Affleck türkçesi Affleck nedir

  • Bir soyadı.
  • Ben affleck (1972).
  • Amerikalı senarist ve aktör.

Affleck ingilizcede ne demek, Affleck nerede nasıl kullanılır?

Acoustic baffle : Akustik ekran.

Baffle : Şaşkına çevirmek. Zor gelmek. Bozmak. Engel olmak. Şaşırtmak. Hayret ettirmek. Şaşkınlık uyandırmak. Ses kaybını ya da dağılmasını önlemek için herhangi bir gereçten yapılmış gergi. Önlemek. Sesyayarın ağzı; sesin titreşimlerini denetleyen esnek gereç.

Baffle board : Pandizot. Akış panosu. Sıvı veya enerji akşını düzenleyen tabela.

Baffle paint : Kamuflaj boyası.

Baffle plate : Susturucu içinde gazların akışını yönlendirerek dışatım gürültüsünü azaltan düzlemler. Saptırıcı. Koruyucu ekran. Engel plakası. Saptırıcı plaka. Bölme levhası. Yönlendirme levhası. Bölme plakası. Şaşırtma plakası. Yönlendirme plakası.

Be baffled : Apışıp kalmak. Şaşırmak. Şaşkına dönmek. Şaşmak.

Baffler : Kafa karışıklığına neden olan. Şaşırmaya neden olan. Şaşırtan.

Bafflement : Şaşırma. Şaşırtma.

Bafflers : Şaşırmaya neden olan. Kafa karışıklığına neden olan. Şaşırtan.

Baffles : Zor gelmek. Şaşkına çevirmek. Bozmak. Boşa çıkarmak. Şaşırtmak. Engel olmak. Önlemek.

İngilizce Affleck Türkçe anlamı, Affleck eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Affleck ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Disoblige : Ricasını yerine getirmemek. Yardımı reddetmek. Gücendirmek. Hatırını kırmak.

Jaundice : Hoşnutsuzluk. Düşmanlık. Sarılık. Haset. Karamsarlık. Önyargı. Kıskançlık.

Redound : Kazandırmak. Sonuçlanmak. Gerilemek. Neticelenmek. Arttırmak. Yararı olmak. İyi etkilemek. Gerektirmek. Katkıda bulunmak. Artırmak.

Tell on : Ele vermek. Kötü etkisi olmak. İhbar etmek. Müzevirlemek. Gammazlamak. Birini ele vermek. Kötü etkilemek. İspiyonlamak.

Abegg : Prusyalı kimyager. Richard abegg (1869-1910).

Sedate : Sakinleştirici ilaç vermek. Temkinli. Durgun. Ağırbaşlı. Sakin. Ciddi. Uslu. Yatıştırıcı vermek. Oturaklı. Yatıştırmak.

Abderhalden : Emil abderhalden (1877-1950). İsviçreli kimyager ve fizyolog.

Abernathy : Teksas eyaletinde şehir. Ralph david abernathy (1926-1990). Southern christian leadership'in (güney hıristiyan liderliği) kurucusu birleşik devletler papazı ve yurttaşlık hakları aktivisti.

Touch : Topun, alanın boy çizgisinden dışarı çıkması. İle ilgilenmek. Elini sürmek. Eline su dökmek. Kullanmak. Bağlantı. Yandışı. Teğet geçmek. Yetenek. Değmek.

Strain : Yormak. Çarpıtmak. Fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Suş. Gerginlik. Zorlanma. Gerilme. Saptırmak. Çok gayret etmek. Burkmak.

Affleck synonyms : hydrolise, unstrain, unlax, slam dunk, hydrolize, repercuss, treat, loosen up, attack, arouse, process, tranquillise, abou hatzira, soak, inconvenience, bear upon, alter, calm, abidal, tinge, subject, bear on, ade, abbott, hit, relax, expose, energize, bother, impact, adalbert, abramovitch, tense.

 

Affleck zıt anlamlı kelimeler, Affleck kelime anlamı

Stifle : Boğulmak. Zaptetmek. Soluk almasını zorlaştırmak. Tutmak. Tıkanmak. Gelişmesini engellemek. Bastırmak. Soluk almasını engellemek. Bastırmak (bir duyguyu veya isyanı). Boğmak.

De energise : Gücü kesmek. Elektrik enerjisini ortadan kaldırmak. -den elektrik enerji sini boşaltmak. Daha az dayanma gücü veya enerjisi olmak (ayrıca de energize).

Relax : Hafifletmek. Zayıflatmak. Rahatlatmak. Yumuşamak. Rahatlamak. Gevşeyip dinlenmek. Yumuşatmak. Dinlenmek. Gevşetmek.

Affleck antonyms : unstrain, strain, tense, sedate, stimulate, de energize.