Acrozone türkçesi Acrozone nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Menzil zonu.
  • Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar.
  • Uç kuşağı.

Acrozone ingilizcede ne demek, Acrozone nerede nasıl kullanılır?

Macrozoom : Değişir odaklı merceklerin, çok yakındaki konuları da seçiklikle saptayabilen çeşidi. ("macrozoom", merceğin tecim adıdır). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Macrozoom.

Acro : Akro. Yükseklik. Yüksek.

Acroamatic : Aristo öğretilerine ait. Akroamatik.

Acroarthritis : Akroartrit.

Acroasphyxia : Akroasfiksi.

Acrobatically : Akrobatik bir şekilde. Akrobatik hareket tarzıyla. Jimnastiğe ait olarak.

Acrobatic dance : Çeşitli becerilerin ve cambazlıkların gösterildiği dans. Becerisel dans.

Acrobatical : Akrobatik.

Acrobacy : Akrobasi. Oyuncunun göz pekliğini ve gövdesel esnekliğini arttıran, aynı zamanda önemli sahnelerde hiç düşünmeden güç bir davranışı başarabilme yeterliğini sağlayan hareket. cambazlık.

Acrobatic flying : Akrobatik uçuş.

İngilizce Acrozone Türkçe anlamı, Acrozone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Acrozone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Appendage : Daha büyük ya da önemli bir şeye eklenmiş şey. Başkasına muhtaç kimse. Apendaj. Mülhakat. Ek. Askıntı. Uzantı. Vücut uzantısı. Katkı. Zeyil.

 

Aggregats : Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri. Topluluk.

Outgrowth : Çıkıntı. Doğal sonuç. Akıbet. Fazlalık. Sürgün. Fazla büyüme. Doğal bir gelişme. Büyüyen. Bitkilerin değişik uzunluk ve büyüklükteki, genellikle yapraksız, küçük filiz ve dalcıkları, hlk. ishal.

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Beast : Hoş olmayan veya tatsız şey. Kaba kimse. Canavar. Çirkin yaratık. Hayvan. Sevimsiz kimse.

Acid fumarole : 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Asit tüten. Ekşit (asit) tüten. Asit fümarol.

After shock : Artçı sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Art sarsıntı. Artçı şok.

Sperm : Döl. Sperm sayısı. Erkek eşey hücresi. bir başı, gövdesi ve harekete yarayan bir kuyruğu ve türlere göre değişik şekli olan, yumurtaya göre çok küçük ve yumurtayı dölleme kabiliyeti olan hücre. spermatozoon, sperm. Sperm. İspermeçet mumu. Atmık. Balina yağı. Tohum. Sperma.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

Acrozone synonyms : animate being, sperm cell, rangezone, abysal environment, spermatozoan, adventive cone, brute, process, abyss, animal, agricultural geology, absolute chronology, creature, fauna, absolute age, algonkian, alkali rocks, abrasive power, alcalic fumarole, spermatozoon.