File nedir, File ne demek

File; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Yerel Türkçe anlamı:

Bile, dahi: Bu düğünde bana file bohça koymuşlar.

File hakkında bilgiler

File; badminton, tenis ve voleybol gibi karşılıklı yapılmış olan oyunlarda 1. kişi ve 2. kişi arasında yer çizgisini ayıran tel örgüdür. Yüksekliği oyunun türüne göre değişmektedir. Topun fileyi aşamaması durumunda sayı kaybı meydana gelir.

File ile ilgili Cümleler

  • Avcılar file nişan aldılar.
  • Avcılar tüfeklerini file doğrulttular.

File tanımı, anlamı:

Örgü : Her türlü eylem ve olaydan oluşan akış. İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ. Tığ, şiş veya özel makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey. Örülerek yapılan, örme. Örme işi veya biçimi. Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum. Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak biçimde belli bir desene göre kesişmesi. Örülmüş saç bölüğü, belik. Konunun ana çizgisi, oyunun işlenişi veya çatısı. Yapı.

 

File bekçisi : Kaleci.

Filenk : Ağır cisimleri bir yerden bir yere kaydırmak ve özellikle deniz teknelerini karaya çekmek için bunların altına sürülen yuvarlak ağaç.

Filet : Derinliği her yerinde aynı olan sığ su alanı.

Fileto : Kasaplık hayvanların sırtında, dikensi çıkıntı boyunca iki yandaki et.

Pamuk : Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı. Bu tellerin işlenmiş biçimi. Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış. Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi (Gossypium). Yere serili halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri, hav.

İplik : Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi. Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu.

Düğüm : Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan kararlı dalgalarda titreşim genliğinin sıfır olduğu noktalardan her biri. Bilgisayar ağında başka birimlerle iletişim kurma yeteneği olan yazıcı, sunucu, bilgisayar vb. birim. Edebî eserlerde çapraşık olguların çözümlenmeden önce toplandığı en büyük merak unsuru. Anlaşılamayan, çözülemeyen karışık durum. İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılmış olan boğum.

Alışveriş : İlişki, münasebet. Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar.

Öteberi : Önemsiz, ufak tefek şeyler.

Taşımak : Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak. Giymek. Üstünde bulundurmak. Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek. Duymak, hissetmek. Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek. Boru, kanal vb. ile sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak. Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek.

 

İlmek : Hafif bir düğüm yaparak bağlamak. Çözülmesi kolay düğüm, eğreti düğüm, ilmik. Halı dokurken düğümleri bağlamak. Değmek, dokunmak.

Tenis : Ağla ortasından ikiye bölünen bir alanda tek veya çift oyuncuların raketle karşılıklı vurdukları, çeldikleri topu, belli kurallara göre, karşılanamayacak biçimde birbirlerinin alanına düşürerek sayı kazanmaları esasına dayanan oyun, alan topu.

: Tuzak. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

File bekçiliği : Kalecilik.

Filebovirüsler : ailesinde bulunan bir virüs cinsi, Phlebovirus.

Fileke : Kürek kemiği. Yassı, hafif taş ve bu taşlarla oynanan oyun.

Fileli : Av çantasının arkasındaki kısım. (Kandilli *Bozüyük -Bilecik)

Filence : Filanca, bk. fılançe

Filer : Terlik.

Filetik : Bir evrim çizgisinin esas dalı.

Filetik evrim : Tek bir soy hatundan gelen tür ya da formlar dizisine doğru olan evrim değişmeleri dizisi.

Diğer dillerde File anlamı nedir?

İngilizce'de File ne demek? : n. dossier, collection of documents on a subject; collection of computer data which is stored under one filename (Computers); file folder; tool for smoothing surfaces; line, queue

v. arrange papers methodically for preservation and reference; formally submit; walk in a line, march in line; sharpen, smooth with a file

n. row, queue, lane; string, line up; ladder, train

Fransızca'da File : [la] sıra, dizi

Almanca'da File : n. Filet, Netz

Rusça'da File : n. сетка (F), авоська (F), филе (N)