Set on edge türkçesi Set on edge nedir
- Kaygılı.
- Endişeli.
- Kamaştırmak.
- Huzursuz.
- Sinirli.
- Sinirlendirmek.
- Kamaşmak.
Set on edge ingilizcede ne demek, Set on edge nerede nasıl kullanılır?
Set : Bir odayı ya da kapalı bir alanı gösteren dekor. Bir gökcisminin gözerimi altına inmesi eylemi. Oyunun, karşılaşıcılardan birinin altı oyun kazanması ile biten bölümü. şöyle ki, kazanan oyuncu karşısındakinden en az iki oyun artık kalmış olsun. yoksa dönem bu durum sağlanıncaya dek sürer. Kararlı. Tenis, atletizm, bilgisayar, fizik, uzay, voleybol alanlarında kullanılır. Oturtmak. Önce taslakta, sonra da makette hazırlanan dekoru sahne üzerinde gerçekleştirmek. Ayırt edici kuralıyla ötekilerden ayrılan ve belli sayıda birimden oluşan nesneler ya da birimler topluluğu. Etkilemek. Geleneksel.
On : Hazır. Yanmak. Olmakta olan. Açık. Üzerinde. İle. Esnasında. Makbul. Yönünde.
Edge : Kenardan yavaş yavaş ilerlemek. İlerletmek. Kenar. Kenar yapmak. Film kuşağının iki yanı. Keskinletmek. Ağız. Kenarına bordür yapmak. Uç. Sokulmak.
Set on : Saldırtmak (köpek vb.). (köpeği vb) saldırtmak. Üzerine koymak. Saldırmak. Açmak. Kışkırtmak. Cesaretlendirmek. Teşvik etmek. Görevlendirmek. Üstüne salmak.
Set on a pedestal : Beğenilmiş. Alkışlanmış. Son derece saygı gösterilmiş. Cesaretlendirilmiş.
Set oneself against : -e karşı olmak. Önünde durmak.
On edge : Aşırı hassas. Endişeli. Gergin. Stresli. Kılıcına. Sinirli. Sabırsız.
Set the teeth on edge : Rahatsız etmek. Kızdırmak. Sinirini bozmak. Bezdirmek. Canını sıkmak. Sıkmak.
Dead set on : Karalı. Kafasına koymuş. Azimli.
Set oneself to do something : Girişmek. Koyulmak.
İngilizce Set on edge Türkçe anlamı, Set on edge eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Set on edge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Perturbed : Aklı karışmış. Tedirgin.
Exasperated : Darılmış. Çileden çıkmış. Bıkmış. Öfkeli. Bezmiş. Usanmış. Gına gelmiş. Tedirgin. Kızgın.
Angering : Hiddet. Hiddetlendirmek. Fitil vermek. Kızgınlık. Sinir. Darıltmak. Kızdırmak. Öfke. Öfkelendirmek.
Daze : Hayret. Göz kamaştırmak. Serseme çevirmek. Sersem etmek. Sersemlik. Büyülemek. Şaşırtmak. Afallatmak. Sersemletmek.
Discomfit : Bozum etmek. Sinir etmek. Yenmek. Mağlup etmek. Bozmak. Mosmor etmek. Şaşırtmak. Mosmor etmek (argo terim).
On pins and needles : Tasalı. Diken üstünde. Gergin.
Acerbates : Huysuzlaştırmak. Sabrını tüketmek. Acılaştırmak.
Frettier : Sinirlenmiş. Huysuz. Hırçın. Aksi.
Cliffhanging : Gerilime sebep olan (öykünün, filmin, oyunun, vb.). Merak içerisinde.
Apoplectical : Felç. Felç ile ilgili. İnmeli. Felçli.
Set on edge synonyms : fearfuller, acerbated, anger, comfortless, aggravates, flustered, doubting, aggravate, cranky, edgier, bristliest, fidgety, disturbed, buggering, apprehensive, bugger, nervous, crankier, concerned, fraughts, bristlier, preoccupied, annoyed, bristly, dazzle, anxious, discomfiting, dazes, solicitous, angers, annoy, blind, fearful.

Bu kısımda Set on edge kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Set on edge ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Set on edge anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Set on edge ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.