Deciduous türkçesi Deciduous nedir

  • Dökülen.
  • Kışın yapraklarını döken.
  • Yaprağını döken.
  • Belli dönemlerde dökülen.
  • Yaprak döken.
  • Her yıl yapraklar dökülen.
  • Kışın yapraklarını döken bitki.
  • Geçici.
  • Belirli mevsimlerde dökülen.
  • Kışın yaprak döken.

Deciduous ingilizcede ne demek, Deciduous nerede nasıl kullanılır?

Deciduous fruit trees : Yapraklarını her yıl döken meyve ağaçları. Yaprak döken meyve ağaçları.

Deciduous leaf : Dökülen yaprak. Düşen yaprak.

Deciduous placenta : Desidual plasenta. Fetal plasentanın (trofoblastik kısım) atılması sırasında desidua hücrelerinin veya anneye ait plasentanın da atıldığı plasenta veya plasentasyon biçimi.

Deciduous teeth : (diş hekimliği) ilk dişler. Süt dişleri. Süt dişi.

Deciduous tooth : Sütdişi. Süt dişi.

Nondeciduous placenta : Desidua hücresi bulunmayan, doğum sırasında plasentanın anaya ait kısmında yıkımlanmanın biçimlenmediği inek ve kısrak gibi hayvanlarda görülen plasenta tipi, nondesidual plasenta, adesidual plasenta. Desidual olmayan plasenta. Nondesidual plasenta.

Deciduoma : Desiduom.

Deciduous tree : Her yıl yapraklarını döken ağaç. Yapraklarını döken ağaç. Yapraklarını her yıl döken ağaç. Yaprak döken ağaç.

Decidua : Doğumda dışarı atılan rahmi kaplayan mukoz zar (embriyoloji). Desidua. Dış amniyon zarı.

 

Indeciduous : (botanik) belirli zamanlarda dökmeyen (yapraklarını). Yapraklarını dökmeyen. Belirli mevsimlerde dökülmeyen. Her yıl yapraklarını dökmeyen (ağaç veya bitki).

İngilizce Deciduous Türkçe anlamı, Deciduous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deciduous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ad hoc : Doğaçlama. Bu maksatla. Belirli bir amaç için yapılmış. Bunun için. Özel. Planlanmadan. Mahsus. Ad hoc. Buna mahsus.

Spillages : Dökülmüş şey. Dökülme. Döküntü.

Spouting : Fışkıran. Akan. Sıçrayan. Püskürme. Fışkırma.

Broadleaf : Geniş yaprak.

Contagious : (hastalık) temasla geçen. Temasla geçen. İnsanlar veya hayvanlar arasında taşınabilen hastalıklar için kullanılan terim. Bulaşıcı. Yayılan. Mikroplu. Hastalık bulaştıran. Bulaşıcı hastalığı bulunan. Salgın.

Casual : Gelişigüzel. Geçici işçi. Sıradan. Yoksul kimse. İlgisiz. Dizgeli bir işlemin ürünü olmayan ya da bir kurala bağlı olmadığı için oluşumu ya da sonucu önceden kestirilemeyen. Gündelik ayakkabı. Rastlantı eseri. Tesadüfen olan. Gayriresmi.

Broad leaved : Geniş yapraklı.

Weepings : Ağlama. Ağlayan. Gözü yaşlı. Hıçkırık. Akıtan.

Weeping : Hıçkırık. Gözü yaşlı. Ağlama. Akıtan. Ağlayan. İltihap akıtan.

Caduceus : Eskülap. Hükümsüz. Tıp ilminin sembolü olan yılanlı asa. Kadüse. İki yılanlı asa (tıbbi uzmanlık sembolü).

Deciduous synonyms : broad leafed, extrinsic, slummy, cascading, effusive, caducity, slummiest, spillage, day fly, ad interim, ephemeral, accidental, shed, caducous, tributaries, ephemerae, fading, band aid, curable, slummier, tributary.

 

Deciduous zıt anlamlı kelimeler, Deciduous kelime anlamı

Persistent : Geçmeyen. Israr eden. Bitmek bilmeyen. Sürüp giden. İnatçı. Ahtapot gibi. Sürekli. Kalıcı. Sürekli var olan, kesilmeksizin devam eden, geçmeyen, inatçı olan.

Evergreen : Yaprak dökmeyen ağaç. Yaprak dökmez. Hep yeşil kalan bitki. Eskimeyen şarkı. Yaprağını dökmeyen. Ölmeyen. Unutulmayan melodi. Yaprak dökmeyen. Daima yeşil kalan bitki. Çam yeşili.

Deciduous ingilizce tanımı, definition of Deciduous

Deciduous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The deciduous membrane. As, deciduous trees. Also, shedding leaves or parts at certain seasons, stages, or intervals. Falling off, or subject to fall or be shed, at a certain season, or a certain stage or interval of growth, as leaves (except of evergreens) in autumn, or as parts of animals, such as hair, teeth, antlers, etc.