Cotton türkçesi Cotton nedir

  • Pamuklu.
  • Pamuk bezi.
  • Dost olmak.
  • Ebegümecigiller (malvaceae) familyasından, kapsül tipi meyveleri olan, tohumları üzerindeki beyaz tüyler pamuk olarak kullanılan, tohumlarından yağ elde edilen, ülkemizde bazı türlerinin kültürü yapılan, bir yıllık, otsu ya da yarı çalımsı türleri olan bir cins.
  • Pamuk.
  • Pamuk ipliği.
  • Koton.
  • Anlaşmak.
  • Uzlaşmak.
  • Pamuklu dokuma.
  • Tire.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Pamuk (bezi).
  • Pamuklu bez.

Cotton ile ilgili cümleler

English: I am going to buy a dozen white cotton handkerchiefs.
Turkish: Bir düzine pamuklu beyaz mendil alacağım.

English: Black people were compelled to work in cotton fields.
Turkish: Siyah insanlar pamuk tarlalarında çalışmak için zorlandılar.

English: Ali ate too much cotton candy.
Turkish: Ali çok fazla pamuk şekeri yedi.

English: Ali is wearing a white cotton T-shirt.
Turkish: Ali beyaz pamuklu tişört giyiyor.

English: He's wearing a white cotton shirt.
Turkish: O, bir beyaz pamuklu gömlek giyiyor.

Cotton ingilizcede ne demek, Cotton nerede nasıl kullanılır?

Cotton aphid : Pamuk yaprakbiti. Pamuk, kavun, salatalık yapraklarına sürülerle üşüşüp onları sarartan ve kıvıran, çok küçük, sarı yeşilimsi yaprakbiti.

Cotton bale : Pamuk balyası.

Cotton baning : Tabaka halinde pamuk.

 

Cotton belt : Pamuk üretim kuşağı. Pamuk üretme bölgesi.

Cotton bleaching : Pamuk ağartma.

Cotton cloth : Pamuklu kumaş. Pamuklu. Pamuk bezi.

Cotton field : Pamuk tarlası.

Cotton exchange : Pamuk borsası.

Cotton fabric : Pamuklu kumaş. Pamuk kumaş.

Cotton candy : Pamuklu şeker. Ketenhelvası. Pamuk şeker. Pamuk helva. Ketenhelva. Keten helvası. Pamukhelva. Pamuk şekeri.

İngilizce Cotton Türkçe anlamı, Cotton eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cotton ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Calicoes : Basma. Patiska.

Wicking : Emme. Cam lifi sızması. Fitil olarak kullanılan sicim. Fitil yapmak için kullanılan madde. Kılcal kuvvetler yoluyla sıvının çekilmesi. Pamuk ipliği vb.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Compounding : Bileştirme. Halletmek. Artırmak. Birleştirmek. Takipten vazgeçmek. Örtbas etmek. Çözmek. Bileşik hazırlama. Bileşik faiz hesaplaması.

Fraternizing : Arkadaşlık etmek. Eklemek. Bir araya gelmek. Bir araya gelme. Arkadaşlık etme. Dostça ilişki kurma. Dostça ilişki kurmak. Kardeşçe davranmak.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

 

Sewing cotton : Dikiş pamuğu. Dikiş veya nakış için kullanılan pamuk ipliği.

Cottony : İnce tüylü. Pamuk gibi. Pamuk içeren. Yumuşacık.

Fabric : Çatı. İskele. Dokuma. Bir kayacın iç yapısı. (iç yapı, kayacın oluşum koşullarına bağlı olduğundan belli başlı doku örneklerinde, kayaç cinslerine göre şöyledir: a) kor kayaçlar. 1. kristal: kayaç yapıcı minerallerin hepsi kristal biçimi göstermektedir, aralarında bağlayıcı madde yoktur. kristal dokunun şu cinsleri vardır: a) tüm kristal: kayacı yapan bütün mineraller kristallenmişlerdir. b) yarı kristal: kristallenmiş yapıcılar arasında camsı madde de vardır. c) iri kristalli: kristallenmiş yapıcılar çıplak gözle görülebilmektedirler. ç) ince kristalli: kristal yapıcılar ancak mikroskopla seçilebilmektedir. d) taneli: kristallenmiş yapıcıların büyüklük ve biçimleri ortalama özdeştir. iri, ufak ve sık taneli dokular vardır. 2. camsı: kayaç tüm ya da büyük çoğunlukla, camsı bir madde ile yapılıdır. 3. porfirsi: sık taneli ya da camsı bir kayaç hamuru içinde kendine özgü kristal biçimi gösteren kristaller vardır. 4. camsı porfirsi: kayaç hamuru büsbütün camsı maddedir ve bu hamur içinde iri kristaller bulunmaktadır. 5. akış izli doku: kayacın geldiği magmanın akış yönü, kayaç hamurundaki kristalciklerin sıralanışından ve camsı maddenin biçiminden bellidir. 6. yuvarsı doku: camsı madde ile yapılı kayaç hamurunda, özekten ışınsal ve küresel biçimler vardır. a) tortul kayaçlar. doku genellikle birikme koşullarına uygun olarak katlıdır. c) başkalaşım kayaçları. mineralleri az çok özdeş zamanda kristallendiklerinden, bu kayaçlarda, genellikle kristal başkalaşım dokusu bulunur: a) mozaiksi doku: kayacın mineralleri taneli biçim gösterir. b) eşit doku: kayacın minerallerinin taneleri ortalama birbirine eşit büyüklüktedir. c) değişik doku: minerallerin tane büyüklükleri çeşitlidir. ç) porfirsi başkalaşım dokusu: taneli kayaçta, ötekilerinden sonra ve çok daha büyük tane büyüklüğünde gelişmiş kristaller vardır. d) porfir kırıklı doku: başkalaşımdan önce oluşmuş kristaller, kayaçta kalıntı durumunda bulunur. Doku. Nesiç. İnşa. Yapı. Kumaş.

Cotton synonyms : long staple cotton, plant fiber, plant fibre, short staple cotton, cotton fiber, hyphens, abductor muscle, capitulating, come to terms, come to terms with, absorbent cotton, be in accord with, cloth, cotton velvet, bargains, chummed, come into line, padding, cottons, gauze, aardwolf, capitulates, calico, fraternizes, abambulacral area, fraternized, cottoning, hyphen, fraternize, acacia, be in rapport with, come to an agreement, em dash.

Cotton zıt anlamlı kelimeler, Cotton kelime anlamı

Dislike : Sevmemek. Hoşuna gitmemek. Beğenmeme. Hoşlanmamak. Hoşa gitmeme. Antipati duymak. Nefret etmek. Hoşlanmama. Beğenmemek.

Cotton ingilizce tanımı, definition of Cotton

Cotton kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A soft, downy substance, resembling fine wool, consisting of the unicellular twisted hairs which grow on the seeds of the cotton plant. Long-staple cotton has a fiber sometimes almost two inches long. To rise with a regular nap, as cloth does. Short-staple, from two thirds of an inch to an inch and a half.