Prompt türkçesi Prompt nedir

  • Hemen teslim edilen.
  • Nakit.
  • Suflörlük yapmak.
  • Unuttuğu sözleri sufle etmek.
  • Dakik.
  • Teşvik etmek.
  • Tam olarak.
  • Seri.
  • Unuttuğu bir şeyi hatırlatmak.
  • Kışkırtmak.
  • Harekete geçirmek.
  • Tık para.
  • -e sevketmek.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • İstemci.
  • Hazır.
  • -tirmek.
  • Sevk etmek.
  • Tam.
  • Hemen.
  • Yönlendirmek.
  • Hızlı (cevap).
  • Anında yapılan.
  • Hatırlatmak.
  • Sufle etmek.
  • Tez.
  • Çabuk.

Prompt ile ilgili cümleler

English: His prompt action prevented an epidemic.
Turkish: Onun zamanında müdahelesi salgını engelledi.

English: We look forward to receiving your prompt reply.
Turkish: Sabırsızlıkla acil cevabını almayı bekliyoruz.

English: He wrote a prompt answer to my letter.
Turkish: Mektubuma çabucak bir cevap yazdı.

English: Thank you for your prompt reply.
Turkish: Çabuk cevabın için teşekkür ederim.

English: He pressed me for a prompt reply.
Turkish: O çabuk bir cevap için beni zorladı.

Prompt ingilizcede ne demek, Prompt nerede nasıl kullanılır?

Prompt book : Fıslayıcının elinde bulunan, betikle birlikte oyuncuların sahnedeki durumlarını kapsayan defter. Fısıldayıcı defteri.

Prompt for document properties : Belge özelliklerini sor.

Prompt for each new : Her yeni için istek.

Prompt for file properties : Dosya özelliği bilgisi iste. Özet bilgi sor.

 

Prompt for paper : Kağıt isteği.

Prompt side footlights : Rampanın sol yanındaki yer ışıkları. Sol yer ışıkları.

Prompt side light tower : Sol ışık kulesi. Sahnenin solunda bulunan ışık kulesi.

Prompt text : Bilgi isteme ileti metni. Komut isteme ileti metni. Komut.

Prompt side foreman : Sahne solu işçibaşısı. Sahne solunda, kuliste, teknik işleri yürüten işçibaşı.

Prompt to save normal template : Normal şablonu kaydetmeden önce sor.

İngilizce Prompt Türkçe anlamı, Prompt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prompt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antagonizes : Aleyhine çevirmek. Karşı çıkmak. Düşman etmek. Kızdırmak.

Forthwith : Tiz. Derhal. Bir an önce. Ansızın. Gecikmeden.

Impress : Zorlamak. Aklına sokmak. İz bırakmak. Kafasına sokmak. Zorla askere almak. Sıkıştırmak. Etkilemek. Damgalamak. Göz doldurmak. Baskı yapmak.

At no time : Çok çabuk. Çabucak. Hiçbir zaman.

Countenance : Çehre. Denge. Yüz vermek. Onaylamak. Tasvip etmek. Yüz. Teşvik. Destek. Desteklemek.

Before long : Kısa sürede. Yakında. Çoka kalmaz. Çoka varmaz. Çok geçmeden. Neredeyse. Nerede ise.

Available : Bulunabilir. Yararlanılır. Görüşmeye uygun. Eldeki. Elde. Var. Kullanışlı. İşe yarar.

Cut and dried : Eski. Önceden planlanmış. Sıkıcı. Sıradan. Yavan. İç karartıcı. Bayat.

Channel : Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Nehir yatağı. Elektriksel imlerin aktarılmasında kullanılan, tek ya da iki yönde olabilen tek yol (alıcı oluğu, ses oluğu, seslendirme oluğu, yinelenim oluğu, vb.). tv. bir televizyon yayınında resim yayını ile buna bağlı ses yayınının kapsadığı yinelenim kuşağı; televizyon kuşaklarının ayrıldığı bölümlerden her biri. Dağıtımı yapılan bir mal ya da değerin izlediği olağan yol ya da yön. Alıcı ile bunun bağlı olduğu öbür aygıtların oluşturduğu bütün. alıcıdan bu aygıtlara uzanan yol. Arna. Maceraya sevk etmek. Kanala dökmek. Çevirmek.

 

Handiest : Yararlı. Kullanışlı. Yakın. Eli işe yatkın. Elinden her iş gelen. Pratik. Kolay kullanımlı. İşe yarayan. Mahir.

Prompt synonyms : incites, canalize, cheered, disquisition, abject, absolute device, actuates, a hundred percent, move, disposed, prompts, governs, diverted, propels, stimulate, battery, cheer, exactly, every bit, blankest, consummately, rigorous, nimbless, make, conn, conducts, minutest, agitates, in due time, at hand, echoed, ac adapter, as soon as possible.

Prompt zıt anlamlı kelimeler, Prompt kelime anlamı

Unpunctual : Geç kalan. Dakik olmayan.

Unready : Hazırlıksız. Ağırkanlı. Çabuk davranmayan. Hazır değil. Hazır olmayan.

Prompt ingilizce tanımı, definition of Prompt

Prompt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Responding on the instant. As, prompt in obedience or compliance. Meeting requirements readily. To assist or induce the action of. To instigate. Ready and quick to act as occasion demands. A limit of time given for payment of an account for produce purchased, this limit varying with different goods. [Bakınız: Prompt-note]. Immediate. To incite. To move to action. Not slow, dilatory, or hesitating in decision or action. Said of persons.