Flying türkçesi Flying nedir

  • Kısa süreli.
  • Kısa.
  • Pilotluk.
  • Ritmik jimnastik.
  • Geçici.
  • Savrulan.
  • Uçuş.
  • Dövüş sporları.
  • Havacılık.
  • Acele.
  • Uçan.
  • Tayeran.
  • Break dans gibi enerjik ve ritmik tarz tekniklerinin bir arada olduğu sözsüz tiyatro oyunu.
  • Payanda.
  • Dalgalanan.
  • Amigo.
  • Hızla geçen.
  • Uçurma.
  • Uçma.
  • Artistik jimnastik.
  • Tayyarecilik.

Flying ile ilgili cümleler

English: A bird was flying in the sky.
Turkish: Gökyüzünde bir kuş uçuyordu.

English: A gigantic bird came flying toward him.
Turkish: Dev gibi bir kuş ona doğru uçarak geldi.

English: "What does U.F.O. stand for?" "It means Unidentified Flying Object, I guess."
Turkish: UFO ne demek? Sanırsam, tanımlanamayan uçan nesne demek.

English: A bat flying in the sky looks like a butterfly.
Turkish: Bir yarasa gökyüzünde bir kelebek gibi uçuyor.

English: A baseball came flying through the window.
Turkish: Bir beyzbol topu pencereden uçarak geldi.

Flying ingilizcede ne demek, Flying nerede nasıl kullanılır?

Flying away : Kaçmak. Uçup gitmek.

Flying boat : Tekneli deniz uçağı. Deniz uçağı.

Flying bomb : Robot bomba. Uçan bomba. Bir hava bombası olarak atılan patlayıcı ile dolu küçük pilotsuz jet sevkli uçak.

Flying bridge : Geçici köprü. Tombaz köprüsü. Miyar güverte. Güverte köprüsü. Asma varagele.

Flying buttress : Duvar dirseği. Payanda. Kemerli payanda. Dayanma kemeri. Payanda kemer.

 

Flying fortress : Uçan kale. Iı dünya savaşı esnasında avrupa ve akdeniz üzerinde kullanılan abd hava kuvvetleri'nin ağır bombardıman uçağı (b-17).

Flying field : Küçük havaalanı. Küçük uçakların iniş ve kalkış için kullandıkları havaalanı. Uçuş alanı. Uçağın iniş kalkış yapabileceği düz ve açık arazi parçası (bir havalimanından daha küçük).

Flying exhibition : Gezici sergi.

Flying fish : Suyun içinden havaya sıçrayan sıcak veya tropikal denizlerde bulunan balık türü. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, kırlangıç balığıgiller (triglidae) familyasından, 30-50 cm kadar uzunlukta, kırmızı ya da siyah renkli, göğüs yüzgeçleri çok büyük olan, akdeniz ve bütün sıcak denizlerde yaşayan bir tür. Uçan balık. Uçanbalık (takımyıldızı). Uçanbalık. Uçar balık.

Flying corridor : Uçuş koridoru.

İngilizce Flying Türkçe anlamı, Flying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Breve : Bir hece veya sesli harf üzerinde onun kısa sesle okunacağını belirten sembol. Kısaltma. Davet müzekkeresi. İki tam notaya eşit nota. Resmi yazı.

Aeronautical : Havacılıkla ilgili. Tenekçilik ile ilgili. Havacılık ile ilgili.

Deciduous : Belirli mevsimlerde dökülen. Her yıl yapraklar dökülen. Dökülen. Yaprağını döken. Belli dönemlerde dökülen. Kışın yapraklarını döken bitki. Kışın yapraklarını döken. Kışın yaprak döken. Yaprak döken.

Bulwarks : Bariyer. Korkuluk. Küpeşte. Koruyucu duvar. Destek. Siper.

 

Aviation : Hava ulaşımı. Havacılık endüstrisi. Uçak kullanma becerisi veya pratiği.

Short winded : Kısa süren. Tıknefes. Solunum yetmezliği olan. Nefes darlığı olan.

Skidded : Patinaj yapan. Savrulmak. Takoz koymak. Patinaj yapmak. Sağlama almak. Yana kaymak.

Fluctuant : Zaman zaman değişen. Değişen. Bir kararda kalmayan. Stabil olmayan. Azalıp çoğalma. Çalkantılı. Azalıp çoğalan. Değişken. Dalgalı.

Capsule : Kapsül içine almak. Bir organı, hücreyi, bakteriyi ya da bir yapıyı çevreleyen kese şeklindeki bir kılıf. Kapsül. Özlü. Çanak. İlaçların istenmeyen tat ve kokularının önlenmesi amacıyla silindirik biçimde hazırlanan, tek veya iç içe geçebilen iki kısımdan oluşmuş jelatin kap. kapsüller mide asidinden etkilenmemeleri için bağırsak kaplamalı veya enzimlerden etkilenmemeleri için keratin kaplamalı olarak da hazırlanabilirler. sitoplazmik zar tarafından oluşturulan, polisakkarite benzer yapıda, çoğu kez fagositozdan korunmada etkili ve dolayısıyla bakterinin patojenitesini artıran, bakteriyi kuru hava koşulları, litik enzimler gibi dış etkenlerden de koruyan bir oluşum. gıda ve yem maddelerinin rutubetini saptamada kullanılan, ağzı geniş, dip kısmı dar, cam veya porselenden yapılmış kap. Tohum zarfı. Kapak. Çanak (laboratuvar ).

Bruskest : Öz. Tatsız. Kaba. Sert.

Flying synonyms : fast flying, day fly, airmanship, contagious, shortlived, fly, buttresses, fugitives, aeronautic, hastier, flighting, shortdated, brief, short term, fluctuating, cruising, short dated, ephemerae, flying buttress, abruptness, fluctuational, piers, abbreviated, undulatory, cheer leader, haste, floating, festinate, cheerleaders, on the wing, undulative, bustled, roving.

Flying zıt anlamlı kelimeler, Flying kelime anlamı

Unhurried : Telaşsız. Acelesiz. Rahat. Sakin.

Flying antonyms : nonmoving.

Flying ingilizce tanımı, definition of Flying

Flying kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Moving lightly or rapidly. Intended for rapid movement. Moving in the air with, or as with, wings.