Amplitude türkçesi Amplitude nedir

  • Bk. dalga genliği.
  • Bolluk.
  • Salınan bir noktanın ya da bir cismin denge konumundan en büyük ayrılımı.
  • Büyüklük.
  • Sıra.
  • Bir salınım devinmesinde, denge durumundan en çok uzaklaşılan nokta. dolayısıyla, elektromıknatıs dalgalarda ya da ses dalgalarında, dalganın taşıdığı erkenin niceliğini belirleyen özellik.
  • Çokluk.
  • Üslup zenginliği.
  • Bilgisayar, ekonomi, fizik, kimya, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Vusat.
  • Genlik.
  • Genişlik.
  • Amplilüd.
  • Salınım devimlerinde denge konumuyla en büyük uzanım arasındaki fark. değişen yıldızlarda, en büyük parlaklık ile en sönük parlaklık arasındaki fark.

Amplitude ingilizcede ne demek, Amplitude nerede nasıl kullanılır?

Amplitude analyzer : Genlik çözümleyicisi.

Amplitude characteristic : Genlik karakteristiği.

Amplitude distortion : Genlik bozunumu. Genlik bozulması.

Amplitude fading : Genlik sönümlenmesi.

Amplitude filter : Genlik süzgeci.

Amplitude linearity : Genlik doğrusallığı.

Amplitude limiter : Genlik sınırlayıcısı.

Amplitude of a wave : Dalga genliği. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir dalga deviniminde, dalganın ortası ile üstü (ya da altı) arasındaki uzaklık. Dalganın en yüksek noktası ile sıfır noktası arasındaki nicelik.

Amplitude frequency conversion : Genliğin sıklığa çevrilmesi.

 

Amplitude non linearity : Genlik doğrusalsızlığı.

İngilizce Amplitude Türkçe anlamı, Amplitude eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Amplitude ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Breadths : Vüsat. Genişlik (gemide). En. Uzaklık. Düşünce özgürlüğü. Arz. Liberallik. Saha. Mesafe.

Delusion of grandeur : Bir kimsenin aşırı güçlü veya önemli olduğu yanlış inancı. Büyüklük yanılsaması. Görkemlilik kuruntusu.

Extensity : Uzatım. Şümullü olma. Uzantı. Büyük çapta olma. Kapsamlılık. Yaygınlık.

Capacious : İçi çok şey alan. Büyük. Ferah. Geniş.

Affluence : Varlık. Servet. Refah. Zenginlik. Varsıllık. Mebzul.

Bank : Banko. İşlevlerine göre merkez bankası, kalkınma ve yatırım bankası ve ticari banka; sermaye yapısına göre ise kamu bankası, özel banka ve yabancı banka biçiminde sınıflandırılan ve yasa veya izinle kurulabilen finansal aracı kurum. Yığılmak. Önlemek. Silindir arası (motor). Para yatırmak. Akarsu kıyısı. Parasal işlerini yapmak. Para sürmek.

Grander : Bin dolar. Debdebeli. Genel. Ulu. Baş. Azim. Ana. Muhteşem. Azamet. Haşmetli.

Commodiousness : Ferahlık. Rahatlık. Havadarlık.

File : Kuyruk. Resmi işleme koymak. Bir konu hakkında toplanan belgeler. Dosyalamak. Eğe vurmak. Eğelemek. Eğe. Belge kabı. Çeşitli belgelerin bölümlenerek saklanılacağı kağıttan yapılmış özel kap. Kayda geçirmek.

Amplitude synonyms : noise level, signal level, array, background level, amplitudes, modulus, effusion, depth, files, greatness, enormities, expansions, enormousness, bench, expanse, cornucopia, magnitude, catena, expanses, enormity, extent, arrangement, commonness, abundance, alignment, expansion, host, copiousness, direness, fulness, alignments, displacement, grand.

 

Amplitude zıt anlamlı kelimeler, Amplitude kelime anlamı

Scarcity : Kıtlık. Yetersizlik. Az bulunurluk. Nadirlik. Kesat. Enderlik ilkesi. Bir oluşumun ortaçlığını yitirerek yayılma ve dağılma göstermesi. Azlık. Sınırsız insan isteklerini karşılayacak kaynakların yetersizliği.

Amplitude ingilizce tanımı, definition of Amplitude

Amplitude kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : State of being ample. Extent of surface or space. Largeness of dimensions. Size.