Blunted türkçesi Blunted nedir

  • Körleşmiş.
  • Kör keskin olmayan.
  • Esrar içip kafası uçmuş.
  • Küntleşmiş.
  • Kesmek (iştah vb).
  • Baskılanmış.
  • Köreltmek.

Blunted ile ilgili cümleler

English: I blunted one.
Turkish: Birini bıçtım.

Blunted ingilizcede ne demek, Blunted nerede nasıl kullanılır?

Blunter : Köreltmek. Kör. Azaltmak. Patavatsız. Küt. Anlayışsız. Açık sözlü. Duygusuz. Körelmiş. Kör (bıçak vb).

Bluntest : Kör (bıçak vb). Duygusuz. Kör (bıçak). Körletmek. Patavatsız. Köreltmek. Körleştirmek. Kör. Küt. Anlayışsız.

Blunt dissection : Künt disseksiyon. Kanama olmaması için dokuların küt olarak ayırt edilmesi. Küt diseksiyon.

Blunt drill : Kör burgu.

Blunt end : Küt uç. Endonükleaz enzimleri ile kesilen iki dna ipliğinin aynı hizada sonlanmış uçları.

Bluntness : Pervasızlık. Açık sözlülük. Körlük. Kesmezlik. Patavatsızlık. Körelmişlik.

Speak bluntly : Dobra dobra söylemek. Açık açık konuşmak.

Become blunt : Kütleşmek. Körelmek. Körleşmek.

Blundell bond system gmm estimator : Blundell-bond sistem gmm tahmincisi.

Bluntly : Dobra dobra. Açıkça. Açık açık.

İngilizce Blunted Türkçe anlamı, Blunted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blunted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Dampen : Tavlamak. Tadını kaçırmak. Nemlendirmek. Islanmak. Azaltmak (titreşimi). Söndürmek. Islatmak. Kaçırmak. Gölge düşürmek.

Atrophying : Körelme. Dumura uğratmak. Dumura uğramak. Körelmek.

Blunt : Anlayışsız. Duygusuz. Küt. Kaba. Açık. Körelmiş. Keskin olmayan. Dobra dobra.

Damped : Hararetini azaltmak. Sönümlü. Gücünü azaltmak. Nemlendirmek. Islatmak. Söndürmek. Sindirmek.

Blunting : Küntleşme. Kütleştirme. Baskılama. Düzleştirme.

Dulled : Uyuşturmak. Donuklaştırmak. Körelmiş. Kütleştirilmiş. Köreltilmiş. Kütleştirmek. Sersemletmek. Duygularını köreltmek.

Blind : Saklamak. Körletmek. Göz almak. Alem. Gözünü almak. Bahane. Jaluzi. Pusu. Kamaştırmak. Kör etmek.

Blindest : Görmeyen. Düşüncesiz. Kör etmek. Saklamak. Gözünü almak. Gizli. Kapatmak. Göz almak. Kamaştırmak. Saçma.

Blunts : Anlayışsız. Kısa dikiş iğnesi. Duygusuz. Lafını esirgemeyen. Kör. Küt. Azaltmak. Kör (bıçak vb). Körletmek.

Dampening : Islatmak. Tadını kaçırmak. Nemlenmek. Nemlendirme. Islatma. Kırmak. Nemlendirmek. Söndürmek. Islanmak.

Blunted synonyms : atrophy, atrophies, dampens, blunter, pressed, damp down, bluntest, dull, suppressed.

Blunted zıt anlamlı kelimeler, Blunted kelime anlamı

Sharp : Oyunda hile yapmak. Tizleştirmek. Ani. İğneli. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ani ve sert. Keskin. Ekşimsi. Aniden. Diyez nota.