Taşıma nedir, Taşıma ne demek

  • Taşımak işi

"Taşıma" ile ilgili cümleler

  • "Yorgun, tahammülsüz, aşkı taşımaya kabiliyetsiz bir hâldeyim." - H. C. Yalçın

Biyoloji'deki anlamı:

Bir maddenin bir yerden başka bir yere taşınması. Transport.

Bilişim alanındaki terim anlamı:

Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Ülkeler arasında ya da bir ülkenin ulusal sınırları içinde yolcuların ve çok daha önemli olarak tecim mallarının, alındığı yerden gideceği ya da kullanılacağı yere, çeşitli ulaşım araçlarından yararlanılarak götürülmesi.

Hukuki terim anlamı:

nakliyye. ~ sözleşmesi: nakliyye mukavelesi.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Kara, deniz ve havayolu ile her türlü mal, hayvan ve insanın bir yerden başka bir yere götürülmesi.

Kimya'daki anlamı:

Kimyasal tepkimeler veya fiziksel olaylarda maddenin uzay içinde bir konumdan başka bir konuma götürülmesi.

Bilimsel terim anlamı:

Cimnastikte, kasları bir yüke karşı çalıştıran alıştırma türü.

Yönetmeliğe aykırı olarak topun bir an elle götürülmesi.

İngilizce'de Taşıma ne demek? Taşıma ingilizcesi nedir?:

transport, move, transportation

Almanca'da Taşıma ne demek?:

tragen

Osmanlıca Taşıma ne demek? Taşıma Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

 

nakil

Taşıma hakkında bilgiler

Taşıma, akışkanlar mekaniğinde bir aerofoil boyunca akışkanın oluşturduğu yüzeysel kuvvetlerin bileşkesi.

Taşıma kuvveti, bir akışkan içinde yer alan cisme akışkan tarafından uygulanan tüm akışkanlar mekaniği kuvvetlerinin toplamıdır. Bu kuvvetin yönü akışkanın içindeki cismin hareket doğrulutusuyla dik açı yapar.

Taşıma kuvveti, kanat profili etrafındaki akımlar arasındaki basınç farkından ve kanat ucunda gerçekleşen hareket doğrultusuna dik sirkülasyondan ileri gelir.

Taşıma ile ilgili Cümleler

  • Taşımak için fazla ağır.
  • Tom'un bavulları taşımasına yardım ettim.
  • Ali yağmur yağacağını düşünmüyor ama her ihtimale karşı bir şemsiye taşımayı planlıyor.
  • Taşıma ücreti ne kadar.
  • Taşımamı istediğin bu mu?
  • Ali Mary'nin kanapeyi taşımasına yardım etti.
  • Uçak biraz yedek yakıt taşımalıdır.
  • Taşıma kartı iki hafta geçerlidir.
  • Bu divanı taşımama yardım et.
  • Bu bilgiyi Joana'ya taşıma.
  • Taşımak istediğin şeyin taşınmasına gerek yok.
  • Karıştırma tesisinden şantiyeye beton taşımak için doksan dakikamız var.

Taşıma anlamı, kısaca tanımı:

Taşıma su ile değirmen dönmez : "işi yapacak olanda yeteri kadar güç bulunmadıkça başkalarının küçük katkılarıyla sürekli ve büyük bir iş yürütülemez" anlamında kullanılan bir söz.

 

Taşıma sayısı : Bir iyon tarafından taşınan akımın geçen toplam akım miktarına olan oranı.

Aktif taşıma : Bir maddenin hücre zarından hücre içine veya dışına enerji harcanarak taşınması.

Toplu taşıma : Bir şehir halkının ulaşım gereksiniminin, çok sayıda insan taşımaya elverişli büyük taşıma araçlarıyla karşılanmasını sağlayan ulaşım sistemi.

Taşımacı : Başkalarının eşyasını istenilen yere taşımayı sağlayan kimse, nakliyeci, nakliyatçı.

