Mirasçı nedir, Mirasçı ne demek

  • Kalıtçı.
  • Başkasının iyi veya kötü yönlerini aynı biçimde ortaya koyan

"Mirasçı" ile ilgili cümleler

  • "Aradım buldum tarlanın mirasçısını, adamı Ödemiş'ten aldım geldim." - N. Cumalı
  • "Anasının kıskançlığına mirasçı olan çelimsiz solgun çocuk da yaşamayacağa benziyordu." - H. R. Gürpınar

Hukuki terim anlamı:

kalıtçı, kanûnî ~: yasal kalıtçı, mansûb ~: atanmış kalıtçı. (ikamede) nâm -zed ~: son kalıtçı. ön ~ : ön kalıtçı.

Mirasçı anlamı, tanımı:

Miras : Bir neslin kendinden sonra gelen nesle bıraktığı şey. Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet, kalıt, bırakıt, tereke. Kalıtım yoluyla gelen herhangi bir özellik.

Mira : Arazi üzerinde seçilmiş bir işaret noktasının düşeyini gösteren, yön belirtmek için uzaktan gözlenen, geometrik biçimli tahta lata.

Kalıtçı : Bir kalıttan yasalar gereğince yararlanan kimse, mirasçı, vâris.

Başkası : Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi.

Aynı : Başkası değil, yine o. Benzer. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Aralarında ayrım olmayan.

Biçim : Biçme işi. Herhangi bir şeyin benzeri. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Tarz. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl.

 

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Mirasçı ile ilgili Cümleler

  • Servet mirasçılar arasında eşit olarak bölündü.
  • O, tek çocuk olduğu için, tek mirasçıydı.
  • Mirasçılar, paranın paylaşımı konusunda kayga etmeye başladılar.
  • Zengin tüccar çocuğu evlatlık aldı ve onu mirasçısı yaptı.
  • Türkiye, Osmanlı Devleti'nin mirasçısıdır.

Diğer dillerde Mirasçı anlamı nedir?

İngilizce'de Mirasçı ne demek? : n. heir, heritor, inheritor, devisee, distributee, remainderman

Fransızca'da Mirasçı : héritier/ière [le][la], légataire [le]

Almanca'da Mirasçı : n. Erbe, Erbfolger, Nacherbe

Rusça'da Mirasçı : n. наследник (M)