Flyblown türkçesi Flyblown nedir

Flyblown ingilizcede ne demek, Flyblown nerede nasıl kullanılır?

Flyblow : Sinek yumurtası. Bozulmak.

Flyblows : Bozulmak. Sinek yumurtası.

Flyback : Geri dönüş. Resim başı (yapma). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Karşılıksız çek. Resim başı. Tarayıcı demetin yukarıdan aşağıya kadar resmin bütün satırlarını taradıktan sonra, yeni bir resim taramasına başlamak üzere döndüğü nokta; resmin başlama noktası.

Flyboat : Altı düz olan bir tür tekne. Hızlı giden gemi.

Flyboy : Pilot. Uçak personelinden biri.

Line flyback : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tarayıcı demetin, bir satırı taradıktan sonra, öbür satırın başına dönmesi. Satırbaşı yapma.

Picture flyback : Tarayıcı demetin yukarıdan aşağıya kadar resmin bütün satırlarını taradıktan sonra, yeni bir resim taramasına başlamak üzere döndüğü nokta; resmin başlama noktası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resim başı. Resim başı (yapma).

Horizontal flyback : Satırbaşı yapma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tarayıcı demetin, bir satırı taradıktan sonra, öbür satırın başına dönmesi.

Flyby : Alçaktan uçuş. Bilgi alma amaçlı gök cisminin yanından geçiş. Gösteri uçuşu. Gök cisimlerine gitmek üzere belirli bir rota izleyen uzay aracı.

 

Flybridge : Sahnenin üzerinde çeşitli teknik işleri yapmakta kullanılan demir köprü. Güverte köprüsü. Kaptan köprüsü. Hız motoru. Ana kumanda yeri. Çalışma köprüsü. Gezi teknesi.

İngilizce Flyblown Türkçe anlamı, Flyblown eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flyblown ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beastly : Sevilmeyen. Hayvanca. Kaba. Rezil. Berbat. Sevimsiz. Beğenilmeyen. İstenilmeyen. Hayvan gibi.

In bad repair : İyi tamir edilmemiş. Kötü onarılmış. Tamirsiz.

Damaged : Hasarlı. Mahvolmuş. Ezik ve çürük içinde. Hasar görmüş. Zarar görmüş. Zarar verilmiş.

Fetid : Taaffün. İğrenç kokulu. Kokuşmuş. Pis kokan. Kötü kokulu. Kötü kokan. Berbat kokan. Pis kokulu.

In bad condition : Zayıf bir halde. Zayıf bir durumda. Kötü bir durumda.

Bastardly : Evlilik dışı doğan. Alçak. Yolsuz. Ahlaksız. Dejenere olmuş. Evlilik dışı doğmuş. Taklit. Sahte. Yozlaşmış.

Clapped out : Bitik. Dökük. Harcanmış. Yorgun. Külüstür. Bitmiş. Bıkkın. Ağır kullanımdan dolayı eskimiş. Bitap düşmüş.

Cock a hoop : Kibirli. Neşeli bir şekilde. Mutlu bir şekilde. Coşkulu. Övüngen. Şen. Eğlenceli bir şekilde. Çarpık. Neşeyle.

Altered : Diğer. Değişmiş. Değiştirilmiş.

Flyblown synonyms : in a bad condition, amiss, awfuller, broken, beastliest, corrupt, black, rottenest, decomposed, adverse, degenerated, rancid, bad lot, putrefactive, smelliest, cactuses, fusty, ill conditioned, baneful, smellier, far gone, rottener, contaminated, in bad order, abashed, cactus, in bad shape, bumpier, black hearted, rankest, defaced, broken down, bad.

 

Flyblown zıt anlamlı kelimeler, Flyblown kelime anlamı

Unblemished : Saf. Özürsüz. Hatasız. Kusursuz. Lekesiz.

Fresh : Canlı. Serin. Giyilmemiş. Küstah. Dirilik. Körpe. Temiz. Serinlik. Arsız. Hayat dolu.

Flyblown ingilizce tanımı, definition of Flyblown

Flyblown kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tainted or contaminated with flyblows. Foul. Damaged.