Berbat nedir, Berbat ne demek

Berbat; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Kötü
  • Darmadağın, bakımsız, perişan, viran.
  • Çirkin, beğenilmeyen.
  • Bozuk.

"Berbat" ile ilgili cümle

  • "Yol berbat, toz toprak üstümüze savruluyor." - S. M. Alus
  • "Eskisinden daha berbat, iyileşmek ne gezer." - M. A. Ersoy
  • "Sanatta politika ne kadar berbatsa politikada sanat da o kadar iğrenç olur." - B. Felek
  • "Berbat bir han odası." - Y. Z. Ortaç

Berbat tanımı, anlamı:

Berbat olmak : Kirlenmek. kötü duruma gelmek. bozulmak.

Berbat etmek : Kötü duruma getirmek. bozmak.

Bir çuval inciri berbat etmek : Düzelmekte olan bir durumu yersiz, yanlış davranışlarla bozmak.

Eski hayratı da berbat etmek : Bir işi daha iyi bir duruma sokmaya çalışırken büsbütün bozmak.

Bozuk : Kötümser, gergin, huzursuz, karışık. Bozulmuş olan. Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Kızgın, sıkıntılı.

Çirkin : Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz). Karanlık, dalavereli, şüpheli. Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı.

Beğenilme : Beğenilmek işi veya durumu, popülarite.

Darmadağın : Çok dağınık ve karışık, darmadağınık, tarumar.

 

Bakımsız : Özen gösterilmemiş, bakılmamış.

Perişan : Acınacak durumda olan, zavallı. Dağınık, düzensiz, karmakarışık.

Viran : Yıkık, harap.

Kötü : Kaba ve kırıcı. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. Korku, endişe veren. İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Zararlı, tehlikeli. Aşırı, çok.

Berbat etmek : kötü duruma getirmek. İlgili cümle: "“Bu işi nasıl berbat ettinse gel yine öyle kendin temizle.”" H. R. Gürpınar. bozmak.

Berbat ile ilgili Cümleler

  • Berbat bir baş ağrısı çekiyorum.
  • Berbat bir ağrım var.
  • Bu berbat görünüyor mu?
  • Ben berbat bir yüzücüyüm.
  • Berbat bir çığlık sesi onu ürpertti.
  • Berbat bir döngüye giriyoruz.
  • Bu bisiklet berbat, çok ağır.
  • Berbat bir gün geçirdim.
  • Berbat bir filmdi.
  • Sen berbat bir sürücüsün.
  • Ne berbat bir anne!
  • O berbat koku ne?
  • Berbat bir deneyim yaşadım.
  • Onun hakkında berbat hissediyorum.

Diğer dillerde Berbat anlamı nedir?

İngilizce'de Berbat ne demek? : adj. horrible, terrible, awful, miserable, bad, rotten, spoilt, destroyed, abominable, abysmal, accursed, accurst, appalling, atrocious, bum, chronic, crappy [sl.], dashed, deuced, devilish, disgusting, dread, dreadful, egregious, execrable, fierce

adv. beastly, badly, dashed, ghastly

n. hell

Fransızca'da Berbat : sale, affreux/euse, mauvais, de chien, détestable, exécrable, fâcheeux, en ruine, désordonné/e, déplaisant/e, lamentable, vilain/e

Almanca'da Berbat : adj. erbärmlich, hässlich, heillos, infernal, infernalisch, lausig, mies, sauber, verteufelt

Rusça'da Berbat : adj. завалящий, никудышный, гиблый, скверный

adv. скверно