Taşıyıcı nedir, Taşıyıcı ne demek

  • Taşıma işini yapan kimse ya da şey
  • Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığın sebebi olan mikrobu taşıyan kimse veya hayvan, portör.
  • Ücretle yük taşıyarak geçinen kimse, yükçü, sırtçı, hamal.
  • Aktarıcı.

"Taşıyıcı" ile ilgili cümle

  • "Her insan, kâinatı dolduran varlığın bir özü ve âlemşümul düşüncenin bir taşıyıcısıdır." - M. Kaplan

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Dans ederken bir kadın dansçıyı taşıyan erkek sanatçı.

Trapez gösterisinde uçan trapezciyi tutup taşıyan cambaz.

Kolon ya da piramitte üstündekileri taşıyan güçlü kişi.

Gölge oyunu tasvirlerini vedonatımlıklarını taşıyan kişi.

Hukuki terim anlamı:

nakliyyeci.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Para karşılığında yük taşıyan kişi.

Kimya'daki anlamı:

1.Büyük ölçekteki tepkime sisteminde katalizörü desteklemek (tutmak) üzere kullanılan diatome toprağı gibi nötral bir madde. 2.Kromatografide analizlenecek ve ayrılacak uçucu karışımı kromatografik kolonada sürüklemek amacı ile kullanılan gaz. 3.Kimyasal veya biyolojik araştırmalarda radyoaktif iz atomları içeren maddenin radyoaktif olmayan atomlarından oluşmuş madde.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Hastalık etkenini vücudunda taşıyan canlı, portör.

 

Tiyatro'daki terim anlamı:

(Kar.):Tasvirleri ustasının evinden alıp oyun yerine taşıyan çırak.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Çekinik bir karakter için heterozigot olan birey.

Vitamin ve mineral gibi çok küçük miktarlardaki etkin maddelerin yemlere bağdaşık olarak karıştırılabilmesini kolaylaştırmak amacıyla kullanılan kepek, nişasta gibi yenebilir dolgu maddeleri.

Özgün besin maddelerinin, metabolitlerin, iyonların veya proteinlerin zardan geçişini sağlamak için bir zara yerleşmiş olan proteinler.

Bilimsel terim anlamı:

genel uygulayım: Belli bir yol üzerinde yük ve gereç taşımaya yarayan araç, aygıt ve benzeri

bayındırlık, işleyim: Ray, halat, zincir ve benzeri üzerinde eşit aralıklarla yürüyen küçük araba, kutu, kepçe ya da şeritle sürekli taşıma yapan araç; bu tür araçlardan kurulu taşıma düzeni.

İngilizce'de Taşıyıcı ne demek? Taşıyıcı ingilizcesi nedir?:

carrier, porteur, bearer, under, catcher, porter, conveyor, transporter

Taşıyıcı hakkında bilgiler

Taşıyıcı veya vektör, kendisinde bir hastalığa neden olmayan bir patojeni bir konaktan başka bir konağa aktarabilen bütün canlılara verilen genel isimdir .

Taşıyıcılar enfeksiyon nedeni olan bakteri, kene, bit vb. canlıları üzerlerinde taşıyabilen eklem bacaklı, omurgalı veya omurgasız gibi gelişmiş canlılar olabildiği kadar, yapısında değiştirilmiş gen bölgelerini konağa aktarabilen basit yapılı bakteriler gibi canlılar da olabilirler.

Taşıyıcı ile ilgili Cümleler

  • Bunlar birinci sınıf taşıyıcılar değil.
  • Posta taşıyıcı postaları kapıdan kapıya dağıtır.
  • Kötü haber taşıyıcısı olmaktan nefret ediyorum.
 

Taşıyıcı anlamı, tanımı:

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Parasız, züğürt.

Taşıyıcılık : Taşıyıcının yaptığı iş, yükçülük. Taşıyıcı olma durumu, sırtçılık, hamallık, yükçülük.

Taşıma : Taşımak işi.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Ücret : Kiralanan veya satın alınan bir şey için ödenen para. İş gücünün karşılığı olan para veya mal.

Yükçü : Taşıyıcı.

Sırtçı : Taşıyıcı.

Hamal : Taşıyıcı.

Aktarıcı : Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse.

Patojen : Hastalık oluşturan.

Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.

Şey : Nesne, madde. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz.

Taşıyıcı akım : Bir iletim yolunun taşıma sığasını artırmak için, taşınacak sıktıkta akım ile kiplenen, daha yüksek sıklıkta dalgalı akım. Bir iletim yolu değişik sıklıkta birçok taşıyıcı akımı birden kaldırabilir.

Taşıyıcı aracılı geçiş : İlaçların kendilerine özgül bir taşıyıcı molekül aracılığında zarlardan geçişini sağlayan etkin taşınma ve kolaylaştırılmış difüzyon olaylarına verilen ad.

Taşıyıcı bacak : Tek bacak üstünde duruşlarda dansçının gövdesini taşıyan bacak.

Taşıyıcı dalga : Telsiz vericisinin yayınladığı değişmez genliik ve sıklıkta akımmıknatıssal ışınımlar. Taşıyıcı dalganın, akıma dönüştürülmüş ses dalgaları ile kiplenimi, vericiden alıcıya bir imlem iletimi sağlar. Değişmez genlik ve yinelenimde, sürekli elektromıknatıs ışınım. (Taşıyıcı dalganın niteliklerinden biri, yani genliği, yinelenimi, bazen de evresi, televizyon iminin değerine uygun biçimde değiştirime uğratılarak yayılır, böylelikle televizyon iminin almaca ulaştırılması sağlanır).

Taşıyıcı eklem bacaklılar : Hastalık yapıcı organizmaları bir konaktan diğerine veya cansız bir rezervuardan canlı bir konağa taşıyan eklem bacaklılar.

Taşıyıcı gaz : Gaz kromatografisinde (GLC) hareketli faz. Gazlı karbonlama işleminde, karbon kaynağı olarak kullanılan hidkokarbon gazını seyreltmek için kullanılan gaz.

Taşıyıcı kişisel malı : Yabancı ülkelere giden taşıt adamlarının, yanlarında taşıdıkları giysileri ve kullandıkları günlük eşyaları.

Taşıyıcı konak : Paratenik konak.

Taşıyıcı lağım : Evlerin pissuyunu toplayarak toplayıcı lağıma taşıyan boru ağı.

Taşıyıcı pigmentler : Hayvanların kanında bulunan ve oksijen taşınmasını sağlayan özel solunum pigmentleri.

Diğer dillerde Taşıyıcı anlamı nedir?

İngilizce'de Taşıyıcı ne demek? : n. carrier, conveyor, transporter, bearer, germ carrier, contact, conveyer, haulier, mover, vector, vehicle

Fransızca'da Taşıyıcı : porteur [le]; vecteur [le]

Almanca'da Taşıyıcı : n. Gepäckträger, Lastträger, Träger, Überträger

Rusça'da Taşıyıcı : n. носитель (M), переносчик (M), транспортер (M)