarının toplamı. Toplam bolluk.
Natural abundance : Doğal bolluk. Tabii bolluk.
Be abundant in : (bir şeyden) çok bulunmak. İle dolu olmak. Dolusu olmak. (bir şeyden) bol bulunmak. -ndan bir sürü olmak. (bir şeyden) bolca bulunmak. Dolu olmak.
İngilizce Abundance Türkçe anlamı, Abundance eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Abundance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Exaltation : Büyük sevinç. Vecit. Büyük heyecan. Büyük sevinç ya da heyecan. Heyecan. Aşırı heyecanlanma. Aşırı heyecan. Aşka gelme. Yükseklik.
Deal : Uyuşturucu işi yapmak. Anlaşma. Vermek. İş yapmak. İlgilenmek. İş. Kağıtları dağıtma sırası. Alışveriş etmek. Dağıtmak. Değinmek.
Absolute abundance : Popülasyon içerisindeki bir balık türünün toplam sayısı. Mutlak bolluk.
Totality : Toplam miktar. Tam tutulma (astronomi terimi). Tüm. Bütün. Bütünsellik. Tamlık. Tutar. Tümlük. Bütünlük.
Comfort : Rahatlık. Memnun etmek. Rahat. Yardım etmek. Ferahlatmak. Konfor sağlamak. Ferahlık. Avutmak. Avuntu.
Circumstances : Varlık. Şartlar. Mali durum. Ahval. Koşullar. Durumlar.
Doorbells : Kapı zili. Zil.
Forehandedness : Gönenç. Gecleğe hazırlıklı olma. Başarı. Kanaatkarlık. İyi kararlar verebilme. Tutumluluk. Dikkat. Gelecek için hazır olma.
Superabundance : Aşırı bolluk. Çok fazla miktar.
Richness : Ağırlık (yemek). Kişilerin belirli bir anda elinde bulundurduğu ekonomik değerlerin tümü. Yağlı oluş. Canlılık (renk). Verim.
Abundance synonyms : overmuchness, circumstance, caste, excesses, benisons, heaviness, creature comforts, lushness, excess, effusions, gage, cornucopia, bounteousness, exchequer, opulence, jiggy, opulences, gaging, financial resources, bit, havings, innumerability, cornucopias, bonanzas, enthusiasms, mercy, ecstasies, plentitude, amounts, bodying, bounty, amount, benedictions.
Abundance zıt anlamlı kelimeler, Abundance kelime anlamı
Scarcity : Sınırsız insan isteklerini karşılayacak kaynakların yetersizliği. Bir oluşumun ortaçlığını yitirerek yayılma ve dağılma göstermesi. Nadirlik. Az bulunurluk. Yetersizlik. Enderlik ilkesi. Seyreklik. Kesat. Kıtlık.
Abundance ingilizce tanımı, definition of Abundance
Abundance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Profusion. Wealth: strictly applicable to quantity only, but sometimes used of number. Great plenty. Superfluity. Ample sufficiency. An overflowing fullness. Copious supply.

Bu kısımda Abundance kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Abundance ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Abundance anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Abundance ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.