Cümbüş nedir, Cümbüş ne demek

Cümbüş; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Cümbüş" ile ilgili cümle

  • "Onlara çok zaman kedi, köpek, horoz, tavuk taklidi yapar, dükkânın önünde bir alay adam toplanır, bir cümbüştür giderdi." - H. E. Adıvar
  • "Yavaş yavaş fırçalardan, boyalardan, renklerin cümbüşlerinden başka her şey çevresinden siliniyordu." - C. Uçuk

Yerel Türkçe anlamı:

Topluluk, kurul.

Cümbüş hakkında bilgiler

Cümbüş, Zeynel Abidin Cümbüş tarafından 20. yüzyıl başlarında geliştirilmiş olan telli bir müzik aletidir. Sap kısmı gövde ile bağlandığı noktadan ayrılabilmektedir. Bu şekilde yalnız telleri değiştirilerek mandolin, gitar gibi birçok enstrümana çevrilebilir. Genel yapısı banjoya ve uda benzer.

Teknesi yuvarlaktır ve metaldendir. 12 teli vardır (yani altı çift tel). Sapı perdesizdir. Teller çeliktendir.

Cümbüş anlamı, kısaca tanımı:

Benzer : Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör. Benzeşim. Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil.

Cümbüş yapmak : Toplu olarak eğlenmek.

Renk cümbüşü : Türlü renklerin oluşturduğu karışım.

 

Cümbüşçü : Cümbüş çalan veya satan kimse.

Cümbüşlü : Eğlenceli, hareketli.

Eğlence : Neşeli ve hoşça vakit geçirten şey veya kimse. Eğlenme işi, sefahat.

Canlılık : Canlı olma durumu. Neşelilik, hareketlilik.

Coşku : Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu. Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu. Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan. Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan.

Maden : Maden ocağı veya maden işletmesi. Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse. Metal. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak. Uyuşturucu, esrar, eroin. Bu mineralden yapılmış. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri. Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral.

Gövdeli : İri yapılı.

Tambura : Türk halk müziğinde kullanılan, cura, bulgari, çöğür, bağlama gibi telli ve çalgıçla çalınan çalgıların genel adı.

Taraf : Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yön, yan, doğrultu. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Yöre, yer. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Cümbüşçülük : Cümbüşçünün yaptığı iş.

Diğer dillerde Cümbüş anlamı nedir?

İngilizce'de Cümbüş ne demek? : [Cümbüş] n. high jinks, merrymaking, revel, jollity, razzle-dazzle, blow out, metal mandolin, bash, bender, binge, blast, booze, booze up, burst up, bust, buster, carousal, festivity, jamboree, jollification, merriment, racket, revelry, riot, saturnalia

Fransızca'da Cümbüş : nouba [la]

Almanca'da Cümbüş : n. Zerstreuung, Unterhaltung, Heiterkeit

Rusça'da Cümbüş : n. развлечение (N), пирушка (F), саз (M)