Castaway türkçesi Castaway nedir

  • Serseri.
  • Gemi kazazedesi.
  • Deniz kazasına uğrayıp ıssız bir kıyıda mahsur kalan kimse.
  • Reddedilmiş kimse.
  • Reddedilmiş.
  • Atılmış.
  • Reddedilmiş şey.
  • Çürüğe çıkarılmış.
  • Kazazede.
  • Deniz kazazedesi.
  • Kazazede (gemi).

Castaway ingilizcede ne demek, Castaway nerede nasıl kullanılır?

Castaways : Kazazede (gemi). Deniz kazazedeleri. Reddedilmiş kimse. Reddedilmiş şey.

Castalia : North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. İowa eyaletinde şehir. Kastalya.

Castanea : Ağaç türü.

Castanedas staining method : Riketsiyaların ortaya konmasında kullanılan bir boyama yöntemi. sürme froti, metilen mavisi ve sonra da safranin o ile boyanır, yıkanır ve kurutulur. etkenler kırmızı renkte hücrelerin içerisinde mavi renkte boyanır. Castaneda boyama yöntemi.

Castanet : İspanyol çalparası. Kastanyet. Parmaklara takılan zil.

Cast a fishing line : Olta atmak.

Cast a chill upon : Soğuk duş etkisi yapmak. Soğukluk getirmek.

Jocasta : (yunan mitolojisi) oğlu olduğunu bilmeyerek oedipus ile evlenen thebes kraliçesi.

Cast a damp over : Engel çıkarmak. Aksatmak.

Castanets : Kastanyet. Küçük elde tutulan vurmalı enstrüman. Çalpara.

İngilizce Castaway Türkçe anlamı, Castaway eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Castaway ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Excised : Temizlemek. Vergi koymak. Kesmek. Vergilendirmek. Almak. Eksize. Kesilmiş. Eksize edilmiş. Kesip atılmış.

Sufferers : Mağdur. Çeken kimse. Mustarip olan kimse (bir hastalıktan). Hasar gören. Kurban. Acı çeken kimse. Hasta. Dertli kimse. Hastası olan kimse (bir illetin).

Dosser : Küfe. Ucuz pansiyonda kalan kimse. Evsiz. Beleşçi tip. Avare. Nerede olsa yatan kimse. Sırtta taşınan sepet.

Disowned : İnkar etmek. Reddetmek. Tanımamak. Yadsımak. Reddedilen. Sahip çıkmamak.

Pariah : Toplum dışı bırakılmış kimse. Toplumdan dışlanmış kimse. Toplumun kabul etmediği kimse. Parya. Aşağı tabakadan kimse. Dışlanmış kişi.

Embarked : Uçağa bindirmek. Kalkışmak. Bindirmek. Girişilmiş. Yatırılmış. Yolcu almak. Girişmek. Yüklenmiş. Yatırmak.

Spurned : Reddetmek. Tepmek. Hiçe saymak. Tekme atmak. Geri çevirmek.

Disposed : Eğilimli. Mütemayil. Hevesli. İstekli. Meyilli. Niyetli. Hazır.

Bummer : Aylak. Otlakçı. Kötü olay veya deneyim.

Castaways : Deniz kazazedeleri.

Castaway synonyms : shipwreck survivor, religious outcast, ishmael, harijan, rejected, drifting, unfortunate person, dawdler, a bad lot, sufferer, dalliers, disaster victim, untouchable, dossers, dumped, adrift, heretic, repudiated, survivors, jilted, nob end, shipwrecked, non accepted, wrecked, misbeliever, errant, drifter, ejaculated, victim, rocked, laid, abandoned person, discarded.

Castaway ingilizce tanımı, definition of Castaway

Castaway kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Rejected. Of no value. One who, or that which, is cast away or shipwrecked. Useless.