Bolluk nedir, Bolluk ne demek

  • Bol olma durumu.
  • Parasal bakımdan rahatlık.
  • Her şeyin bol olduğu yer
  • Fazlalık.

"Bolluk" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Hep eski bolluk zamanlarında yapılmış büyük vezir konaklarına rastlanırdı." - A. Ş. Hisar
  • "Eteğin belinde bir bolluk var."
  • "Öteden beri dergileri kaplayan şiir bolluğundan ürkerim." - N. Cumalı

Biyoloji'deki anlamı:

Her bir hücrede bulunan belli bir mRNA molekülü ortalama sayısı. Abundans.

Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:

Evrende kimyasal öğelerin dağılımı; evrenin ya da güneş gibi belirli bir yıldızın ortalama kimyasal bileşimi.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Gerekli bütün malların sıkıntıya düşülmeksizin elde edilebileceği iktisadi durum.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Gözlem veya örnekleme alanında bulunan bir türe ait bireylerin sayısal durumu, abundans.

İngilizce'de Bolluk ne demek? Bolluk ingilizcesi nedir?:

abundance

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Gümüşhane ilinde, Şiran belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Bolluk anlamı, tanımı:

Gönlü bolluk : Gönlü bol olma durumu.

Nerede bu bolluk : "bu işi yapmak sanıldığı kadar kolay değil, imkânlar sınırlı" anlamında kullanılan bir söz.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

 

Parasal : Para ile ilgili, para bakımından, mali, nakdî, akçasal.

Bakım : Bakma işi. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek.

Rahatlık : Yorgunluk veya sıkıntı vermeme durumu. Üzüntüsü, sıkıntısı, tedirginliği olmama durumu, rahat.

Fazlalık : Çokluk, gereğinden artık olma durumu.

Bol : İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı. Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı. Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki.

Olma : Olmak işi.

Her : Önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz.

Yer : Yerküre. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Durum, konum, vaziyet. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. İz. Görev, makam. Ülke. Durum, konum. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa.

Bolluk bolamadılık : Bereket, bereketli, çokluk içinde.

Bolluk kuşağı : Bir türün, bir cinsin ya da başka bir bölümleme biçiminin en çok geliştiği katmanlı kayaçlar.

Bolluk oranı : Belirli bir element içinde bulunan izotopların bolluk oranı.

 

Bolluk oyunu : Hayvansal ve bitkisel ürünlerde verim sağlamak amacıyla yapılan ve ekin ekme, kavrama, döllenme, doğum gibi yaratıcı nitelikteki doğa olaylarının küçük yansılamasından oluşan halk oyunu türü. bk. halk oyunu. krş. evlenme oyunu, sevi oyunu, erginlik oyunu, erlik oyunu, ölüm oyunu.

Bolluk ile ilgili Cümleler

  • Bolluk zamanlarında kıtlık zamanlarını hatırla.
  • Bolluk içinde yaşayın.
  • Bir bolluk var.
  • Bolluk içinde yaşıyor.

Diğer dillerde Bolluk anlamı nedir?

İngilizce'de Bolluk ne demek? : n. abundance, lashings, plenty, stores, plentifulness, wealth, looseness, wideness, affluence, ampleness, amplitude, bonanza, copiousness, cornucopia, effusion, effusiveness, exuberance, exuberancy, fleshpot, fleshpots, flood, fullness, fulness, glut

Fransızca'da Bolluk : abondance [la], affluence [la], ampleur [la], cocagne [la], foison [la], foisonnement [le], multitude [la], opulence [la], plénitude [la], profusion [la], richesse [la], superfluité [la]

Almanca'da Bolluk : n. Flut, Opulenz, Prosperität, Überfluss, Zauber

Rusça'da Bolluk : n. богатство: богатства (PL), богатство (N), достаток (M), избыток (M), обилие (N), изобилие (N), урожай (M)