Çokluk nedir, Çokluk ne demek

  • Sayı veya ölçü yönünden çok olma durumu, çoğul, kesret, ekseriyet, teklik karşıtı
  • Çoğunluk.
  • Sık sık, çokça, çok kez.
  • Kelimelerin belirli eklerle birden çok varlığı veya kişiyi bildirme biçimi, çoğul, cem.

"Çokluk" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Güzel seslere fazla kapılma, onun çokluğu gönül öldürür." - N. F. Kısakürek
  • "O akşam kibarların geleceğini, smokin hatta frakların çoklukta olacağını söyledi." - H. E. Adıvar
  • "Ben çokluk ata binmediğim için birkaç ay içinde at toplandı, semirdi ve güzelleşti." - F. R. Atay

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

[Bakınız: sıklık]

Hukuki terim anlamı:

taaddüd (bk. çoğalma).

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: doğrusal çokluk]

Diğer sözlük anlamları:

Çok zaman, uzun zaman.

Servet, zenginlik.

Çok, pek çok, birçok. 4.Kesret

Osmanlıca Çokluk ne demek? Çokluk Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

kemiyet

Çokluk tanımı, anlamı:

Çokluk eki : Getirildiği kelimenin birden çok olduğunu anlatan ek, çoğul eki.

Oy çokluğu : Bir toplantıda oylamaya katılanların yarıdan fazlasının aynı yönde oy kullanmış olmaları durumu.

Çoklukla : Genellikle.

Ölçü : Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Belirlenmiş boyut. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Ölçme sonucu bulunan rakam. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Değer, itibar. Ölçüt. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan.

 

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Çoğul : Çokluk, teklik karşıtı: Ordular. Geldik.

Kesret : Çok olma durumu, çokluk.

Ekseriyet : Çoğunluk, çokluk.

Teklik : Tek, bir olma durumu. Kelimelerde bir varlığı veya çekimli fiillerde bir kişiyi bildiren biçim, tekil, müfret, çoğul, çokluk karşıtı: öğrenci-y-im, ev-i-m, gel-di-m vb. Lira.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Sık : Kısa zaman aralıklarıyla, az aralıklarla. Aralıksız olarak, aralarında az aralık bırakarak. Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı. Çok bulunan, çok rastlanan.

Çokça : Oldukça fazla, aşırı miktarda, fazlaca.

Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.

Kez : Bazı sayı sıfatlarıyla birlikte kullanılarak bir olayın ve olgunun her bir tekrarlanışını bildiren söz, defa, kere, sefer.

Çokluk birinci şahıs eki : Azerbaycan Türkçesi: birinci şähsin cäm şakilçisi; Türkmen Türkçesi: birincişahs köplük goşulması; Gagauz Türkçesi: çokluk sayıda birinci üzün afiksi; Özbek Türkçesi: koplikdagi birinci şaxs qoşimçasi; Uygur Türkçesi: birinçi şäxs köplük qoşumçisi; Tat:berençe zat küplek sanı quşumçası; Başkurt Türkçesi: berense zat küplek yalğawı; Kmk:birinçi betni köplük sanawunu koşumçası; Krç.-Malk.: köplük sanda birinçibetni affiksi; Nogay Türkçesi: köplîk san bîrînşî özlîktîn kosımşası; 'Kazak Türkçesi: köpşe birinşijak jalgawi; Kırgız Türkçesi: köptük sandagı 1-caktın müçösü; Alt:: köp toodo baştapkıt'üzünnin kojultazı; Hakas Türkçesi: köp sannıg pastagı sıraynıň hozımı; Tuva Türkçesi: höynüüsanınıň pirgi arınnıň kojumaa; Şor Türkçesi: köp sanda paştapkı eeziniň affiksi; Rusça: affiks pervogo litsa mnojestvennogo çisla

 

Diğer dillerde Çokluk anlamı nedir?

İngilizce'de Çokluk ne demek? : n. multiplicity, multitude, plentifulness, muchness, crowd, affluence, ampleness, amplitude, commonness, considerable, fullness, fulness, heaviness, Host, multeity, plenitude, plenty, plethora, plurality, superfluity, throng, vastness, lashings

Fransızca'da Çokluk : abondance [la], majorité [la], multiplicité [la], multitude [la], pluralité [la], foule [la], plénitude [la], superfluité [la]

Almanca'da Çokluk : n. Flut, Überfluss, Vielfalt, Vielheit, Vielzahl, Zahl