Beast türkçesi Beast nedir

  • Çirkin yaratık.
  • Canavar.
  • Sevimsiz kimse.
  • Hoş olmayan veya tatsız şey.
  • Kaba kimse.
  • Hayvan.

Beast ile ilgili cümleler

English: A tiger is a beast of prey.
Turkish: Kaplan yırtıcı bir hayvandır.

English: You really have to control your jealousy. It's like a beast inside of you.
Turkish: Gerçekten kıskançlığını kontrol etmek zorundasın. O senin içindeki bir canavar gibidir.

English: He raged like a wild beast.
Turkish: O, vahşi bir hayvan gibi kudurdu.

English: As the lion is king of beasts, so is the eagle king of birds.
Turkish: Aslan hayvanların kralı iken, kartal da kuşların kralıdır.

English: It was a strange beast.
Turkish: O tuhaf bir hayvandı.

Beast ingilizcede ne demek, Beast nerede nasıl kullanılır?

Beast of burden : Hayvan. Yük hayvanı.

Beast of prey : Yırtıcı hayvan.

Beast with two backs : İki sırtlı hayvan. (argo terim) seks yapan iki insan (shakespeare'in othellosundan).

Make the beast with two backs : Sevişmek (ingiliz argosu).

The beast in us : İçimizdeki canavar.

Beastings : Ağız sütü. Ön süt. İneğin doğumdan sonraki ilk sütü. İlk süt. Ağız. İlk gelen süt.

Beastlier : Çirkin. İstenilmeyen. Kaba. Kötü. Berbat. Sevimsiz. Hayvan gibi. Beğenilmeyen. Hayvanca. Sevilmeyen.

Beauty and the beast : Güzel ve çirkin bir canavara aşık olan güzel bir kızı anlatan bir peri masalı. Güzel ve çirkin.

 

Beastie boys : Ünlü bir amerikan rock grubu.

Beastie : Böcek. (gayriresmi) küçük hayvan. Küçük canlı. Küçük yaratık. Küçük böcek.

İngilizce Beast Türkçe anlamı, Beast eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conceptus : Gelişen implante olmuş embriyoyu tanımlamak için kullanılan bir terim. Cenin. Gelişen implante olmuş embriyo. Konseptüs. Konseptus.

Animal tissue : Hayvan derisi. Hayvansal doku. Hayvan dokusu.

Survivor : Felaketzede. Ölümden dönen kimse. Hayatta kalan. Geride kalan. Kurtulan. Sağ kalan. Kazazede. Ayakta kalan şey. Varis.

Prey : Av. Şikar. Avlayarak yaşama. Avcı tarafından avlanan hayvan. Yağmaya gitmek. Avlamak. Hayvanın avı. Soymak. Yem.

Aggressor : Saldıran. Saldırgan. Mütecaviz. Tecavüz eden. Saldırgan kimse. Saldırgan ülke. Saldırgan kişi. Mütecaviz kişi.

Savage : Vahşice ısırmak (hayvan). Tepesi atmış. Vahşi. Barbar. Canavar ruhlu. Tepelemek (hayvan). Vahşice saldırmak. Paralamak. Yırtıcı. Vahşi adam.

Biped : İki ayaklı. İkiayaklı. Biped. İki ayaklı yaratık. İki ayaklı (zooloji terimi). İki ayaklı hayvan. İki ayaklı hayvanlar, bipedal hayvanlar. İkiayaklı yaratık.

Wolf : Akortsuzluk. Çapkın. Kurtçuk. Kadın avcısı. Kurt (takımyıldızı). Zampara. Kurt gibi yemek. Yalayıp yutmak. Kurt. Börü.

Boors : Zonta. Hödük. Kaba adam. Beceriksiz. Ayı (argo terim). Kaba. Hırt. Ayı. Maganda. Yontulmamış tip.

Drips : Damla damla akmak. Damlatmak. Damla. Damlalıkla sıvı verme. Damlamak. Sızdırmak. Akıtmak.

 

Beast synonyms : sea animal, moulter, marine creature, kingdom animalia, migrator, animate being, creepy crawly, work animal, sea creature, animalia, pleurodont, molter, homotherm, range animal, attacker, beasts, brazers, animal, animal kingdom, pureblood, churls, assailant, imps, beast of burden, adult, dripped, impings, imping, mate, fauna, faggot, invertebrate, churl.

Beast zıt anlamlı kelimeler, Beast kelime anlamı

Male : Bay. Eril. Erkek fiş. Erkek. Spermatozoonları meydana getirecek üreme sistemine sahip olan organizma.

Female : Atletizmi uğraş edinip, dallarındaki bayanlar arası yarışlara katılan sporcu. Bayan atlet. Dişi gamet veya yumurta meydana getiren birey veya yavru doğuran organizma. İçi oyuk öğe. Dişilere ilişkin. Atletizm, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kadın. Dişil. Kadınlara ait. Dişi.

Beast ingilizce tanımı, definition of Beast

Beast kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Including man, insects, etc. An animal. Any living creature.