In a bad condition türkçesi In a bad condition nedir

In a bad condition ingilizcede ne demek, In a bad condition nerede nasıl kullanılır?

In : İçine. Dahili. Da. İçeri doğru yönelen. İç. Mevsimi gelmiş. Halinde. Olarak. Çok moda olan. De.

A : En yüksek not. (herhangi) bir. Miktar belirtir. La (müzik terimi). Amperin simgesi. Argonun simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Bir. Atom ağırlığı. Pek iyi.

Bad : Bozuk. Sert. Yıkım. Kötü. Bir dürtüş ya da vuruşa karşı korunmak için yapılan, yerinde ve yeterli olmayan çelgi. Kokmuş. Çürük. Yetersiz çelgi. Şanssızlık. Aynasız.

Condition : Şartına bağlamak. Durum. Toplumsal durum. İyi bir hale getirmek. Düzenlemek. Bir nesne ya da olayın içinde oluştuğu, bu oluşumu etkileyen (örneğin kolaylaştıran, güçleştiren, özelliklerini değiştiren) çevresel durum ve öğeler. Şart. Medeni durum. Alem. Mevki.

In a bad fix : Zor bir halde. Zor durumda. Sıkıntıda. Zor bir durumda.

In a bad light : Kötü bir ışıkta. Kötü bir ışıklı. Negatif bir yolla. Kötü bir yolla.

In a bad temper : Sinirli olarak. Öfkeli. Öfkeli olarak. Kızgın. Sinirli. Öfkesi burnunda. Burnundan soluyan. Kızgınca.

In a bad way : Tehlikede. Çok hasta. Sarhoş. Kötü bir şekilde. Kötü bir durumda. Kötü durumda.

In a bad mood : Aksiliği üstünde. Can sıkıcı bir ruh halinde. Kötü bir ruh halinde. Aksiliği üzerinde. Hoş olmayan bir davranış halinde.

 

İngilizce In a bad condition Türkçe anlamı, In a bad condition eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In a bad condition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flyblown : Bozulmuş. Bozuk. Kokmuş. Sineklenmiş. Kötü.

Far gone : Bir ayağı çukurda. İleri bir aşamada. Çok eskimiş. Ölümün eşiğinde. Onarıma gereksinim duyan. Kullanılmaz halde. Çok eski. Sonuna merdiven dayamış. Sona yaklaşan.

In bad order : Bozuk.

Up a gum tree : Çetrefilli. Zor durumda. Güç durumda.

In a bad way : Kötü bir durumda. Çok hasta. Sarhoş. Kötü bir şekilde. Tehlikede.

Out of commission : Bozuk. Hizmet dışı. Çalışamaz durumda. Kullanılmaz durumda. Görev yapamaz durumda.

In bad condition : Kötü bir durumda. Zayıf bir durumda. Zayıf bir halde.

In bad shape : Zayıf sağlıklı. Kötü bir fiziksel durumda. Kötü biçimli. Sarhoş. Kötü şekilli. Zayıf bir fiziksel halde.

In bad repair : İyi tamir edilmemiş. Kötü onarılmış. Tamirsiz.

Ill conditioned : Öfkeli. Sinirli.