Tekne nedir, Tekne ne demek
- Türlü işlerde kullanılmak için çoğu ağaçtan veya taştan yapılan, uzun ve geniş kap.
- Sızdırabilir veya sızdırmaz olarak yapılmış, levhaları bir parçadan oluşmuş, kulpları ve kulp delikleri bulunan, bir veya iki kişi tarafından taşınabilir üstü açık bir ambalaj türü.
- Geminin omurga, kaburga ve kaplamadan oluşan temel bölümü.
- Katmanlı kayaçların içeri doğru çukur, alçak bölümü, ineç, kemer karşıtı.
- Ut, tambur vb. çalgılarının sesi yükselten oyuk ve şişkin parçası.
- Bir tür küçük deniz taşıtı

- Havza.
"Tekne" ile ilgili cümle örnekleri
- "Bir taş teknenin üstünde doktor Abbas'ın ölüsünü kesti biçti." - Y. Kemal
- "Sefere kalkacak bir sürü tekne vardı limanda." - Halikarnas Balıkçısı
Yerel Türkçe anlamı:
Kaplumbağa.
Hamur teknesi
Çoğunlukla sebze ve meyve koymaya yarayan yarım küre biçiminde ağaç kap.
Buğday öğütülürken buğdayı taşın deliğine azar azar akıtan tahta depo.
Vapur.
Coğrafya'daki terim anlamı:
Bir kıvrımın çukur, alçak yeri. bk. kemer.
Madencilik terimi olarak kelime anlamı:
tekne (I)
tekne (II)
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Sürekli açındırma aygıtında çeşitli açındırma eriyiklerini taşıyan yan yana dizilmiş bu çeşit kaplardan her biri.
Film açındırmasında kullanılan, içine açındırmaç konulup film daldırılan kap.
Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:
Katmanlı kayaçların tekne biçiminde, yukarı doğru konkav bir yapısı. (Katmanlar teknenin içine doğru eğiktir.)
Yerkabuğunda oluşan basıklık.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Su değirmenlerinde içine öğütülecek buğday ya da bulgur konulan kap. (*Bünyan -Kayseri)
İçinde nohut ıslatılan tahta leblebici sandığı. (*Güdül -Ankara)
Ağacı derin oyarak yapılmış olan hamur yoğurma kabı. (Yenikent *Aksaray -Isparta; *Kemalpaşa -İzmir; Salman *Akkuş -Ordu; Esat Çiftliği *Terme -Samsun)
Bilimsel terim anlamı:
Çözelti kullanan işlemlerde, içine çözeltileri koymaya yarayan plastik ya da metal kap.
İngilizce'de Tekne ne demek? Tekne ingilizcesi nedir?:
syncline, basin, tank, apron tank, synkline
Fransızca'da Tekne ne demek?:
carpace
Osmanlıca Tekne ne demek? Tekne Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
havza
Tekne anlamı, tanımı:
Tekne kazıntısı : Kişilerin yaşları ilerlediğinde doğan çocukları.
Kaba tekne : Denizde seyretmeye, sefere uygun olmayan tekne.
Livarlı tekne : Avlanan balıkları canlı saklamak için denizde bağlantılı bölümleri olan gemi.
Duş teknesi : Duş yapmak amacıyla banyonun bir köşesine yerleştirilmiş, derinliği fazla olmayan tekne.
Gangama teknesi : Suyun dibini tarayan, sünger avcılığında kullanılan tekne türü.
Hamur teknesi : İçinde hamur yoğurmaya yarayan özel kap.
Mercan teknesi : Mercan avlamak için yapılmış olan özel bir tekne türü.
Tekneci : Sokaklarda balık satan kimse. Tekne, özellikle deniz teknesi yapan ve satan kimse.
Teknecilik : Teknecinin işi.
Teknetyum : Atom numarası 43, atom ağırlığı yaklaşık 98 olan, yapay olarak elde edilen radyoaktif element, mazuryum (simgesi Tc).
