Critical türkçesi Critical nedir

  • Kritik.
  • Bir oluşumun yerini bir başkasına bıraktığı, bir değerin yeni bir değere dönüştüğü dönüm noktasına ilişkin olan.
  • Titiz.
  • Yerici.
  • Kusur bulan.
  • Değerlendirme amacıyla yapılan.
  • Ciddi.
  • Hassas.
  • Eleştirel.
  • Nazik.
  • Tehlikeli.
  • Kusur bulmak amacıyla söylenen.
  • Dönümcül.
  • Eleştiri niteliğinde.
  • Bilgisayar, nükleer enerji alanlarında kullanılır.
  • Çoğalma katsayısının (k) 1'e eşit olması. k=1.
  • Eleştiren.
  • Eleştirici.

Critical ile ilgili cümleler

English: He was critical of me.
Turkish: O benim hakkımda titizdi.

English: Ali was rushed to the hospital in a critical condition.
Turkish: Ali kritik bir durumda apar topar hastaneye kaldırıldı.

English: Ali is still in critical condition.
Turkish: Ali hâlâ kritik durumda.

English: He was in critical condition.
Turkish: O, kritik durumdaydı.

English: Ali is in critical condition.
Turkish: Ali kritik durumda.

Critical ingilizcede ne demek, Critical nerede nasıl kullanılır?

Critical altitude : Kritik irtifa.

Critical angle : Kritik açı. Sınır açısı. Dönüşül açı. Tam iç yansıma açısı. Tam yansımanın en küçük geliş açısı (optik).

Critical angle of a medium : Işıkta, iç tam yansımanın tümüyle gerçekleştiği en küçük geliş açısı. Dönüşül açı.

Critical battery alarm : Biten pil uyarısı. Kritik düzeyde pil uyarısı.

 

Critical bibliography : Kimliğini belirttiği yapıtları eleştiren, değerlendiren kaynakça. Eleştirili kaynakça.

Critical data : Duyarlı veri. Kritik veri.

Critical defect : Kritik bozukluk. Kritik eksiklik. Kritik hata. Kritik arıza.

Critical cooling : Kritik soğuma. Kritik soğutma. Dönüşül soğuma.

Critical cooling rate : Kritik soğuma hızı. Kritik soğutma hızı. Dönüşül soğuma hızı.

Critical coupling : Dönüşül bağlaşım. Kritik kuplaj.

İngilizce Critical Türkçe anlamı, Critical eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Critical ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Censors : Sansür uygulamak. Sansürlemek. Denetçi. Sansür etmek. Sansürden geçirmek. Sansür. Sansürcü. Sansür memuru. Mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul vb'de).

Vituperative : Azarlayıcı. Küfürbaz. Ağzı bozuk.

Critique : Kritiğini yapmak. Eleştirmek. Eleştiri. Eleştiri yazısı. Gözden geçirmek. Eleştirme. Bir görüş, kanı ya da verinin yargılanarak çözümlenmesi. Etüt. Tenkit.

Libellous : Hakaret içeren. Tahkir edici. İftira kabilinden. Hakaretamiz. Onur kırıcı. Hakaret niteliğinde. Karalayıcı. İftira atan. İftira. İftiralı.

Cleanlier : Temiz. Pak. Temizliğe dikkat eden. Temiz bir şekilde. Temiz bir biçimde. Temizce.

Censor : Sanat, yazın yapıtlarının yayımından önce denetlenmesi. Sansürden geçirmek. Sansür. Sansürcü. Yasaklamak. Sansür memuru. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Herhangi bir tiyatro yapıtını, öndenetim ya da sıkıdenetim tarafından yasaklamak. Ön denetim. Denetlemek.

 

Discerning : İzanlı. Anlayışlı. Sezen. Zeki. Kolay sezen. Sezişi güçlü. Anlar.

Chivalric : Saygıdeğer. Cömert. Sadık. Yiğit. Yürekli. Soylu. Cesur.

Appraising : Değerlendirmek. Değer biçen. Fiyat saptayan. Değer biçmek. Fiyat saptama. Değer biçme. Fiyat saptamak.

Uncomplimentary : Kaba.

Critical synonyms : danger, civilised, deep, chanceful, delicate, censorious, desperate, earnest, assailers, crucials, depreciative, business like, delicates, breakneck, emotional, complaisant, uncharitable, difficult, tight, earnests, daintiest, civil spoken, demurest, annotative, cleanliest, waspish, chivalrous, deciding, discriminating, fairer, cannie, scholarly, civiler.

Critical zıt anlamlı kelimeler, Critical kelime anlamı

Uncritical : Eleştirici olmayan. Eleştirmeyen. Değerlendirici olmayan. Tehlikesiz. Tenkit etmeyen. Kritik olmayan. Yorum yapmayan.

Favorable : Elverişli. Uygun. Taraftar. Avantajlı. Ahım şahım. İyi niyetli. İyi. Hoşa giden. Lütufkar. Yandaş.

Undiscerning : Anlayışsız.

Critical antonyms : unsarcastic, unscholarly.

Critical ingilizce tanımı, definition of Critical

Critical kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Qualified to criticise, or pass judgment upon, literary or artistic productions.