Büyüklük nedir, Büyüklük ne demek

"Büyüklük" ile ilgili cümleler

  • "Bu büyüklük değil ancak mertçe bir davranıştır." - N. Araz

Büyüklük hakkında bilgiler

Büyüklük sözcüğü birden fazla maddeye karşılık gelmektedir.

Büyüklük ile ilgili Cümleler

  • Bu büyüklükte.
  • Asya yaklaşık olarak Avrupa'nın dört katı büyüklüktedir.
  • Kitapları büyüklüklerine göre düzenledik.
  • Sınıftaki kızların ortalama büyüklükleri, bir metre yirmi beş santimetreden daha fazladır.
  • Bu büyüklükte bir apse için sadece antibiyotiklerle yapılacak bir tedavi çare olmayabilir.
  • Ne altın ne de büyüklük bizi mutlu eder.
  • Tom'un evi Mary'ninkiyle hemen hemen aynı büyüklükte.

Büyüklük anlamı, kısaca tanımı:

Büyüklük göstermek : Gönül ululuğu göstermek.

Büyüklük satmak : Gururlanıp üstünlük taslamak.

Büyüklük sende kalsın : "karşı taraf kıymet bilmese de sen yine affet" anlamında kullanılan bir söz.

Büyüklük taslamak : Kendini üstün görmeye çalışmak, böbürlenmek.

Büyüklük hastalığı : Kendini olduğundan daha büyük ve önemli görme, gösterme hastalığı, megalomani.

Ağzı büyüklük : Ağzı büyük olma durumu.

Burnu büyüklük : Burnu büyük olma durumu.

 

Negatif büyüklük : Aynı türden pozitif bir büyüklükle ters yönde olan büyüklük.

Sonlu büyüklük : Ölçüsü sonlu bir sayıyla ifade edilen büyüklük.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan. Önemli. Büyük abdest. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş.

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Ululuk : Büyüklük, büyük olma durumu, yücelik, izzet.

Yaraşır : Layık, uygun.

Bağış : Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru.

Davranış : Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket.

 

Deprem : Yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi veya yanardağların püskürme durumuna geçmesi yüzünden oluşan sarsıntı, yer sarsıntısı, hareket, zelzele.

Enerji : Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke. Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç. Manevi güç.

Sözcü : Bir kurul, bir topluluk veya kişi adına söz söyleme, onun düşünce ve davranışlarını savunma yetkisi olan kimse.

Olma : Olmak işi.

Diğer dillerde Büyüklük anlamı nedir?

İngilizce'de Büyüklük ne demek? : n. size, greatness, bigness, largeness, generosity, superiority, magnitude, ampleness, enormity, enormousness, grandeur, grandness, hugeness, sovereignty, substantiality, supremacy, vastness

Fransızca'da Büyüklük : énormité [la], grandeur [la], importance [la], hauteur [la], volume [le]

Almanca'da Büyüklük : n. Ausmaß, Format, Grandeur, Großartigkeit, Größe, Hochherzigkeit, Immensität, Kraft, Weite, Weitläufigkeit

Rusça'da Büyüklük : n. взрослость (F), значительность (F), величие (N), величина (F), дородность (F), вместительность (F)