Synclines türkçesi Synclines nedir

  • Senklinal.
  • Tekne.
  • Çökük katman.
  • İneç.

Synclines ingilizcede ne demek, Synclines nerede nasıl kullanılır?

Geosynclines : Yeryüzü yüzeyinin aşağı doğru olan eğrisi (jeoloji). Yer teknesi. Jeosenklinal.

Syncline : Bir kıvrımın çukur, alçak yeri. bk. kemer. İneç. Tekne. Senklinal. Çökük katman.

Geosyncline : Jeosenklinal. Çok kez iki ana kara arasında yer alan, dibi, biriken tortuların ağırlığı arttıkça çöken ve dağ oluşumlarının beşiği sayılan çukurluklara verilen ad. Yer teknesi. Yeryüzü yüzeyinin aşağı doğru olan eğrisi (jeoloji).

Miogeosyncline : Yarım yerteknesi. Bir ilkel yerteknesinin özdeksel kesiminin oluşmasından sonraki bir evrede, kıvrılmaya başlayan kenar kesimleri.

Orthogeosyncline : Bir kıta kalkanının (kraton) çevresindeki ilkel geniş yerteknesi kuşağı. Ara yerteknesi.

Geosynclinal : Jeosenklinal ile ilgili. (jeoloji) jeosenklinale ait. Yeryüzü yüzeyinin aşağı doğru olan eğrisi ile ilgili. Jeosenklinal.

Synclitism : Sinklitizm.

Synclastic : Eş eğrikli.

Synclinal valley : Senklinal vadisi. Tekne koyağı. Gevşek kıvrımlı dağlarda, bir tekne oluğu boyunca uzanan koyaklara verilen ad.

Synclinorium : Teknelik. Küçük kemer ve teknelerle yapılı, tümü birden bir tekne biçiminde olan büyük kıvrım topluluğu. Sinklinoryum.

 

İngilizce Synclines Türkçe anlamı, Synclines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Synclines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boat : Sandal. Çırnık. Küçük boyda tek ve yekpare direkli, üçgen biçiminde üç yelkeni bulunan ve 200 tona kadar kapasiteli yelkenli gemi. Kayıkla gezmek. Taka. Tekne (gemi veya vapur veya sandal veya yat gibi). Vapur. Kayıkla taşımak. Çeşitli boy ve biçimlerde, kürek, yelken veya motorla hareket eden balık avlamak için veya belirli ağılıkta yük taşımak için kullanılan güvertesin küçük tekne.

Hulling : Kabuğunu soymak. Kabuğunu çıkarmak. Kabuğunu ayıklamak (içini çıkarmak için ceviz veya fıstık veya bezelye vb'nin). Gövde. Çerez kabuğu. Zarf. Kabuk. Kabuk (ceviz veya fıstık veya bezelye vb). Türlü işlerde kullanılan ağaçtan uzun ve geniş kap.

Synkline : Katmanlı kayaçların tekne biçiminde, yukarı doğru konkav bir yapısı. (katmanlar teknenin içine doğru eğiktir.).

Boated : Bot. Tekne (gemi veya vapur veya sandal veya yat gibi). Sandal. Kayıkla taşımak. Gemi. Kayık. Sandalla gezmek. Vapur. Kayıkla gezmek.

Tank : Sarnıç. Tüp. Birikimlik. Hapishane koğuşu. Film açındırmasında kullanılan, içine açındırmaç konulup film daldırılan kap. sürekli açındırma aygıtında çeşitli açındırma eriyiklerini taşıyan yan yana dizilmiş bu çeşit kaplardan her biri. Depo. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Su deposu. Hapishane.

Bottoms : Popo. Kıç (argo terim). Dip tortu. Gemi omurgası. Alt kenarlar. Dayanma gücü. Dip. Tortu. Kabın dibinde toplanan sıvı. Temel.

 

Synclinal : Eş eğimli. Oluk biçimi.

Floatage : Yüzme kabiliyeti. Yüzebilirlik. Yüzen döküntü. Yüzen çer çöp. Yüzen nesne. Bot. Suya batmama. Su üstünde yüzen tekne enkazı.

Gliders : Kayakçı. Elcik. Planör. Planör pilotu. Kayık.

Keeve : Harç teknesi.

Synclines synonyms : tray, apron tank, hull, glider, syncline, basin.

Synclines zıt anlamlı kelimeler, Synclines kelime anlamı

Anticlinal : Yukaçla ilgili. Antiklinal. Merkezi bir eksenden iki yana doğru inen (jeoloji). Yukaçsal.