In abundance türkçesi In abundance nedir

In abundance ile ilgili cümleler

English: We have food in abundance.
Turkish: Bolca yiyeceğimiz var.

English: Here are wildflowers in abundance.
Turkish: Burada yabani çiçekler boldur.

English: She lives in abundance.
Turkish: Bolluk içinde yaşıyor.

English: At the party there was food in abundance.
Turkish: Kutlamada, bir sürü yemek vardı.

In abundance ingilizcede ne demek, In abundance nerede nasıl kullanılır?

In : Olarak. İçeri. Tutulan. Halinde. Da. Dahili. İçinde. De. Mevsimi gelmiş. İçeri doğru yönelen.

Abundance : Külliyet. Biyoloji, fizik, kimya, uzay, iktisat alanlarında kullanılır. Varlık ve rahatlık. Refah. Zenginlik. Miktar. Bet bereket. Servet. Feyiz. Çokluk.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Zor bir halde. Zor durumda. Sıkıntıda. Zor bir durumda.

In a bad light : Negatif bir yolla. Kötü bir yolla. Kötü bir ışıkta. Kötü bir ışıklı.

In a bad mood : Hoş olmayan bir davranış halinde. Aksiliği üzerinde. Kötü bir ruh halinde. Aksiliği üstünde. Can sıkıcı bir ruh halinde.

In a bad temper : Kızgın. Sinirli olarak. Sinirli. Öfkeli. Öfkeli olarak. Burnundan soluyan. Öfkesi burnunda. Kızgınca.

İngilizce In abundance Türkçe anlamı, In abundance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In abundance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Amply : Gırla. Çokça. Bol bol yetecek kadar. Ferah ferah. Yeter derecede. Fazlasıyla. Kafi miktarda.

Copiously : Bol miktarda. Bol bir şekilde.

Charitably : Cömertçe. Cömert bir şekilde. Merhametli bir şekilde. Merhametle. İçtenlikle. Yardımsever bir biçimde.

Galores : Çok. Çok miktarda. Bol. Pek çok.

Generously : Cömertçe.

Liberally : Cömertçe. Büyük miktarda. El açıklığıyla. Özgürce. İlerici bir şekilde. Bol miktarda. Liberal bir şekilde. Açık fikirli bir şekilde. Cömertlikle. Hoşgörüyle.

Plentifully : Yetecek kadar. Bolbol. Verimli bir şekilde.

Expansively : Taşarak. Geniş veya yaygın olarak. Genişleyen veya yayılan bir yolla. Coşkuyla. Alenen. Yayılmacılıkla. Genişlemecilikle. Geniş kapsamlı. Ulu orta.

Largely : Çok. Büyük ölçüde. Avuç avuç. Büyük bir ölçüde. Ziyadesiyle. Genellikle. Genelde. Ekseriyetle. Çoğunlukla. Başlıca.

Handsomely : Cömertçe. Çekicice. Yakışıklıca. Zarif bir şekilde. Güzelce. Fazlasıyla. Yetenekli bir şekilde. Hoşça.

In abundance synonyms : in armfuls, bounteously, lavishly, abundantly, plenty of, opulently, affluently, fatly, galore, aplenty, luxuriantly, bountifully.