Affluence türkçesi Affluence nedir

Affluence ile ilgili cümleler

English: The affluence of the United States is often contrasted with the poverty of undeveloped countries.
Turkish: ABD'nin zenginliği genellikle gelişmemiş ülkelerin fakirliği ile karşılaştırılır.

English: Live in affluence.
Turkish: Bolluk içinde yaşayın.

Affluence ingilizcede ne demek, Affluence nerede nasıl kullanılır?

Affluent : Zengin. Çok. Irmak ayağı. Gönençli. Bir nehrin ayağı. Hali vakti yerinde. Varlıklı. Refah içinde. Bol. Gürül gürül akan.

Affluent society : Refah toplumu. Elit tabaka. Zengin toplum. Yüksek sosyete. Üst sınıflar.

Affluential : Zengin ve çok etkisi olan kişi. Zengin ve güçlü. Varlıklı.

Affluently : Verimli bir şekilde. Fazlaca. Bolca.

Affluents : Hali vakti yerinde. Zengin. Irmak ayağı. Gürül gürül akan. Refah içinde. Varlıklı. Gönençli. Bol. Bir nehrin ayağı. Çok.

Afflux : Akın. Kabarma. Kan toplanması. Akış. Akıntı. Kan hücumu.

Affluxes : Kan hücumu. Akıntı. Kan toplanması. Akın. Akış. Kabarma.

Affluenza : Aşırı ve son derece maddi mal mülk isteğinin sonucu olan durum. Aşırı derecede olan maddecilik arzusu. Psikolojik aşırı zenginlik rahatsızlığı. Aşırı zenginlik hastalığı.

 

İngilizce Affluence Türkçe anlamı, Affluence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Affluence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lushness : Bereketlilik.

Exchequer : Mali kaynaklar toplamı. Devlet hazinesi. Maliye. Maliye bakanlığı. Para. Finans kaynağı. Hazine.

Existence : Varoluş. Olma. Var oluş. Yaşam biçimi. Yaşayış biçimi. Yaşam. Vücut. Hayat. Varoluşçuluk.

Abundance : Bereket. Miktar. Gözlem veya örnekleme alanında bulunan bir türe ait bireylerin sayısal durumu, abundans. Biyoloji, fizik, kimya, uzay, iktisat alanlarında kullanılır. Bet bereket. Feyiz. Kesret. Coşkunluk. Varlık ve rahatlık.

Costliness : Paha. Pahalıya malolma. Pahalılık. Yüksek fiyatlılık. İhtişam. Lüks. Değer.

Creature comforts : Bedenin rahatını sağlayan şeyler.

Opulences : Zenginik.

Fortune : Baht. Kaza. Kişilerin belirli bir anda elinde bulundurduğu ekonomik değerlerin tümü. Talih. Gelecek. Uğur.

Forehandedness : Tedbir. Dikkat. Kanaatkarlık. Başarı. İyi kararlar verebilme. Gelecek için hazır olma. Gönenç. Tutumluluk.

Jiggy : Seks. (argo) para.

Affluence synonyms : innumerability, bonanza, financial resources, cornucopias, gold, bonanzas, dollars, heaviness, economic resources, prosperous, wealthiness, estates, effects, bountifulness, entities, plentiful, havings, bunce, wealth, felicity, critter, frequency, castes, host, ampleness, comfort, beaucoups, copiousness, prosperity, amplitude, fulness, opulent, assets.

Affluence zıt anlamlı kelimeler, Affluence kelime anlamı

Poverty : İhtiyaç. Yetersizlik. Yoksulluk. Eksiklik. Sefalet. Yokluk. Parasızlık. Mutlak yoksulluk. Haybet.

Affluence ingilizce tanımı, definition of Affluence

Affluence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A flowing to or towards. An influx. A concourse.