Açın gözü ekmek teknesinde olur : "kişinin tek düşüncesi, yaşaması için gerekli olan şeyi elde etmektir" anlamında kullanılan bir söz.
Türlü : Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek. Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.
Kullanılmak : Kullanma işine konu olmak.
Ağaç : Tahta, kereste. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.
Geniş : Bol (elbise). Eni çok olan, enli, vâsi. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Çok. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı. Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro.
Sızdırma : Sızdırmak işi.
Levha : Bir yere asılmak için yazılmış yazı, safiha. Tablo, resim. Tabela.
Parça : Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Nesne. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Pasaj. Müzik eseri. Güzel, alımlı kız veya kadın. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Tane.
Kayık : Bir yana kaymış. Kürek veya yelkenle yürütülen ufak tekne.
Bir : Sayıların ilki. Ancak, yalnız. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Aynı, benzer. Beraber. Bir kez. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Eş, aynı, bir boyda. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayı kadar olan. Sadece.
Tür : Başladığı noktada biten, bir veya daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılmış olan seyahat. Dolaşma. Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılmış olan iş.
Küçük : Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Küçük abdest. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Kısık, parlak olmayan (ses). Yaşı daha az olan. Geri aşamada.
Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Çokluk, yoğunluk. Aydaki düzlükler. Geniş alan. Bu su kütlesinin belirli bir parçası.
Havza : Samsun iline bağlı ilçelerden biri. Dağ veya tepelerle sınırlanmış, suları aynı denize, göle veya ırmağa akan bölge. Tekne. Bölge, mıntıka. Yer kabuğundaki kıvrımların çukur, alçak yeri, tekne.
Tekne dibi : Anne ve babaların yaşlıyken olan son çocukları
Tekne ekseni : Bir teknede, yanlar arasındaki açıyı ikiye bölen düzlemin, belli bir katman ile kesiştiği çizgi.
Tekne gazıntısı : Anne ve babaların yaşlıyken olan son çocukları.
Tekne koyağı : Gevşek kıvrımlı dağlarda, bir tekne oluğu boyunca uzanan koyaklara verilen ad.
Tekne koyak : Enine kesidi içbükey olan koyak.
Teknealan : Tokat kenti, Gökçeli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Teknecik : Bitlis kenti, Reşadiye bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzincan kenti, Refahiye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum ilinde, Aras nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. İçel ili, Aydıncık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Tokat şehri, Almus ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Van ili, Çatak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Tekneçukur : Niğde kenti, Ulukışla belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Teknede paklama : [Bakınız: durgun paklama]
Teknedüzü : Muş şehrinde, Çaylar bucağına bağlı bir bölge.
Tekne ile ilgili Cümleler
- Tekne bıraktığım yerde değil.
- Tom'un daha büyük bir tekneye ihtiyacı var.
- Tekne akıntıyla sürüklendi.
- Tekne alabora oldu.
- Yarın Tom'u bir tekne gezisine götürüyorum.
- Bir tekne istiyorum.
- Tekne akıntıya karşı gidiyor.
- Ben tekneye geri yüzdüm.
- Tekne çok kalabalıktı.
- Sadece bir tekne aldım.
- Gölde birkaç tekne var.
- Tekne batıyor.
- Tekne aldığını duydum.
- O şimdi teknede.
Diğer dillerde Tekne anlamı nedir?
İngilizce'de Tekne ne demek? : n. boat, ship, hull, trough, tub, bottom, glider, vat, vessel
Fransızca'da Tekne : cuve [la]
Almanca'da Tekne : n. Becken, Bottich, Mulde, Trog, Wanne, Zuber
adj. Bottich-
Rusça'da Tekne : n. корыто (N), лохань (F), чан (M), ванна (F), судно (N), лодка (F), посудина (F), унитаз (M), желоб (M)

Bu kısımda Tekne nedir? Tekne ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tekne tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tekne hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.