Bummer türkçesi Bummer nedir

Bummer ile ilgili cümleler

English: It was a bummer.
Turkish: Yazık oldu.

English: Ah, bummer!
Turkish: Oh, serseri!

English: That's a bummer.
Turkish: Bu bir serseri.

English: "I can't go dancing with you." "Bummer."
Turkish: "Seninle dans etmeye gidemem." "Serseri."

Bummer ingilizcede ne demek, Bummer nerede nasıl kullanılır?

Bummers : Aylak. Serseri. Kötü olay veya deneyim. Otlakçı.

Bummed : Cesareti kırılmış. Morali bozuk. Hayal kırıklığına uğramış. Karamsar.

Bummest : Berbat. Beş para etmez. Bozuk.

Bumming : Otlakçı. Dilenci. Otlakçılık etmek. Aylaklık etmek. Aylak aylak dolaşmak. Otlanmak. Boş gezenin boş kalfası. Anaforcu. Otlakçılık yapmak. Dilenmek.

Bum about : Amaçsız dolaşmak.

Bumbershoot : (komik argo) şemsiye. Şemsiye.

Bum steer : Yanlış bilgi. Yanlış bilgi verme.

Bum around : Boş boş gezinmek. Oyalanmak. Başıboş takılmak. Aylak aylak dolaşmak. Aylakça zaman harcamak. Aylaklık etmek. Başıboş dolaşmak. Serserilik etmek.

Bum : Otlakçılık yapmak. Anaforcu. Otlanmak. Dilenmek. Boş gezenin boş kalfası. Aylaklık etmek. Otlakçılık etmek. Otlakçı. Aylak aylak dolaşmak. Dilenci.

Bumbag : Kemer benzeri küçük bir kayışla bel etrafına bağlanan küçük kese. (ingiliz ingilizcesi) bel çantası.

 

İngilizce Bummer Türkçe anlamı, Bummer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bummer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bumming : Otlakçılık yapmak. Dilenmek. Aylak aylak dolaşmak. Otlakçılık etmek. Anaforcu. Boş gezenin boş kalfası. Dilenci. Aylaklık etmek. Otlanmak.

Irritation : Kaşındırma. Rahatsızlık. Sinirlendirme. Sinirlilik. Hiddet. Deri veya mukozada tahriş edici etken nedeniyle oluşan iltihap öncüsü durum. Tahriş etme. İritasyon. Tahriş.

Botheration : Rahatsız etme. Hay allah!. Tüh!. Hay allah. Tüh. Üzüntü. Dert. Sıkıntı.

Scroungers : Hırsız. Beleşçi.

Hobo : Kaldırım mühendisi. Amele. Hayta. Avare. Gezici rençper. Berduş. Boş gezenin boş kalfası. Gezici rençber.

Ligger : Beleşçi.

Cadger : Beleşçi. Parazit. Anaforcu. Dilenci. Otlamak.

Moocher : Beleşçi.

Dawdlers : Avare. Boş gezenin boş kalfası.

Bummer synonyms : bummers, scrounger, dossers, dallier, dawdler, cadgers, down and out, vexation, bum, free rider, effect, hobos, freeloaders, dilatory, drifting, floater, moochers, adrift, faineant, dosser, annoyance, castaway, drifter, scroungy, a bad lot, drifters, hoboing, do nothing, freeloader, schnorrer, errant, dalliers, gangrel.

Bummer ingilizce tanımı, definition of Bummer

Bummer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A dissipated sponger. An idle, worthless fellow, who is without any visible means of support.