Hasty türkçesi Hasty nedir

Hasty ile ilgili cümleler

English: I ate a hasty lunch.
Turkish: Ben acele bir öğle yemeği yedim.

English: I was too hasty in concluding that he was lying.
Turkish: Onun yalan söylediği sonucuna varmada çok aceleci davrandım.

English: She was a bit hasty in answering me.
Turkish: O bana cevap vermede biraz acele idi.

English: Maria is always making hasty decisions, forgetting about the consequences.
Turkish: Maria sonuçları unutarak her zaman aceleci kararlar veriyor.

English: I had a hasty breakfast and left home.
Turkish: Acele bir kahvaltı yaptım ve evden ayrıldım.

Hasty ingilizcede ne demek, Hasty nerede nasıl kullanılır?

Hasty attack : Hazırlıksız taarruz. Ani taarruz.

Hasty crossing : Acele geçiş. Hazırlıksız geçiş.

Hasty pudding : Muhallebi. Un lapası.

Beat a hasty retreat : Çabucak kaçmak. Hızla geri çekilmek. Bir yerden kaçmak. Toz olmak. Tabanları yağlamak.

Overhasty : Aşırı aceleci. Aşırı telaşlı. Aşırı tez canlı. Fazlasıyla sabırsız. Tezcanlı.

Haste away : Acele ayrılmak. Hızla ayrılmak.

Hasteless : Rahatlık. Acelesiz. Telaşsız. Kaygısız.

Hastate leaf : Hastat yaprak. Üç köşeli yaprak.

 

Hastate : Üçgen şeklinde. Hastat. Mızrak başı şeklinde. Ok şeklinde. yaprak ayası tabandan dışarıya doğru uzamış ve lobları orta eksene hemen hemen dik bir durum almış olan yaprak.

Haste : Telaş. İvedilik. Acele. İvme. İvedi. Çabukluk. Hız.

İngilizce Hasty Türkçe anlamı, Hasty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hasty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hotheads : Sinirli tip. Deli fişek. Öfkeli kimse. Boku cinli. Asabi kimse. Çabuk kızan kimse.

Dissertation : Travay. Bitirme tezi. Bilimsel inceleme. Disertasyon. Söylev. Bitirme projesi. Deneme. Doktora tezi. Uzmanlık tezi.

Prompt : Teşvik etmek. Unuttuğu sözleri sufle etmek. -tirmek. Tık para. Nakit. Tam. Suflörlük yapmak. Sufle etmek. Yönlendirmek. -e sevketmek.

Cavalier : Laubali. Kavalye. Atlı şövalye. Ukala. Şarl yanlısı kimse. Saygısız. Bambılı. Atlı. Şovalye.

Fleeter : Seyretmek. Süratli. Alay. Fani. Filo. Çevik. Donanma. Park. Yürük.

Flighty : Gelgeç. Delişmen. Uçarı. Hafif mizaçlı. Hoppa. Budala. Sorumsuz. Hafif. Kaprisli.

Blindest : Göz kamaştırmak. Gizli. Köreltmek. Saklamak. Okunaksız. Görmeyen. Kapatmak. Kör. Göz almak.

Erelong : Hemen. Uzun süre önce. Şimdi. Derhal. Çok geçmeden. Süratle.

Flying : Pilotluk. Uçuş. Break dans gibi enerjik ve ritmik tarz tekniklerinin bir arada olduğu sözsüz tiyatro oyunu. Tayyarecilik. Uçan. Dalgalanan. Havacılık. Dövüş sporları. Artistik jimnastik. Tayeran.

Fleet of foot : Süratli.

Hasty synonyms : choleric, bustles, crashing, aligerous, headlong, discomposedly, peckish, careless, petulant, offhand, cursorily, feckless, dispatch, cursory, peevish, unconsidered, precipitous, hotheaded, alertly, hot blooded, brashes, fastest, haste, freewheeling, discourses, nimblest, discourse, emergency, fractious, high handed, cryings, prickliest, expedition.

 

Hasty zıt anlamlı kelimeler, Hasty kelime anlamı

Unhurried : Acelesiz. Telaşsız. Sakin. Rahat.

Hasty ingilizce tanımı, definition of Hasty

Hasty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Done, made, etc., in haste. Involving haste. A hasty sketch. As, a hasty retreat.