Taşımacılık : İnsan, mal vb.nin çeşitli araçlarla bir yerden bir yere taşınması işi, nakliyecilik, nakliyat, transport.

Taşımak : Üstünde bulundurmak. Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek. Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak. Boru, kanal vb. ile sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak. Duymak, hissetmek. Giymek. Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek. Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek.

Taşımalı eğitim : İlköğretim öğrencilerinin köy vb. yerleşim yerlerinden okulun bulunduğu daha büyük merkezlere araçlarla taşınması yoluyla yapılmış olan eğitim.

Adını taşımak : Sahip olduğu adın sorumluluğunu yüklenmiş olmak. birinin adıyla anılmak.

Düğününde kalburla su taşımak : Bir yardımına karşılık olarak bekâr bir kimseye çok büyük bir yardımda bulunma sözü vermek.

Gizli din taşımak : Göründüğünden farklı bir din veya inanç sahibi olmak.

Kalburla su taşımak : Verimsiz, sonuçsuz bir işle uğraşmak.

Laf taşımak : Dedikodu ederek laf götürüp getirmek.

Lakırtı taşımak : Laf taşımak.

Omuzda taşımak : Çok saygı göstermek, yüceltmek, övmek.

Söz taşımak : Laf taşımak.

Toplu taşımacılık : Toplu taşıma yapma durumu.

Akışkan : Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.

Boyun : Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer. Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım.

Yüzeysel : Yüzey ile ilgili, sathi. Derine inmeyen, gelişigüzel, ayrıntılı olmayan, sathi.

Kuvvet : Yetke, erk, nüfuz. Güç. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Dayanıklı olma durumu. Şiddet, zor, cebir. Fiziksel güç, takat. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik. Bir ülkenin silahlı gücü.

Bileşke : Bir araya gelme, toplaşma, birleşme. Bir cisme uygulanan birkaç kuvvetin toplam etkisine eşit olan tek kuvvet, muhassala.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Yön, yan, doğrultu. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Yöre, yer. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri.

Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.

Taşıma aracısı : Tecimsel olan ya da olmayan malları taşıma işleriyle uğraşan aracı.

Taşıma araçları : Taşıma işlerinde kullanılan araçlar.

Taşıma belgesi : Malların yüklendiğini, gönderildiğini veya teslim alındığını gösteren belge.

Taşıma belgiti : [Bakınız: taşıma senedi] Taşıyıcının iki tıpkılı olarak düzenlediği ve bir tanesini imzalayarak mal ile birlikte alıcıya gönderdiği belgit.

Taşıma çubuğu : Panoları ya da gergileri taşımakta kullanılan demir çubuk.

Taşıma çubuğu keneti : Taşıma çubuğunda bulunan bezi kıstıran maden parça.

Taşıma dizgesi : Bir ülkede ya da kentte insan ve nesne taşımayı sağlamada yararlanılan yol, taşıt, durgunluk ve duralga gibi tüm araçlar ve bunlarla ilgili kolaylıkların oluşturduğu dizge.

Taşıma işleri : Mal, özdek ya da kişilerin çeşitli araçlarla bir yerden diğer bir yere taşınmaları.

Taşıma kafesi : Hayvanların taşındığı kafes.

Taşıma kapasitesi, k : Belli bir çevrenin sürekli olarak besleyebileceği belli bir türe ait maksimum birey sayısı.

Diğer dillerde Taşıma anlamı nedir?

İngilizce'de Taşıma ne demek? : n. carrying, carriage, transportation, transport, shipping, conduction, conveyance, freight, haulage, portage, removal, traction, transfer

Fransızca'da Taşıma : transport [le], transportation [la], port [le], portage [le], transfert [le]

Almanca'da Taşıma : n. Abfuhr, Abführung, Transport

Rusça'da Taşıma : n. переноска (F), перевозка (F), перевоз (M), транспортировка (F), транспортирование (N), вывозка (F), провоз (M)

adj. перевозочный