Affluent türkçesi Affluent nedir
- Refah içinde.
- Varlıklı.
- Gönençli.
- Hali vakti yerinde.
- Bir nehrin ayağı.
- Irmak ayağı.
- Çok.
- Zengin.
- Bol.
- Gürül gürül akan.
Affluent ile ilgili cümleler
English: Every affluent person owns at least two cars.
Turkish: Her varlıklı insan en az iki arabaya sahiptir.
Affluent ingilizcede ne demek, Affluent nerede nasıl kullanılır?
Affluent society : Elit tabaka. Refah toplumu. Üst sınıflar. Zengin toplum. Yüksek sosyete.
Affluential : Zengin ve çok etkisi olan kişi. Varlıklı. Zengin ve güçlü.
Affluently : Verimli bir şekilde. Fazlaca. Bolca.
Affluents : Bir nehrin ayağı. Varlıklı. Bol. Zengin. Irmak ayağı. Hali vakti yerinde. Gürül gürül akan. Gönençli. Çok. Refah içinde.
Affluence : Çokluk. Varlık. Refah. Varsıllık. Mebzul. Zenginlik. Servet. Bolluk.
Afflicted with : Tutulmuş. Uğramış. (afete vb) uğramış. Dertli ( den yana).
Afflatus : İlham. Esin. Vahiy.
Afflicting : Eziyet etmek. Acı vermek. Sarsmak. Kaygı vermek. Üzmek. Sıkıntı vermek. Başına bela olmak. Istırap vermek.
Affleck : Bir soyadı. Ben affleck (1972). Amerikalı senarist ve aktör.
Afflux : Akıntı. Akın. Kabarma. Kan toplanması. Kan hücumu. Akış.
İngilizce Affluent Türkçe anlamı, Affluent eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Affluent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Baggier : Çuval gibi. Torba gibi sarkan. Şişkin. Gevşek. Sarkık. Asılı. Torba gibi. Şapşal. Düşük.
A raft of : Bir sürü. Bir yığın. Yığınla. Pek çok.
Tributary : Akarsu. Irmak kolu. Haraçlı. Akarsu kolu. Anaırmağa karışan akarsu, bk. ikincil kollar. Coğrafya, tarih alanlarında kullanılır. Kol. Dökülen. Haraca bağlanmış, vergi ödeyen: erdel, osmanlı devletine haraçlı bir beylikti.
Bonanza : Zengin maden damarı. Refah. Bolluk. Çok karlı iş. Zengin maden. Zengin maden yatağı. Beklenmedik kazanç. Beklenmedik zenginlik. Kazanç kaynağı.
Bountiful : Cömert. Feyizli. Eli açık. Utah eyaletinde şehir.
Monied : Paralı. Servet sahibi.
Minted : İcat etmek. Para basmak. Uydurmak. Naneli.
Deep pocket : Maddi durumu iyi olan. Ok geliri olan. Mali açıdan çok rahat.
In clover : Tuzu kuru. İş ve endişeden uzak bir şekilde. Altın babası. Tuzu kur bir halde.
Bonanzas : Bolluk. Beklenmedik zenginlik. Refah. Kazanç kaynağı. Zengin maden yatağı. Çok karlı iş. Zengin maden. Beklenmedik kazanç. Zengin maden damarı.
Affluent synonyms : wealthy person, a whale of, abounding, forehanded, baggy, brownstones, ample, a good deal, bolus, in the money, richer, a whale of a lot, wealthy, palmiest, acres and acres, have, copious, well off, on easy street, abysmal, in the lap of luxury, brownstone, affluential, rich, a great deal, loaded, well to do, bounteous, above, palmier, caboodle, rich person, tributaries.
Affluent zıt anlamlı kelimeler, Affluent kelime anlamı
Poor : Fakir. Verimsiz. Perişan. Bayağı. Yetersiz. Zayıf (az). Şansız. Düşkün. Çorak.
Distributary : Asıl nehirden dışarı akan kol. Nehir kolu. Delta yapan kol.
Affluent ingilizce tanımı, definition of Affluent
Affluent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A stream or river flowing into a larger river or into a lake. Flowing to. A tributary stream. Flowing abundantly.

Bu kısımda Affluent kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Affluent ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Affluent anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Affluent ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.