Synkline türkçesi Synkline nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Katmanlı kayaçların tekne biçiminde, yukarı doğru konkav bir yapısı. (katmanlar teknenin içine doğru eğiktir.).
  • Tekne.

İngilizce Synkline Türkçe anlamı, Synkline eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Synkline ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Syncline : Çökük katman. Bir kıvrımın çukur, alçak yeri. bk. kemer. İneç. Senklinal.

Acrozone : Uç kuşağı. Menzil zonu. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar.

Absolute chronology : Salt çağbilimi. Mutlak kronoloji. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi.

Glider : Elcik. Planör pilotu. Kayık. Planör. Kayakçı.

Abyss : Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Uçurum. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Abis. Varta. Derinlik. Tamu. Dipsiz gibi görünen yer. Cehennem.

Keeve : Harç teknesi.

Floatage : Su üstünde yüzen tekne enkazı. Bot. Yüzen nesne. Yüzebilirlik. Yüzen döküntü. Yüzme kabiliyeti. Yüzen çer çöp. Suya batmama.

Apron tank : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Film açındırmasında kullanılan, içine açındırmaç konulup film daldırılan kap. sürekli açındırma aygıtında çeşitli açındırma eriyiklerini taşıyan yan yana dizilmiş bu çeşit kaplardan her biri.

 

Abysal environment : 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı. Derin ova.

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Synkline synonyms : agricultural geology, adjacent rock, hull, boated, algonkian, alcalic fumarole, absolute age, basin, gliders, acid fumarole, boat, bottoms, tray, abrasive power, after shock, hulling, synclines, alkali rocks, adventive cone, aggregats, tank.