Blindest türkçesi Blindest nedir

Blindest ingilizcede ne demek, Blindest nerede nasıl kullanılır?

Blinded : Kör etmek. Karartılmış. Göz kamaştırmak. Hızlı sürmek. Saklamak.

Blinder : Yarışta üstün performans. Büyük başarı. Görüşü engelleyen şey. Işıldağın önünde, menteşeli ya da sürgülü kepenk takı; bununla ya ışın demetinin bir bölümü yok edilir ya da sahnedeki nesneye göre ışın demetine biçim verilir. Alem. Işıldak kepengi. At gözlüğü. Görüşü engelleyici.

Blinders : Görüşü engelleyen şey.

War blinded : Savaşta kör olmuş.

Blind algorithm : Gözü kapalı algoritma.

Blind as a mole : Kör mü kör. Aşırı derecede görme sorunu olan. Kör. Yarasa gibi kör. Köstebek gibi kör.

Blind archway : Körkemer.

Blind alley : Sonu olmayan şey. Fomiks. Çıkmaz sokak. Açmaz. Sonucu umutsuz iş. Çıkmaz.

Blind booking : Filmin daha çevrilmekteyken ya da alıcı tarafından izlenmeksizin kiralanması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görmeden kiralama.

Blind carbon copy : Görünmeyen mektup kopyası.

İngilizce Blindest Türkçe anlamı, Blindest eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Blindest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Freewheeling : Serbest. Vurdumduymaz. Dikkatsiz. Pervasız. Tasasız. Kayıtsız. Kaygısız. Serbest gidiş.

Obtund : Gidermek. Hafifletmek (ağrıyı). Köreltmek (uç, bıçak, vs.). Ağrıyı dindirmek. Acıyı dindirmek.

Dead from the neck up : Aptal. (argo terim) aptal. Anlama yeteneğinden yoksun. Zeki olmayan. Geri zekalı. Salak. Kafası basmayan.

Backdoor : Arka kapı. Gizli giriş. Saklı. El altından olan. Bir bilgisayar sistemine veya o sistem içindeki veriye belgesiz erişim geçişi (bilgisayar). Sır. Sisteme izinsiz erişim geçişi. Kaçamak. Arkakapı.

Blunted : Küntleşmiş. Kör keskin olmayan. Esrar içip kafası uçmuş. Körleşmiş. Baskılanmış. Kesmek (iştah vb).

Eyelessness : Körlük.

Airy fairy : Maval. Nazik (ingiltere ingilizcesi). Hayali. Hikaye. Hayal ürünü. Gerçeğe dayanmayan (resmi olmayan ). Pratik olmayan.

Cloaks : Palto. Örtbas etmek. Örtü. Gizlemek. Paravan. Yelek. Manto. Bahane. Örtmek.

Set on edge : Huzursuz. Sinirlendirmek. Sinirli. Endişeli. Kamaşmak. Kaygılı.

Behind closed doors : Kapalı kapılar arkasında. Kapalı kapılar ardında.

Blindest synonyms : figural blindness, visual impairment, vision defect, legal blindness, anopia, snowblindness, visual disorder, coded, blearing, cap, glittered, unseeing, blunting, brutes, flighty, bar, clandestine resistance, sparkle, cecity, concealed, deadens, close down, ballocks, eyeless, bird shot, blunt, blind as a bat, cramped, duller, dull, unreadable, blind person, cloak.

 

Blindest zıt anlamlı kelimeler, Blindest kelime anlamı

Sighted : Kör olmayan. Gözleri gören.