Pamuk nedir, Pamuk ne demek
Pamuk; bir bitki bilimi terimidir. kökeni farsça dilinden gelmektedir.
- Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi (Gossypium).
- Bu tellerin işlenmiş biçimi.
- Yere serili halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri, hav

- Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış.
- Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı.
"Pamuk" ile ilgili cümle
- "Pamuk iplik. Pamuk bez."
- "Yaraya pamuk koydu."
Biyoloji'deki anlamı:
Ebegümecigiller (Malvaceae) familyasından, kapsül tipi meyveleri olan, tohumları üzerindeki beyaz tüyler pamuk olarak kullanılan, tohumlarından yağ elde edilen, ülkemizde bazı türlerinin kültürü yapılan, bir yıllık, otsu ya da yarı çalımsı türleri olan bir cins.
Pamuk isminin anlamı, Pamuk ne demek:
Kız ismi olarak; Koza biçimindeki meyvesi, üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi. Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş, ince, yumuşak tellerin adı. Yumuşak huylu, ince kişi.
İngilizce'de Pamuk ne demek? Pamuk ingilizcesi nedir?:
cotton
Fransızca'da Pamuk ne demek?:
coton, cotonnier
Pamuk hakkında bilgiler
Pamuk (Gossypium hirsitum), ebegümecigiller (Malvaceae) familyasından anavatanı Hindistan olan kültürü yapılmış olan bir bitki türü.
Pamuk bitkisi kök, sap, yaprak, çiçek ve tohumdan oluşmaktadır. Tür ve varyetesine göre 60-120 cm, ağaç halinde olanlar ise 5-6 m boylanabilir. Pamuk 30-100 cm derine, 50-80 cm yanlarına uzanan kazık köke sahiptir. Toprak yüzeyinin 8-10 cm altında ilk yan kökler meydana gelir Bunlar yatay olarak büyürler. Yan köklerin sayıları 3-4 tanedir. Her biri tekrar dallanarak etrafa yayılır. Epidermis hücrelerinin dışa doğru uzaması ile sayısız emici tüyler meydana gelir. Genel olarak kök toprakta dik olarak ya da bir süre sonra zigzag çizerek devam eder. Uygun koşullarda kök uzunluğu 1.5 m ye kadar ulaşabilir.
Afrika’da, çok yıllık ağaç şeklinde olan pamuk çeşitleri de vardır. Pamuk gövdeleri dik, dallanmış ve çok tüylüdür. Yapraklar uzun saplı, parçalı ve tabanı kalp şeklindedir. Çiçekler saplı ve yaprakların koltuğunda tek tek bulunur. Dış çanak yaprakları üç parçalı, taç yaprakları ise beş serbest parçalıdır. Meyve, olgunlukta açılan veya kapalı kalan, 3-5 gözlü bir kapsüldür. Bu kapsüle koza da denir. Her gözde siyahımsı renkli, oval şekilli ve üzeri uzun, sık ve beyaz renkli tüylerle örtülü 5-10 tohum bulunur. Pamuk tohumu, etrafındaki bu tüy veya liflerle beraber `kütlü` adını alır.
Arkeolojik kanıtlar gerek Hindistan gerek Güney Amerika'da birbirinden bağımsız olarak 6000 ila 7000 yıl önce pamuğun değişik türlerinin tarımının yapıldığı ve giyimde kullanıldığını göstermektedir. Eski dünyaya pamuk Hindistan'daki Harappa uygarlığından gelmiştir. Mezopotamya'dan da Eski Mısır'a geçmiştir.)
Pamuk ile ilgili Cümleler
- Bu pamuk çoraplar, yıkanmaya iyi dayanır.
- Torunum Pamuk Prenses hikayesini seviyor.
- Ali beyaz pamuklu tişört giyiyor.
- Pamuk yerine fıstık ektik.
- Pamuk ihracatı arttı.
- Bu pamuk gömlek kolay yıkanır.
- Bu fabrika pamuk ürünleri üretir.
- Pamuk su emer.
- Yazın pamuklu giysileri giymeyi severim.
- Pamuk bir bluzu tercih ederim.
- Ben bir pamuklu çubukla kulak zarımı patlattım.
- Pamuklu çubuklar kullanarak kulaklarımı temizlerim.
Pamuk anlamı, kısaca tanımı:
Ebegümeci : Ebegümecigillerden, mor renkli çiçekleri ilaç, yaprakları sebze olarak kullanılan, kendiliğinden yetişen çok yıllık bir bitki (Malva siylvestris).
Koza : İçinde tohum veya krizalit bulunan korunak, kozalak. İpek böceğinin ördüğü ve içine kapandığı korunak.
Meyve : Ürün, sonuç, kâr. Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş.
Tarım : Bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, uygun koşullarda korunması, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanması, ziraat.
Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
Tohum : Soy sop, döl, nesil, sülale. Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. Spermatozoit. Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey.
Pamuk atmak : Yay ve tokmakla pamuğu ditmek.
Pamuk gibi : İyi huylu, munis. çok yumuşak.
Pamuk balı : Beyaz bal.
Pamuk balığı : Ilıman denizlerde yaşayan, sırtı mavi, karnı beyaz, tehlikeli bir köpek balığı (Carcharius glaucus).
Pamuk bezi : Pamuktan dokunan bez.
Pamuk elması : Pamuk telleri ve tohumla dolu bir kapsülden oluşan pamuk bitkisinin meyvesi.
Pamuk helvası : Toz şekerin çok sıcak bir ortamda hızlı bir biçimde döndürülüp pamuklaşmasından oluşan bir tatlı türü, pamuk şekeri.
Pamuk ipliği : Pamuktan yapılmış olan mat veya parlak dikiş nakış ipliği.
