Conveying türkçesi Conveying nedir
- Tebliğ.
- Bir kişiden başka bir kişiye mülkiyet hakları devretme.
- Nakleden.
- Nakletme.
- Devir işlemi.
- İlbağ.
- Taşıyan.
- Taşıma.
- Nakil.
Conveying ingilizcede ne demek, Conveying nerede nasıl kullanılır?
Conveying plant : Taşıma tesisi. Sevk düzeni. Sevk tertibatı.
Convey a message : İleti göndermek. Mesajı iletmek. Mesaj iletmek.
Convey by mortgage : Rehin almak (ev vb).
Convey greetings : Selamlar göndermek.
Convey in a tube : Tüpte nakletmek.
Conveyance of goods : Mal sevki. Emtia nakli. Mal nakli. Mal gönderme.
Conveyance : Terk. Tebliğ. Devretme. Nakil. Vasıta. Aktarım. Götürme. İhbar. Gönderme. Araç.
Convey : Getirmek. (bilgi) aktarmak. Götürmek. İblağ etmek. Açığa çıkarmak. Devretmek. Yollamak. Yaymak. Taşımak. Bildirmek.
Conveyable : Menkul. İletilebilir. Söylenilebilir. Devredilebilir. Nakledilebilir. Taşınabilir.
Conveyance by land : Kara yolu taşımacılığı. Karayolu ile gönderme.
İngilizce Conveying Türkçe anlamı, Conveying eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Conveying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bearers : Getiren. Tabut taşıyıcı. Götüren. Hamil. Taşıyıcı.
Commentary : Eleştiri. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Anlatma. Şerh. Bir filmin görüntülerini açıklamak amacıyla yapılan konuşma. Röportaj. Bir konuyu, bir sorunu ya da bir yazıyı ayrıntılarına değin gözden geçirerek anlatma, yorumlama ve çözümleme işi. Açıklama. Televizyon haber izlencelerinde günün önemli bir olayı üzerine belirtilen görüş. Açımlama.
Convective : Isı ileten. Taşınımlı. Isı aktaran. Konveküf. İletme. Konvektif.
Carried on his back : Sırtına yükleme. Ağırlığı arkasında taşıma. Yükü sırtına alma.
Cargo : Gemi yükü. Emtea. Yük. Nakliye. Herhangi bir taşıma aracıyla taşınacak, taşınmakta olan veya taşınması bitmiş mal. Hamule. Kargo. Kargolamak.
The bearer : Destek. Tabut taşıyıcı. Tabut taşıyan kimse. Hamiline. Bu mektubu veya haberi veya harfi taşıyan kimse. Hamil. Tabut taşıyan. Mesnet. Taşıyıcı.
Bulletin : Haber bülteni. Broşür. Duyuru. Belleten. Dergi. İlan. Bülten. Bildiri.
Devolution : Terk. Devretme. İhtilal. Gerileme. Dejenereleşme. Yetkili kılma. Veraset. Yetki verme. Bozulma.
Carriage : At arabası. Navlun. Makinenin oynak parçası. Vagon. Taşımacılık. Tavır. Yürüyüş biçimi. Nakliye. Çocuk arabası. Nakliye ücreti.
Holder : Çek, bono, poliçe, gönderim belgesi, hisse senedi, tahvil vb. her türlü değerli kağıdı yasalara uygun olarak elinde bulunduran kişi. Tutamaç. Elmen. Kap. Hamil. Elinde bulunduran kimse. Tutan şey. Tutacak. Tutucu.
Conveying synonyms : legal transfer, conveyance of title, transferor, communicating, carrier, portage, livery, bringer, carryover, declaration, expressing, freight, communiques, bearer, forwarding, announcement, carry forward, conveyancing, portages, communique, carryovers, haulages, annunciations, announcing, beeret, conduction, backhaul, trundler, haulage, bringers, conveyor, annunciation, convection.

Bu kısımda Conveying kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Conveying ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Conveying anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Conveying ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.