Exigent türkçesi Exigent nedir

Exigent ingilizcede ne demek, Exigent nerede nasıl kullanılır?

Exigence : Zorunluluk. Gerek. Gereklilik. Mecburiyet. Acil durum. İhtiyaç.

Exigences : Mecburiyet. Acil durum. Zorunluluk. Gerek. İhtiyaç. Gereklilik.

Exigencies : Acil durum. Zaruret. Gereklilik. Mecburiyet. Mübremlik. İhtiyaç. Gerek. Zorunluluk. Aciliyet. Ani hareket gerektiren durum.

Exigency : Mübremlik. İhtiyaç. Gereklilik. Ani hareket gerektiren durum. Mecburiyet. Gerek. Zorunluluk. Acil durum. Aciliyet. Gereksinim.

Anorexigenic : Anoreksijenik. Anoreksijen.

Exication releasing coupling : Eksitasyon-salıverilme keneti. Kalsiyumun çizgili kasların kasılması olayında aracılık ettiği motor sinir ucundaki depolarizasyonla asetilkolin salıverilmesi arasındaki kenetlenme.

Exiccation : Kurutma.

Exicotoxine : Eksitotoksin. Uyarıcı amino asit almaçlarını yüksek çekicilikte uyaran kainik asit ve kiskalat veya kiskalik asit bileşiklerine verilen ad.

Exiguity : Azlık. Yoksunluk. Yokluk. Kıtlık. Darlık.

Exiguities : Yoksunluk. Kıtlık. Yokluk. Azlık. Darlık.

İngilizce Exigent Türkçe anlamı, Exigent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exigent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Choosier : Seçici. Daha seçici. İnce eleyip sık dokuyan.

 

Hasty : Hızlı. Telaşçı. Çabuk. Tez. Çabuk sinirlenen. İvecen. Aceleci. Düşüncesiz. Düşüncesizce yapılmış.

Direful : Dehşet veren. Uğursuz. Korkunç. Uğursuzluk. Dehşet. Dehşetli. Müthiş. Son derece. Hüzünlü.

Casualty department : Acil servis. Yaralı koğuşu. Acil servis departmanı. İlkyardım. Acil servis bölümü.

Critical : Nazik. Değerlendirme amacıyla yapılan. Bir oluşumun yerini bir başkasına bıraktığı, bir değerin yeni bir değere dönüştüğü dönüm noktasına ilişkin olan. Bilgisayar, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Dönümcül. Tehlikeli. Kusur bulan. Eleştirici. Eleştiri niteliğinde.

Compulsive : Kompulsif. Zorlantılı. Dürtüyle yapılan. Cebri. Zorunlu. Kompülsif. Dürtü etkisiyle yapılan. Mecburi.

Fussiest : Çok süslü. Çok titiz. Mızmız. Telaşlı. Velveleci. Detaycı. Güç beğenen. Zor beğenen.

Exerted pressure : Uygulanan baskı. Acil bir istek veya talepte bulunan. Baskı uygulayan.

Compulsory : Mecburi. Zorunlu. Cebri. Yükümlü. Zorlama.

Discriminating : Ayırt eden. Farkı görebilen. Değişen. Fark gözeten. Ayıran. Ayrıcalık yapan. Seçici. Fark eden. Farklı.

Exigent synonyms : dire, pressings, instant, hastier, instants, pressing, burning, dainty, inflictive, clamant, imperative, cleanlier, compulsives, importunate, cleanliest, high pressure, compellers, bitchy, fussier, urgent, drastic, carefuller, choosey, captious, exerting pressure, compelling, hurried, daintier, hastes, haste, insistent, red ball, daintiest.

Exigent zıt anlamlı kelimeler, Exigent kelime anlamı

Beseeching : Rica eden. Yalvarma. Yalvarış. Yalvaran.

Undemanding : Gösterişsiz. İddiasız. Basit.

Exigent ingilizce tanımı, definition of Exigent

Exigent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Decisive moment. Exacting or requiring immediate aid or action. Pressing. Pressing necessity. Critical. Exigency.