Payanda nedir, Payanda ne demek

Payanda; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Destek

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

Bir duvarı tutmak, yıkılmasını önlemek için yanlamasına dayatılan destek.

Bir babanın ya da direğin üzerine konan kiriş ya da aşığı alt yanlardan beslemek için direkten ya da babadan, aşık ya da kirişe verevlemesine konulan destek. a. bk. baba, direk, destek.

İngilizce'de Payanda ne demek? Payanda ingilizcesi nedir?:

stanchion, prop, stay

Osmanlıca Payanda ne demek? Payanda Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

payanda

Payanda hakkında bilgiler

Düşey bir taşıyıcıyı, binayı ya da tekneyi gerek dengede tutabilmek gerek devrilmesini, çökmesini ya da kaymasını engellemek amacıyla kullanılan ahşap ya da betondan göğüsleyici dayanak.

Payanda anlamı, kısaca tanımı:

Payanda olmak : Destek olmak, arka çıkmak.

Payanda vurmak : Payandalamak.

Payandaları çözmek : Ayrılmak, kaçmak, uzaklaşmak.

Payan : Son, sonuç, nihayet.

Payandalama : Payandalamak işi.

Payandalamak : Çökmek, yıkılmak, devrilmek üzere olan bir yeri veya şeyi payandalarla sağlamlaştırmak.

Payandalı : Payandası olan.

Payandalık : Destek görevinde bulunma.

Payandalık etmek : Destek görevinde bulunmak.

Destek : Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Yardım. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma.

 

Düşey : Yer çekimi doğrultusunda olan, şakuli.

Taşıyıcı : Taşıma işini yapan kimse veya şey. Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığın sebebi olan mikrobu taşıyan kimse veya hayvan, portör. Ücretle yük taşıyarak geçinen kimse, yükçü, sırtçı, hamal. Aktarıcı.

Bina : Yapı. Arapça fiil çatısını konu edinen bilim veya kitap. Çatı.

Tekne : Ut, tambur vb. çalgılarının sesi yükselten oyuk ve şişkin parçası. Bir tür küçük deniz taşıtı. Havza. Türlü işlerde kullanılmak için çoğu ağaçtan veya taştan yapılan, uzun ve geniş kap. Katmanlı kayaçların içeri doğru çukur, alçak bölümü, ineç, kemer karşıtı. Sızdırabilir veya sızdırmaz olarak yapılmış, levhaları bir parçadan oluşmuş, kulpları ve kulp delikleri bulunan, bir veya iki kişi tarafından taşınabilir üstü açık bir ambalaj türü. Geminin omurga, kaburga ve kaplamadan oluşan temel bölümü.

Gerek : Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım. İcap.

Denge : Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli. Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans.

Payandalayabilme : Payandalayabilmek işi.

Payandalayabilmek : Payandalama olasılığı bulunmak. İlgili cümle: "“Bakalım, devrilmek üzere olan orta direği payandalayabilecek mi?”" H. Taner.

 

Payandasız : Payandası olmayan.

Diğer dillerde Payanda anlamı nedir?

İngilizce'de Payanda ne demek? : n. prop, pit prop, buttress, support, shore, pier, pillar, plank, spur, standard, stock, strut

Fransızca'da Payanda : étai [le]; étançon [le]; chevalement [le]

Almanca'da Payanda : Strebe, Stütze

Rusça'da Payanda : n. подпор (M), подпорка (F)