Flyboat türkçesi Flyboat nedir
- Altı düz olan bir tür tekne.
- Hızlı giden gemi.
Flyboat ingilizcede ne demek, Flyboat nerede nasıl kullanılır?
Flyboy : Pilot. Uçak personelinden biri.
Flyback : Karşılıksız çek. Geri dönüş. Tarayıcı demetin yukarıdan aşağıya kadar resmin bütün satırlarını taradıktan sonra, yeni bir resim taramasına başlamak üzere döndüğü nokta; resmin başlama noktası. Resim başı. Resim başı (yapma). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Flyblow : Bozulmak. Sinek yumurtası.
Flyblown : Kötü durumda. Kötü. Bozulmuş. Sineklenmiş. Kokmuş. Bozuk.
Flyblows : Bozulmak. Sinek yumurtası.
Field flyback : Alan başı yapma. Tarama demetinin, bir alanın satırlarını bitirdikten sonra ikinci alanın başına dönmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Flybridge : Sahnenin üzerinde çeşitli teknik işleri yapmakta kullanılan demir köprü. Güverte köprüsü. Ana kumanda yeri. Kaptan köprüsü. Hız motoru. Çalışma köprüsü. Gezi teknesi.
Flybys : Bilgi alma amaçlı gök cisminin yanından geçiş. Alçaktan uçuş. Gök cisimlerine gitmek üzere belirli bir rota izleyen uzay aracı. Gösteri uçuşu.
Fly a jetplane : Jet uçur.
Line flyback : Tarayıcı demetin, bir satırı taradıktan sonra, öbür satırın başına dönmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Satırbaşı yapma.
İngilizce Flyboat Türkçe anlamı, Flyboat eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Flyboat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Transport : Taşınım. Taşımacılık yapmak. Taşımak. Götürmek. Sürgüne göndermek. Nakliye. Taşıt. Yönetmeliğe aykırı olarak topun bir an elle götürülmesi. Bilgisayar, biyoloji, coğrafya, fizik, kimya, voleybol alanlarında kullanılır. Nakil.
Go : Yok olmak. Olmak. Deneme. Girmek. Yayılmak. Devrolunmak. Canlılık. Enerji. Erişmek. Gayret.
Travel : Topuklamak. Gezmek. Gazlamak. Yolculuk. Seyahat etmek. Dolaşmak. Tüymek. Seyahat. Gezi. Kaçmak.
Swim : Yüzerek geçmek (akarsu veya göl vb'ni). Kulaç atmak. Yüzmek. Dönmek. Taşmak. Bir şey içinde yüzmek. Islatmak. Dolmak. Boğulmak. Yüzme.
Refloat : Yeniden yüzdürmek. Tekrar yüzdürmek. Yeniden yüzmesini sağlamak.
Stream : Uzanmak. Akıp gitmek. Akmak. Akın halinde gitmek. Akıntı. Bir topluluğun (yıldız ya da cisimler) belli bir doğrultudaki devinmesi. Akım. Aralıksız sürmek. Uçuşmak. Çay.
Move : Hareket ettirmek. Taşıma. Taşımak. Hareket. Duygulandırmak. Kımıldatmak. Oynamak. Hamle. Teklif etmek. Devinmek.
Waft : El işareti. Sürüklemek (rüzgar veya dalga). Götürmek. Taşımak (hava veya su). Sürüklemek. Sürüklenmek (rüzgarla veya dalgayla). Taşımak. Hafif koku. Taşımak (hava, su vb.). Uçuş.
Blow : Darbe. Kaçmak. Sigorta atmak (elektrik). Kahretmek. Çalmak. Patlamak. Hava vermek. Körüklemek. Çiçek açmak. Esmek.
Be adrift : Akıntıyla sürüklenmek.
Flyboat synonyms : locomote, tide, drift.
Flyboat zıt anlamlı kelimeler, Flyboat kelime anlamı
Stay in place : Yerinde kalmak.
Sink : Saplanmak. Fenalaşmak. Kafasına girmek. Kötüleşmek. Vazgeçmek. Batırmak. Kötüye gitmek. Alçaltmak. Azaltmak. Alıcı.
Flyboat ingilizce tanımı, definition of Flyboat
Flyboat kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A large Dutch coasting vessel.

Bu kısımda Flyboat kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Flyboat ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Flyboat anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Flyboat ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.