Survivor türkçesi Survivor nedir
- Felaketzede.
- Hayatta kalan.
- Geride kalan.
- Sağ kalan.
- Varis.
- Kazazede.
- Ayakta kalan şey.
- Kurtulan.
- Ölümden dönen kimse.
Survivor ile ilgili cümleler
English: Ali was the only survivor of the crash.
Turkish: Ali kazadan tek kurtulandı.
English: Jale is the only survivor of the plane crash.
Turkish: Jale, uçak kazasından sonra tek hayatta kalandır.
English: Ali and Mary are the only survivors.
Turkish: Ali ve Mary tek hayatta kalanlar.
English: According to the chief of police, there were no survivors.
Turkish: Polis şefine göre hayatta kalan yoktu.
English: Moustapha wasn't the only survivor of the massacre.
Turkish: Katliamda hayatta kalan sadece Mustafa değildi.
Survivor ingilizcede ne demek, Survivor nerede nasıl kullanılır?
Survivor function : Yaşama devam işlevi. Sağ kalan fonksiyon.
Marginal survivor function : Marjinal sağ kalan fonksiyonu.
Earthquake survivor : Depremzede.
Survivors : Varis. Sağ kalan. Kazazede. Hayatta kalan. Geride kalan. Kurtulan.
Survivorship : Sağ kalma.
Survival kit : Hayat-ı idame kiti.
Survival of the fittest : Doğal seleksiyon. Güçlü egemenliği. En güçlünün hayat kalması. En güçlü olanın yaşamasını sürdürme ilkesi.
Survivable : Kalımlı.
Survival model : Sağ kalım modeli.
Survival curve : Sağ kalım eğrisi. Hayatta kalım eğrisi. Radyobiyolojide uygulanan radyasyon dozu ile canlı kalan hücrelerin oranı arasındaki ilişkiyi gösteren eğri. doz inaktivasyon eğrisi. Hayatta kalma eğrisi. Canlı kalma eğrisi. Canlılık eğrisi.
İngilizce Survivor Türkçe anlamı, Survivor eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Survivor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Castaway : Reddedilmiş. Gemi kazazedesi. Deniz kazasına uğrayıp ıssız bir kıyıda mahsur kalan kimse. Çürüğe çıkarılmış. Deniz kazazedesi. Reddedilmiş şey. Serseri. Atılmış. Kazazede (gemi).
Heiring : Kalıtçı. Mirasçı. Kendisine miras kalan şahıs.
Inheritors : Mirasçı. Verese.
Heiresses : Kadın varis. Mirasçı. Bayan mirasçı. Bayan varis. Kadın mirasçı. Mirasçı kadın.
Brute : Yabani. Kaba. Bir görünçlüğün aydınlatılmasında kullanılan, güçlü bir ışık kaynağı bulunan, özel yapısıyla bu ışık kaynağından çıkan ışık demeti düzenlenebilen ışıtaç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Genellikle renkli film çeviriminde kullanılan en büyük boy işlik ışıldağı. Işıldak. Akılsız. Hayvani. Vahşi hayvan. Mantıksız.
Casualty : Arıza. Acil servis. Ölü. Zayiat. Kaza. Şehit. Yaralı. Kayıp. Yaralı veya ölü.
Victim : Mağdur. Mağdur kimse. Av. Maktul. Kurban.
Unfortunate : Mutsuz. Uygunsuz. Makus. Kara bahtlı. Yersiz. Kadersiz. Şanssız kimse. Zavallı. Başarısız. Bahtsız.
Survivor synonyms : subsister, animate being, survivors, survivers, surviving, fauna, heritor, shipwrecked, beast, escapers, sufferer, sufferers, animal, heirs, heritors, in arrears, inheritor, heir, disaster victim, inheritrix, escaper, creature, stragglers, straggler, obstinately, heres, stragglier, devisees, wrecked, devisee, surviver, fell behind, straggly.
Survivor ingilizce tanımı, definition of Survivor
Survivor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who survives or outlives another person, or any time, event, or thing.

Bu kısımda Survivor kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Survivor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Survivor anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Survivor ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.