Blinded türkçesi Blinded nedir
- Kör etmek.
- Hızlı sürmek.
- Saklamak.
- Göz kamaştırmak.
- Karartılmış.
Blinded ile ilgili cümleler
English: She was blinded by the glare of headlights and could not avoid the accident.
Turkish: O, farların parlamasıyla kör oldu ve kazadan kaçınamadı.
English: I was momentarily blinded.
Turkish: Geçici olarak kördüm.
English: Ali was blinded.
Turkish: Ali kördü.
English: One who is blinded by love, admires even a monster.
Turkish: Aşk tarafından kör edilen biri, canavara bile hayran olabilir.
Blinded ingilizcede ne demek, Blinded nerede nasıl kullanılır?
War blinded : Savaşta kör olmuş.
Blinder : Alem. Yarışta üstün performans. Işıldağın önünde, menteşeli ya da sürgülü kepenk takı; bununla ya ışın demetinin bir bölümü yok edilir ya da sahnedeki nesneye göre ışın demetine biçim verilir. Görüşü engelleyici. At gözlüğü. Görüşü engelleyen şey. Büyük başarı. Işıldak kepengi.
Blinders : Görüşü engelleyen şey.
Blindest : Göz almak. Saçma. Körletmek. Gözünü almak. Köreltmek. Kapatmak. Gizli. Saklamak. Okunaksız. Göz kamaştırmak.
Blind algorithm : Gözü kapalı algoritma.
Blind alley : Sonu olmayan şey. Açmaz. Çıkmaz sokak. Fomiks. Sonucu umutsuz iş. Çıkmaz.
Blind archway : Körkemer.
Blind as a mole : Kör mü kör. Köstebek gibi kör. Aşırı derecede görme sorunu olan. Yarasa gibi kör. Kör.
Blind arcade : Sağır sıra kemerler. Körkemer dizisi. Bir duvar üzerinde yapılan ancak açık yeri olmayan dekoratif kemer (mimarlık). Sağır sıra kemer. Kör kemer dizisi.
Blind area : Gölgeli bölge.
İngilizce Blinded Türkçe anlamı, Blinded eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Blinded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bosoms : Kucaklamak. Orta. Bağır. Elbisenin göğüs kısmı. Döş. Koyun merkez. Merkez. Göğüs. Gizlemek.
Seel : Şahin doğan ya da atmacaları evcilleştirmek için gözkapaklarını dikmek. Evcilleştirmek için şahin veya doğanların gözkapaklarını dikmek. Körleştirmek veya kör etmek.
Sparkled : Işımak. Parıldamak. Parlamak. Işıldamak. Kıvılcım saçmak. Köpürmek (şarap). Işık saçmak. Köpürmek. Pırıldamak.
Cache : Gizli yerde saklanan şey. Zuladaki mallar. Önbellek. Gizlemek. Gizleme yeri. Zula etmek. Zula. Dağarcık.
Blackened : İsli. İtibarı zedelenmiş. Kararmış.
Seels : Körleştirmek veya kör etmek. Şahin doğan ya da atmacaları evcilleştirmek için gözkapaklarını dikmek. Evcilleştirmek için şahin veya doğanların gözkapaklarını dikmek.
Shrouded : Üzeri örtülmüş. Gizli. Örtülü. Kefenlenmiş. Gizlenmiş. Gömülme giysilerine sarılmış. Saklanmış. Saklı. Kefene sarılmış.
Blacked out : Elektrikler kesilmek. Bayılmak. Işıklar gitmek. Sahnedeki ışıkları kapatmak. Bayılmış. Işıklar kesilmek. Bilgiyi gizlemek. Elektrik kesilmek. Gözleri kararmış. Karartmak.
Bedazzled : Şaşırmış. Gözü kamaşmış. Şaşırtmak. Büyülenmiş. Afallamış. Serseme dönmüş. Büyülemek.
Blinded synonyms : make blind, dazes, overclouded, darkened, obfuscated, bury, glares, cloak, ebonised, bosom, blacked, daze, bosomed, conceal, snow blind, bedazzles, buries, cloaking, dazzle, glared, ebonized, bedazzling, bosoming, caches, bedazzle, sparkle, conceals, dazing, blindest, unsighted, bedimmed, cloaks, dimmed.
Blinded zıt anlamlı kelimeler, Blinded kelime anlamı
Sighted : Kör olmayan. Gözleri gören.

Bu kısımda Blinded kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Blinded ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Blinded anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Blinded ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.