Pamuk otu : Papirüs familyasından, bataklıklarda yetişen bir bitki, bataklık keteni (Eriophorum).
Pamuk şekeri : Pamuk helvası.
Pamuk taşı : Traverten.
Pamuk yağı : Pamuk çekirdeklerinden elde edilen, zeytinyağına benzer bitki yağı.
Eczalı pamuk : Steril duruma getirilmiş pamuk.
Tahta pamuk : Döşemecilikte kullanılan bir dolgu ve örtü malzemesi.
Çelik pamuğu : Verniklenmiş yüzeyleri düzeltmeye veya matlaştırmaya yarayan, uzun ve keskin kenarlı, çelik tel tomarı.
Hint pamuğu : Hindistan'a özgü bir tür pamuk.
Taş pamuğu : Asbest.
Pamuk ipliğiyle bağlamak : Etkisi az sürecek bir çare ile geçiştirmek.
Pamuk ipliğiyle bağlanmak : Her an bozulmaya, kopmaya hazır olmak.
Pamuk ipliğiyle bağlı olmak : Pamuk ipliğiyle bağlanmak.
Pamukaki : Beyaz iş işlemekte kullanılan bir tür parlak pamuk ipliği.
Pamukçu : Pamuk alıp satan kimse. Pamuk yetiştiren kimse.
Pamukçuk : Genellikle bebeklerde ağızda, sıklıkla yanak içinde veya dilde görülen bir çeşit mantar hastalığı, beyaz yara.
Pamukçuluk : Pamukçunun işi.
Pamuklanma : Pamuklanmak işi.
Pamuklanmak : Toz pamuk gibi olmak. Üstü incecik pamuk biçiminde küf bağlamak.
Pamuklu : Yüzüyle astarı arasına pamuk yayılarak dikilen hırka. Pamuk ipliği veya başka iplikler karıştırılarak dokunmuş (kumaş).
Pamukova : Sakarya iline bağlı ilçelerden biri.
Ak köpeğin pamuk pazarına zararı vardır : "kötü şey, görünüşte iyi şeye benziyorsa iyi şeyin değeri azalır" anlamında kullanılan bir söz.
Kaynana pamuk ipliği olup raftan düşse gelinin başını yarar : "kaynana ne kadar yumuşak huylu, ne kadar iyi davranışlı olursa olsun, her hâli gelini rahatsız eder" anlamında kullanılan bir söz.
Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Tarz. Biçme işi. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl.
Dört : Dört sayısının adı. Üçten bir artık. Bu sayıyı gösteren 4 ve IV rakamlarının adı.
Dilim : Değişik anlatı türü, masal, efsane, bilmece vb. bir metnin, bir eserin aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, epizot. Bir bütünden kesilmiş veya ayrılmış ince, yassı parça. Belli ölçülere göre oluşmuş bölüm. Radyatör parçalarından her biri.
Sıcak : Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Dostça olan, sevgi dolu. Hamam. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Sıcak yer. Havadaki yüksek ısı.
Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.
Bitkin : Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın, dermansız.
Çevre : Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Yağlık.
Familya : Aile. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Karı, eş.
Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.
Pamuk atıcı : Hallaç.
Pamuk dikiş ipliği : Bazı kornea dikişlerinde kullanılan dikiş ipliği.
Pamuk tahtakurusu : Yarımkanatlılardan, pamuk, bamya ve hatmilerimize, yumuşak tohumları emerek zarar veren esmer böcek.
Pamuk tohumu : Ebegümecigiller familyasından, gossypium cinsi, kapsül tipi meyveleri olan, tohumları üzerinde beyaz tüyler pamuk olarak kullanılan, tohumlarından yağ elde edilen, antibesleme faktörü olarak gosipol taşıyan, otsu veya yarı çalımsı bitki, çiğit.
Pamuk tohumu ekstraksiyon pulcukları : Pamuk tohumundan özütleme yoluyla yağ ayrıldıktan sonra geriye kalan, tohum içi, bir miktar linter, kabuk ve yağdan oluşan öğütülmemiş bir ürün.
Pamuk tohumu eleme kalıntısı : Pamuk tohumunun ekilmek amacıyla ticari olarak linterinin alınması ve işlenmesi sonucu elde edilen, en az % 12 ham protein ve en çok % 30 ham selüloz içermesi gereken bir yan ürün.
Pamuk tohumu kabukları : Pamuk tohumunun dış kısmını kaplayan kabuktan oluşan bir ürün.
Pamuk tohumu kalıp küspesi : Pamuk tohumundan yağın çoğunun bir mekanik işlem yoluyla ayrılmasından sonra kalan tane ve bir kısım linter, kabuk ve yağdan oluşan, en az % 36 ham protein içermesi gereken öğütülmemiş bir ürün.
Pamuk tohumu kapçığı : Pamuk tohumunun kabuğu olup üzerinde 2-3 cm lifler bulunan ve selüloz bakımından zengin kaba yem.
Pamuk tohumu küspesi : Protein oranı % 25-45 arasında olan pamuk tohum endüstrisi yan ürünü.
Diğer dillerde Pamuk anlamı nedir?
İngilizce'de Pamuk ne demek? : [Orhan Pamuk] adj. cotton, cottony
n. cotton
Fransızca'da Pamuk : coton [le], ouate [la]
Almanca'da Pamuk : n. Baumwolle, Watte
Rusça'da Pamuk : n. хл`опок (M), вата (F), хлопчатник (M)
adj. хлопковый, бумажный, хлопчатобумажный, ватный
abbr. х/б

Bu kısımda Pamuk nedir? Pamuk ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Pamuk tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Pamuk hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.