Deficiency türkçesi Deficiency nedir

  • Yetmezlik.
  • Yetersizlik.
  • Doğal nedenlerle malın ağırlığında beliren eksilme. açık. varlıklar ile borçlar arasındaki fark.
  • Biyoloji, hukuk, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Noksanlık.
  • [#eksik Eksiklik].
  • Eksilme.
  • Açık.
  • Sakatlık.
  • Hesap açığı.
  • Bir kromozomun bir parçasının ya da bir genin yokluğu ile ortaya çıkan durum.
  • Noksan.
  • Eksiklik, noksanlık.
  • Gereksinim.
  • Gerilik.
  • Yoksunluk.
  • Kusur.
  • Eksik.

Deficiency ile ilgili cümleler

English: Body temperature rising, pulse rising ... he's in a state of oxygen deficiency.
Turkish: Vücut ısısı yükseliyor, nabız yükseliyor... Onun oksijen eksikliği durumu var.

Deficiency ingilizcede ne demek, Deficiency nerede nasıl kullanılır?

Deficiency anemia : Yetersizlik anemisi. Beslenme ve eksiklik anemisi.

Deficiency diesease : Beslenme açısından gerekli olan bir şeyin yemle alınmaması veya yetersiz miktarda alınması sonucu ortaya çıkan ve en yaygın olarak da yemlerdeki vitamin veya iz elementler yetersizliklerine atfedilen hastalıklar. Yetersizlik hastalığı.

Deficiency disease : Gıda eksikliği hastalığı. Vitaminsizlik hastalığı. Vitamin eksikliği rahatsızlığı. Yetersiz beslenme sonucu rahatsızlık. Zafiyet.

Deficiency diseases : Bazı vitaminlerin, eser elementlerin yokluğu sebebiyle hayvanlarda ve bitkilerde görülen hastalık durumu. örnek: memelilerde b1 vitamini yokluğu sebebiyle meydana çıkan beriberi hastalığı. Vitamin eksikliği rahatsızlığı. Vitaminsizlik hastalığı. Gıda eksikliği hastalığı. Yetersiz beslenme sonucu rahatsızlık. Noksanlık hastalıkları. Zafiyet.

 

Deficiency letter : İhbarname. Uyarma bildirisi.

Nutritional and deficiency anemia : Beslenme ve eksiklik anemisi. Normal hemoglobin üretimi için gerekli olan, demir, bakır ve b12 vitamini gibi kimi temel maddelerin besinlerde az oluşu veya hiç bulunmayışı veya bunların sindirimi ve emilimindeki bozukluklardan kaynaklanan anemi, nütrisyonel ve eksiklik anemisi, nütrisyonel anemi, yetersizlik anemisi. Nütrisyonel ve eksiklik anemisi.

Cobalt deficiency anemia : Kobalt yetersizliği anemisi. Geviş getirenlerin hem su hem de gıda yönünden iştahsızlık, ilerleyen zayıflama ve açlık sonu oluşan ölümle belirgin bir hastalığı. bir çeşit b-12 vitamini yetersizliğidir.

Iron deficiency anemia in calves : Buzağılarda demir eksikliği anemisi. Uzun süre inek sütü ağırlıklı veya yalnızca inek sütüyle beslenen buzağılarda demir eksikliğine bağlı olarak gelişen anemi.

Taurine deficiency retinopathy : Taurin yetersizliği retinopatisi. Taurin yetersizliğine bağlı oluşan retina dejenerasyonu. tüm türlerin retinasında baskın serbest amino asit olmasına karşın, yetersizliğinin yol açtığı retina dejenerasyonuna sadece kedilerde rastlanır.

Combined immuno deficiency syndrom : T ve b lenfositlerinin görevlerini yapamamalarıyla belirgin, otozomal çekinik geçişli kalıtsal bağışıklık hastalığı. insanlarda ve taylarda görülür. Kombine bağışıklık yetersizliği sendromu.

 

İngilizce Deficiency Türkçe anlamı, Deficiency eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deficiency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cavils : Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde). İtiraz. Kusur bulmak. Bahane. Şikayetçi olmak. Bahane aramak.

Defalcations : Zimmete geçirilen miktar. Çalma. Zimmete para geçirme. Zimmete geçirme. Zimmete geçirilen para. Zimmetine para geçirmek. Zimmetine geçirme.

Deficit : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Dezavantaj. Açık (hesaplarda). Zarar. Açık (mali). Gelirin gideri karşılamaması durumu. bk. gedik. Açık hesap.

Footlessness : Eksiklik (argo terim). Gerçek dışılık. Ehliyetsizlik. Bir ya da iki ayağın olmaması. Ayak veya ayaklarının olmaması veya onlardan yoksun olma. Beceriksizlik. Ayaksızlık.

Disablement : Maluliyet. Ehliyetsizlik. Yetkisizlik. İktidarsızlık. Sakatlanma. Özür. Malüllük. İş göremezlik hali.

Destituteness : Yoksulluk. Mahrumluk. Fakirlik. Yokluk. Sefillik. Mahrumiyet. Muhtaçlık.

Decrement : Zayiat. Kayıp. Azalma. Azalım. Bir tarihten diğerine geçen sürede değerdeki azalma. Azaltma miktarı. Azaltma. Azaltım.

Leanness : Verimsizlik. Zayıflık. Arıklık. Yağsızlık.

Deformities : Şekil bozukluğu. Bozukluk. Moral bozukluğu. Biçimsizlik.

Flawing : Hasara uğratmak. Aksama. Çatlamak. Yarmak. Zarar vermek. Çatlatmak. Sakatlamak. Üretim hatası.

Deficiency synonyms : mineral deficiency, dearths, dysfunction, default, defaults, barest, aperture, scantiness, insufficiencies, deficient, inadequacies, meagerness, impairment, decremented, imperfection, short, poorness, deprivals, deletion, disanimation, culpas, defectiveness, inabilities, privations, meagreness, culpability, deprivations, tret, cavil, need, shortage, flaws, requirements.

Deficiency zıt anlamlı kelimeler, Deficiency kelime anlamı

Presence : Tavır. Protokol görevlileri. Orada bulunma. Mevcudiyet. Bulunma. Buradalık. Bulunuş. Duruş. Kişilik.

Abundance : Bereket. Külliyet. Kesret. Taşkınlık. Gerekli bütün malların sıkıntıya düşülmeksizin elde edilebileceği iktisadi durum. Coşkunluk. Her bir hücrede bulunan belli bir mrna molekülü ortalama sayısı. abundans. Bet bereket. Bolluk. Zenginlik.

Sufficiency : Kifayet. Yeterlik. Yeterli miktar. Uygunluk. Yeterli olma. Yeterli bir miktar. Elverişlilik. Yeterli şey. Yeterlilik.

Deficiency antonyms : adequacy.

Deficiency ingilizce tanımı, definition of Deficiency

Deficiency kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of being deficient. Imperfection. Defect. Failure. Inadequacy. Shortcoming. Want.