Far gone türkçesi Far gone nedir

  • Bir ayağı çukurda.
  • Onarıma gereksinim duyan.
  • Çok eski.
  • Kullanılmaz halde.
  • İleri bir aşamada.
  • Sona yaklaşan.
  • Kötü durumda.
  • Çok eskimiş.
  • Ölmek üzere.
  • Sonuna merdiven dayamış.
  • Ölümün eşiğinde.

Far gone ile ilgili cümleler

English: How far gone are you?
Turkish: Kaç aylık hamilesin?

Far gone ingilizcede ne demek, Far gone nerede nasıl kullanılır?

Far : Aşırı. Alıs. İlerlemiş. Çok fazla. Uzağa. Uzak. Daha uzaktaki. Bir hayli. -den uzak. Çok.

Gone : Hamile. İlerlemiş. Geçkin. Kayıp. Ümitsiz. Bozulmuş. Aşık. Ölmüş. Bozuk. Mahvolmuş.

Far afield : Konu dışında. Uzağa. Uzakta. Konunun dışına. Uzaklara.

Far and away : Öbürlerinden kat kat daha. Kat kat. Kesinlikle. Pek çok. Fazlasıyla. Büyük farkla. Tamamen. Çok fazla.

Far and near : Her yerde. Orada burada.

Far away : Uzaklarda. Uzak. Çok uzakta. Uzakta. Uzağa. Dalgın.

Far and wide : Dört bir yanda. Geniş ölçüde. Geniş bir alana yayılmış. Yurdun dört köşesinde. Dünyanın dört yanında. Bütün çevrede. Her tarafta. Uzun uzadıya. Her yerde. Geniş bir alanda.

İngilizce Far gone Türkçe anlamı, Far gone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Far gone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ill conditioned : Sinirli. Öfkeli.

 

Over the hill : Yaşı geçmiş. Çok yaşlı. Yaşını başını almış. (konuşma) gençliğindeki canlılığı ve tazeliği geçmiş olan. Orta yaş üstü. Çok fazla. Bol. Aşırı derecede. Eski püskü.

Out of action : Kullanım dışı. İşlemeyecek hale gelmiş. Sakatlanmış. Saf dışı (oyuncu veya asker). Çalışmaz halde. Kullanımdan çıkarılmış.

Flyblown : Bozulmuş. Kokmuş. Sineklenmiş. Kötü. Bozuk.

In a bad way : Tehlikede. Kötü bir şekilde. Kötü bir durumda. Sarhoş. Çok hasta.

Old as the hills : Antik. Son derece eski.

Immemorial : Eski. Hatırlanması zor. Kadim. Hatırlanamayacak kadar eski.

About to die : Gidici.

Hors de combat : Engelli. (fransızca) muharebe dışı kalmış. Savaş dışı. Kullanım dışı. Saf dışı. Sakat. Yaralanmadan dolayı hareket edemez hale gelmiş. Özürlü. Artık savaşamayacak halde olan. Kullanımdan çıkarılmış.

Far gone synonyms : one foot in the grave, remotest, in bad condition, age old, venerable, in a bad condition, dateless, fossil, remote, in bad shape, out of commission, threadbare, ancient, longstanding, in bad order, in bad repair, decrepit, of long standing, up a gum tree, not long for this world, antediluvian, moribund, remoter.