Blinder türkçesi Blinder nedir
- Büyük başarı.
- Görüşü engelleyen şey.
- Yarışta üstün performans.
- Alem.
- Görüşü engelleyici.
- Işıldağın önünde, menteşeli ya da sürgülü kepenk takı; bununla ya ışın demetinin bir bölümü yok edilir ya da sahnedeki nesneye göre ışın demetine biçim verilir.
- Işıldak kepengi.
- At gözlüğü.
Blinder ile ilgili cümleler
English: Why do horses wear blinders?
Turkish: Atlar neden at gözlükleri takarlar?
Blinder ingilizcede ne demek, Blinder nerede nasıl kullanılır?
Blinders : Görüşü engelleyen şey.
Blinded : Göz kamaştırmak. Karartılmış. Saklamak. Kör etmek. Hızlı sürmek.
Blindest : Anlayışsız. Kör. Göz almak. Saçma. Kör etmek. Düşüncesiz. Gözünü almak. Kapatmak. Köreltmek. Körletmek.
War blinded : Savaşta kör olmuş.
Blind algorithm : Gözü kapalı algoritma.
Blind alley : Fomiks. Çıkmaz. Sonucu umutsuz iş. Sonu olmayan şey. Çıkmaz sokak. Açmaz.
Blind booking : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görmeden kiralama. Filmin daha çevrilmekteyken ya da alıcı tarafından izlenmeksizin kiralanması.
Blind cave fish : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, dişli sazangiller (cyprinodontidae) familyasından, 12-14 cm kadar uzunlukta, kör, doğurarak üreyen, kuzey amerika'nın yer altı sularında yaşayan bir tür. Kör mağara balığı.
Blind archway : Körkemer.
Blind area : Gölgeli bölge.
İngilizce Blinder Türkçe anlamı, Blinder eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Blinder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Buster : Ulan. Zorla açan kimse. Sert güney rüzgarı. Devamlı azami hızla uçmak. Adam. Devamlı azami takat süratiyle uçmak. Herif. Cümbüş.
Booze up : Cümbüş. İçki alemi. Sarhoş olana kadar içmek. Çok içmek.
Winner : Ganyan. Birinci. Kazanan. Galip. Güney dakota eyaletinde şehir. Birinci gelen.
Blockbusters : Hasılat rekorları kıran. Dünya çapında 1 milyar dolardan fazla satan ilaçlar için kullanılan terimdir. Satış rekorları kıran. Gişe rekorları kıran. Uçak bombası. Dağdeviren. Çok etkili şey. Ses getiren liste başı şarkı veya parça. Gişe bombası.
Blinker : Başka araçları uyarmak için çakar ışıtaçlarını kısa aralıklarla yakıp söndüren elektrik dizgesi. Yanıp sönen sinyal lambası (devamlı). Çakar söner ışık. Flaş lambası (aut.). Göz. Atın göz siperi. Çakar. İşaret lambası. İşaret lambası (aut.).
Winners : Galip. Kazananlar. Birinci. Kazanan.
Busters : Herif. Adam. Zorla açan kimse. Cümbüş.
Booze : Demlenmek. Sert içki. Dem çekmek. Mazot. İçki içmek. İçki. Kafayı çekmek. Piyizlenmek. Alem yapmak.
Blowout : Şölen (argo terim). İnceleme. Patlama. Soruşturma. Araştırma. Elektrik sigortasının erimesi. Lastik patlağı. Cümbüş. Parti. Eğlence.
Blinder synonyms : blinders, blockbuster, winker, screen, carousal, benders, winkers, big league, enormous success, carousals, banner, blinkering, bender, blinkers, blowouts, boozes, binges, binge, blind.
Blinder ingilizce tanımı, definition of Blinder
Blinder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, blinds.

Bu kısımda Blinder kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Blinder ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Blinder anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Blinder ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.